Genel Başkan Kılıçdaroğlu,Bartın’da halkla kucaklaştı

Bartın’da Seçim Lokali’ni açan Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’ye katılanlara rozet taktı.

“Kendi ordusuna bir siyasal iktidar kumpas kuramaz, kendi ordusuna kumpas kuran siyasal iktidar önce halkına kumpas kurmuştur”

“17 Aralık benim doğum tarihimdir. 17 Aralık tarihinde Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük yolsuzluk ve rüşvet operasyonu yapıldı”

“Bir devlet var saydam, düzgün çalışan, bir de başka bir devlet var kendisini yolsuzluğa kilitlemiş”

Kılıçdaroğlu, Bartın’da seçim otobüsüyle vatandaşları selamlamasının ardından Ömer Tepesi Spor Salonu’nda düzenlenen Bartın Belediye Başkan Adayları Tanıtım Toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin içinde bulunduğu koşullarının iyi olmadığını, bunun her yurttaşın ortak kanısı olduğunu söyledi.

Ülkenin iyi yönetilmediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, her gün yeni bir sorunla karşı karşıya kalındığını belirtti.

Kılıçdaroğlu, “Gün sadece iktidar mücadelesi olmaktan çıkmıştır. 90 yıllık cumhuriyetimizde kazanımlar ayaklarımızın altından kaymaktadır” diyerek, şunları kaydetti:

”Hukuk devleti ayaklar altına alınmıştır. Hukuk devleti tartışmaları vardır. O kadar ki ülkenin Cumhurbaşkanı bile ‘yargı bağımsızdır’ demek zorunda kalmıştır. Anayasasında ‘yargı bağımsızdır, hiçbir organ makam yargıya talimat veremez’ hükmüne rağmen bu ülkenin Cumhurbaşkanı bu hatırlatmayı yapmak zorunda kalmıştır. O zaman görüşü ne olursa olsun, inancı ne olursa olsun, bütün yurttaşlarımı sağduyuyla düşünmeye davet ediyorum. Gün, bir CHP, AKP ve MHP günü değildir, gün cumhuriyet günüdür, cumhuriyetin kazanımlarıdır.”

“Kendi ordusuna bir siyasal iktidar kumpas kuramaz”
Milli orduya kumpas yapıldığı itirafının yapıldığını anlatan Kılıçdaroğlu, “Aylardır, yıllardır söylüyorduk. ‘Bu davalar doğru değil’ diyorduk. ‘Bu davalar böyle giderse pek çok insan derin yaralar alır’ diyorduk. Biz bunları söylediğimizde ‘siz Ergenekoncusunuz’ diyorlardı. Şimdi ne oldu? ‘Orduya kumpas kurdular’ noktasına geldiler. Kendi ordusuna bir siyasal iktidar kumpas kuramaz, kendi ordusuna kumpas kuran siyasal iktidar önce halkına kumpas kurmuştur” dedi.

Kılıçdaroğlu, darbelere karşı olduklarını, hiç kimsenin darbe yapmasını istemediklerini dile getirerek, demokrasi ve özgürlüğü savunduklarını belirtti.

“17 Aralık benim doğum tarihimdir”
Yargı bağımsızlığını sonuna kadar savunduklarını vurgulayan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Davalar görülürken ne diyordu, ‘ben o davaların savcısıyım’ diyordu. Sen o davaların savcısıysan bugün geldiği noktaya bir bak bakalım. Ne hale getirdin bu memleketi. 17 Aralık benim doğum tarihimdir. 17 Aralık tarihinde Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük yolsuzluk ve rüşvet operasyonu yapıldı. Nasıl olur da 11 yıldır ülkeyi yöneteceksiniz, bakanlar çıkacaklar çocuklarıyla birlikte yolsuzluk ve rüşvet batağına saplanacaklar. Gerçekten bu ülkede bir değil birden fazla hırsız var. Tüyü bitmemiş yetimin hakkına göz koyan hırsızları asla affetmeyeceğiz. Din, iman edebiyatı yapacaklar, yetimin hakkına göz koyacaklar, hırsızları savunacaklar, milletinin gözünün içine bakarak yalan söyleyecekler.”

Kılıçdaroğulu, yolsuzluk ve rüşvet operasyonu yapılarak bakan çocuklarının hapse girdiğini anlatarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bakanlar istifa ediyor. Ülkeyi yöneten kişi, ‘bize komplo kuruldu’ diyor. Vallahi de yalan, billahide yalan. O bakanların çocukların yatak odalarına 6-7 para kasasına , o banka genel müdürünün evine ayakkabı kutusunun içinde 4,5 milyon doları çeteler mi koydu? Sen bu milletin aklıyla alay mı ediyorsun?

Diyor ki; ‘biz içimizdeki kirlileri temizledik’ Peki içindeki kirlileri temizlediysen niye onları savunuyorsun, neden savcının elini ayağını bağlıyorsun. 1994′te ne diyordu; ‘yolsuzluk yapan babam bile olsa onu soruştururum’ Baban vefa etti, Allah rahmet eylesin ama senin oğlun mahkeme kararıyla ‘gelsin ifade versin’ diyorlar. ‘Benim oğlum gelmez’ diyor. Senin oğlunu ayrıcalıklı kılan nedir? Neden gitmiyor mahkemeye, neden savcıya gitmiyor? Korkmuyorsa alnı temizse her yere gider, niye gitmesin? Gider ifadesini verir ‘alnım aktır’ der. Ne o söylüyor ne de babası söylüyor. Siz kul hakkı yediniz.”

“Devletin içinde çeteler var”
Devletin içinde çetelerin olduğunun gerçek olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “O çeteleri görmek istiyorsan Bakanlar Kurulunu topla orada çeteleri görürsün. Çete reisini mi görmek istiyorsun, aynaya bakarsın çete reisini görürsün” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, bir gazetenin genel yayın yönetmeni bir bankanın genel müdürüne telefon ettiğini kaydederek, “Süleymancım 2 milyon lira gönder de ücretleri ödeyeceğim’ diyor. Orası senin babanın dükkanı mı? Bu milletin parasıyla yandaşlarını besliyorsun sen” dedi. Her kuruşun hesabını soracağını dile getiren Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İçişleri bakanının adı yolsuzluğa bulaşmış oğluyla beraber. Telefonla konuşurken oğluna ‘dikkatli ol’ diyor. ‘Bunlar telefonda konuşulmaz’. Bu bakan da mı çete, o da komplo mu kurdu sana karşı? Bu millet kul hakkını affetmez. Madem ki sen kul hakkı yiyor ve yediriyorsun bunun hesabını vereceksin. Kendisine söyledim. Temiz bir adam olduğunu mu iddia ediyorsun, ‘kul hakkı yemedim ben ey Kılıçdaroğlu’, bunu mu söylüyorsun. ‘Çık o zaman kendi mal varlığını, çocuklarının mal varlığını, o bakanların mal varlığını açıkla’ dedim. Açıkladı mı, duydum mu? Habire tutturmuş devletin içinde çete var, paralel devlet varmış. Bu paralel devlet konusu doğru. Bir devlet var, saydam düzgün çalışan, bir de başka bir devlet var kendisini yolsuzluğa kilitlemiş. Başında başbakan var, altında bakanları var, onun altında çocukları var, altında kirli bürokratları var, altında kirli polisleri ve savcıları var. Paralel devlet bu.”

“Hatay’da durdurulan tır”
Kılıçdaroğlu, dün Hatay il sınırları içinde ‘bir tırda silah var’ diye ihbar geldiğini hatırlatarak, “İhbar savcıya gidiyor. Savcının adı ne, cumhuriyet savcısı. Hiçbir mesleğin önünde cumhuriyet sözcüğü olmaz. Bir tek unvan var ki önünde cumhuriyet savcısı yazar, yani cumhuriyeti koruyan savcıdır o” dedi.

Polis ve jandarmaya tırın aranması konusunda engel çıkarıldığını savunan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Bunu arayamazsınız’ diyorlar. Neden? ‘Biz Milli İstihbarat Teşkilatındanız, biz bu tırı Suriye’ye götüreceğiz, siz arayamazsınız’. Hani bu ülkede hukukun üstünlüğü vardı. Savcının verdiği talimatlar yerine getirilirdi. Vali yazı yazıyor, emniyet müdürlüğüne ve jandarmaya, ‘o tırı kimse aramasın, tır MİT’in kontrölündedir’ diyor. Türkiye Cumhuriyetinin uluslararası alanda meşruiyeti tartışılır hale gelmiştir. Hiçbir devlet, yasadışı işlere bulaşmaz. Açıkça göz göre göre Suriye’nin iç işlerine karışıyorlar. Göz göre göre birilerinin eline silah verip ‘git kardeşini öldür’ diyorlar. Biz buna ‘evet’ diyecek miyiz? Müslümanın Müslümanı öldürdüğü bir düzeni biz mi kuracağız? Biz mi bunun aracısı olacağız?”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Hepimizin düşünmesi lazım. Beraber karar vereceğiz. Bu ülkeyi beraber kurtaracağız. Bu ülkeye temiz siyaseti, barışı , huzuru, kardeşliği beraber getireceğiz. Bu ülkede sokakta kaşı çatık vatandaş görmek istemiyorum. Herkes güleryüzlü olmalı” dedi.

Kılıçdaroğlu, Ömer Tepesi Spor Salonu’nda düzenlenen Bartın Belediye Başkan Adayları Tanıtım Toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin güzel bir coğrafyasının olduğunu, havasının ve suyunun güzel olduğunu söyledi.
Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan bütün yurttaşlara seslendiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Hiçbir ayrım yapmıyorum. Onun yaptığı gibi ‘yüzde 50′yi zor tutuyorum’ falan hesabımda yok benim. Allah izin verirse 76 milyonu kardeş yapacağız. Neden bu düşmanlık? neden milleti bölüyorlar? böldürmeyeceğiz, beraber olacağız. AK Parti’ye oy veren yurttaşlarıma sesleniyorum. Sizler bu ülkenin asli yurttaşlarısınız. Sizlerin inandığına hep saygı duydum. Sizlerin kimliğine hep saygı duydum. Sizin verdiğiniz oylara hep saygı duydum ama artık siz de düşünün. ‘Yeter’ deyin artık. Hırsıza izin vermeyin. Yolsuzluk yapanlara izin vermeyin” dedi.
“Neden işsilik var? nedir bu yolsuzluk? nedir bu rüşvet?” diye soran Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Anlamadığım bir şey daha var. Samimi olarak anlamakta güçlük çekiyorum. Bu kadar parayı götürdünüz doymadınız mı? yeter artık. Düşün bu milletin yakasından. Kolunda 70 bin dolarlık saat. Bu bakan. Neden o 70 bin dolarlık saat sana veriliyor da bakkal Mehmet efendiye verilmiyor. Neden berber Mehmet efendiye verilmiyor. Bir şey var herhalde? Berber kardeşimin de esnaf kardeşimin de kendisine sorması lazım. Bu 70 bin dolarlık saati bu bakana neden veriyorlar? Biniyor o rüşvetçinin, yolsuzluk yapanın uçağına, aile efradıyla beraber Umre’ye gidiyorlar. Allah aşkına bu ülkenin inanç sahibi bütün yurttaşlarına sesleniyorum. Bu Umre helal bir Umremidir Allah aşkına.”

“Mal varlığımı açıkladım”
Kılıçdaroğlu, siyasete girdiği gün milletvekili seçildiğini ve ilk yaptığı işin kendisi, eşi ve çocuklarına ait ne varsa mal bildirimini yayınlamak olduğunu kaydetti.

Mal varlığını açıklayarak “Benim malım mülküm budur” dediğini aktaran Kılıçdaroğlu, “Mal bildirimini de internet sitesine koydum. 5 kuruşumdan utanç duyacak bir malım yok ki. Alın teri ile kazandım ben o paraların tamamını. Biz yoksulluğu övmüyoruz. Keşke herkes zengin olsa ama nasıl zengin. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyerek zengin olmaya karşıyım. Alın teriyle çalışır zengin olur ben onun elini öperim. Arzu ettiğim budur benim. Çıkmış diyor ki ‘dünya bize komplo kurdu’. ‘Faiz lobisi’ diyor bilmem ne lobisi bir sürü şeyler sayıyor. Sen bu milletle dalga geçmeyi bırak. Ortada bir komplo varsa sen bu millete bir komplo yaptın. Cebini doldurdun” dedi.

“7 sülalen zenginleşti. Çocukların mal mülk sahibi oldular. 7 gemi sahibi oldular. Artık biraz da bu milleti düşün. Milletin çocuğu işsiz, bunları düşün” diyen Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Hepinizin düşünmesi lazım. Hepimizin düşünmesi lazım. Beraber karar vereceğiz. Bu ülkeyi beraber kurtaracağız. Bu ülkeye temiz siyaseti, barışı , huzuru, kardeşliği beraber getireceğiz. Bu ülkede sokakta kaşı çatık vatandaş görmek istemiyorum. Herkes güleryüzlü olmalı. Öyle bir korkuyorlar ki mahkeme karar vermiş, savcı talimat veriyor, polis yerine getirmiyor. Anayasadaki güçler ayrılığı ilkesi çökmüş durumda. Ben söylemiyorum bunu TBMM Başkanı söylüyor. Eğer güçler ayrılığı ilkesi çöktü ise bu ülkede bir sorun var demektir. Sizlerden isteğim, düşünüp sandığa öyle gideceğiz.”

Bartın Belediye Başkan adaylarının Rıza Yalçınkaya olduğunu anlatan Kılıçdaroğlu, “Kendisi milletvekiliydi. Bartınlıların onu çok sevdiğini biliyorum. Size daha çok yarar sağlayacağını düşündüğüm için kendisinden rica ettim. Bartın’da belediye başkanı olmasını istedim. O da ‘Bartınlılara hizmet etmek benim için onurdur’ dedi ve kabul etti” şeklinde konuştu.

Temiz siyaseti yerel yönetimlerde de savunduklarını vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Az önce bir bakanın kolunda 70 bin dolarlık saat var’ diye söylemiştim. Arkadaşlar not getirmişler 70 bin dolar değil 700 bin liraymış o saat. Ne diyeyim, dilimiz bir türlü alışmadı bu büyük rakamlara herhalde” dedi.

Kılıçdaroğlu, toplantının sonunda ilçe ve belde belediye başkan adaylarını açıklayarak, partiye yeni katılan üyelere rozet taktı ve beyaz güvercin uçurdu.

    Cuma, 03 Ocak 2014 14:22

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica