"Siyaset cebini doldurma sanatı değildir, siyaset yandaşı zengin etme sanatı değildir”"

“Biz huzurlu Türkiye, mutlu Türkiye, barış içinde yaşayan bir Türkiye isteriz. Biz cebimizi düşünmeyiz, vatandaşın cebini düşünürüz. Biz vatandaşın cebi para görsün isteriz, siyasetçinin değil”

“Bütün çiftçi kardeşlerim bilsinler, çiftçiye verilen mazotun ÖTV’sini ve KDV’sini kaldıracağım. Çiftçi düşük bedelle mazotunu alacak”

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, “Siyaset cebini doldurma sanatı değildir, siyaset yandaşı zengin etme sanatı değildir” dedi.

Aday tanıtım toplantısına katılmak için Amasya’ya gelen Kılıçdaroğlu, Taşova ilçesinde parti otobüsünden vatandaşlara seslendi.

Tüyü bitmemiş yetimin hakkını sonuna kadar savunacağını belirten Kılıçdaroğlu, “Şimdi birlik zamanı, beraber olma zamanı, temiz siyaset zamanı, güzel ahlakın zamanı şimdi” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Siyaset cebini doldurma sanatı değildir, siyaset yandaşı zengin etme sanatı değildir. Siyaset, ayakkabı kutularına dolar doldurma zamanı değildir. Siyaset, bakanların çocuklarının yatak odalarına kasa koymak değildir. Siyaset, bakanların çocuklarının yatak odalarına dolarları, avroları istif etmek değildir. Siyaset halkın zenginleşmesidir. Çiftçi perişan, üretici perişan, dünyanın en pahalı mazotunu ona satıyorsun, aldığın vergilerle yandaşlarını zengin ediyorsun. Size sözüm var, size ahdım var, bütün çiftçi kardeşlerim bilsinler, çiftçiye verilen mazotun ÖTV’sini ve KDV’sini kaldıracağım. Çiftçi düşük bedelle mazotunu alacak. Çiftçi üretecek, çiftçi kazanacak, çiftçi kazansın ki esnaf da kazansın, esnaf kazansın ki tüccar da kazansın, tüccar kazansın ki sanayici de kazansın, sanayici kazansın ki Türkiye kazansın. Türkiye zengin olsun, Türkiye varlıkta olsun, varlık içinde, birlik içinde yaşayalım, dostça yaşayalım. Benim hedefim bu, amacım da bu. Bunun için geldim, bunu söylemek için geldim.”

“Darbecileri yakala, içeri at”
“Diyor ki Recep Tayyip Erdoğan, ‘bize karşı darbe yapıldı’. Allah aşkına ben kendisine makul bir insanın anlayacağı bir soru sordum, sayın Başbakan size darbe yapıldıysa, darbecileri yakala at içeri” diyen Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

“Biz hiçbir zaman darbeleri savunmadık. Özellikle de savunmayız. Dün şunu söyledik, sana darbe yapan adamlar mı ayakkabı kutusunun içine 4,5 milyon doları koydular. Hesabını ver. Söylüyor mu, duymamazlıktan geliyor. Sana darbe yapıldı eyvallah. Darbecileri yakala, içeri at. Hiç itirazımız yok ama ben sana dünyanın en basit sorusunu soruyorum. O bakanların çocuklarının yatak odalarına bir değil, iki değil, üç değil, dört değil, yedi tane para kasasını darbeciler mi koydu? Niye bundan söz etmiyorsun. Bir soru daha sorduk, bu darbeciler mi bir bakana 700 bin liralık kol saati veriyorlar. Bir değil, iki yüz bin değil, üç yüz bin değil, 700 bin liralık kol saati veriyorlar. Darbeciler mi taktı senin o bakanına o saati? ”

Her evde tencere kaynamasını ve huzur istediklerini vurgulayan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Her evde anneler çocuklarını sabahları huzur içinde okula göndersinler, bunu isteriz. Ayrılık gayrılık olmasın isteriz. Taşova’da herkes birbirine selam versin, biz bunu isteriz. Esnaf sabah dükkanını açarken güler yüzle açmalı, biz bunu isteriz. Çiftçi ürününü ürettikten sonra pazara götürür, malını satar, alın terinin karşılığını alır, güler yüzle gider sonbaharda düğününü derneğini yapar, biz bunu isteriz. Biz huzurlu Türkiye, mutlu Türkiye, barış içinde yaşayan bir Türkiye isteriz. Biz cebimizi düşünmeyiz, vatandaşın cebini düşünürüz. Biz vatandaşın cebi para görsün isteriz, siyasetçinin değil.”

 “Siyasi ahlak yasası çıkaracağız”
CHP iktidarında ilk 4 ay içinde siyasi ahlak yasasını çıkaracaklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, “Siyaset adamı halka hizmet edecek. Halka hizmet Hak’a hizmettir. Ben buna inanıyorum. Geçmişte hangi partiden olursa olsun gelin hep beraber güç birliği yapalım, Türkiye’yi kirlilikten arındıralım. Tüm dünya ‘ne olacak bu memleketin hali’ diye kaygıyla izliyor Türkiye’yi. Adres CHP’dir” dedi.

Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan’ın oğlunun TÜRGEV adında bir vakfı olduğunu öne sürerek, şunları kaydetti:

“Bu vakıf ne iş yapıyor? Bu vakfa gelen paralar nereden geliyor? Ağaoğlu diye bir firma var. Bakırköy’de pırlanta değerinde bir arsa var. Başbakan’a gidiyor. ‘Bu arsanın imar durumunu düzelt’ diyor. O da bakana telefon ediyor ve onun istediği şekilde imarı yapılıyor. Karşılığında ‘Ataşehir’deki 20 dönüm araziyi oğlumun vakfına ver’ diyor. Bu rüşvet değil mi? İstanbul’un en değerli yerinde 20 dönümlük yeri senin oğluna neden veriyor bu şirket? Bunun adı nüfuz ticaretidir. Telefon konuşması var mahkeme kayıtlarında. Telefon ediyor ‘Başbakan bize pahalı bir fatura çıkardı, arsayı Başbakan’a vereceğiz’ diyor.”

    Cumartesi, 18 Ocak 2014 18:48

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica