"Yürütme yargıya el koydu, hükümet darbesi yapıldı"

 "Başbakan'ın bir an önce hesap verebilmesi için istifa etmesi gerekir"

"Başbakan'a: Devlet içinde çete varsa 11 yıldır neden önlemedin?"

“Başbakanlık yan gelip yatma yeri değildir”

“AKP Mahkeme-i kübrada değil yargıda hesap verecek”

"Binlerce yıllık devlet geleneğimiz var, böyle rezalet görülmedi"
CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, Başbakan Erdoğan’ın yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasıyla başlayan süreçte kendi istikbalini kurtarmak için tüm ilkeleri çiğnediğini belirterek, “Başbakan tüm milletin önünde Anayasal bir suç işlemektedir” dedi.

Yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasında savcının soruşturmadan el çektirilmesinin “yargıya yapılmış açık bir hükümet darbesi” olduğunu belirten Öztrak, gelinen noktada hükümetin yargıya el koyduğunu ifade etti.

Dünyayı ve Türkiye’yi önümüzdeki yıl ekonomide zor şartların beklediğini ifade eden Öztrak, ülkenin böyle kritik bir dönemde yolsuzluk iddiaları karşısında hesap vermekten kaçmak için devleti alt üst etmeyi bile göze alan bir iktidarla yönetilemeyeceğini kaydederek, “Hükümeti değiştirerek sorumluluktan kurtulamazsınız. Başbakan’ın bir an önce hesap verebilmesi için istifa etmesi gerekir” diye konuştu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında rüşvet ve yolsuzluk soruşturması hakkında değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin 90 yıllık Cumhuriyet tarihinin en olağanüstü günlerini yaşadığını belirten Öztrak, 4 bakanın soruşturma kapsamında iddialara muhatap olduğunu hatırlatarak, “Bu 61. hükümetin bakanlarının beşte birine denktir.” diye konuştu. 17 Aralık’ta başlayan soruşturmanın üzerinden geçen 10 günlük sürede çağdaş demokrasilerde görülmeyecek manzaralarla karşılaşıldığını kaydeden Öztrak, yapılan soruşturmanın bir devlet ve sistem krizine dönüşmesinin sebebinin Başbakan’ın kibri ve şahsi kaygıları olduğunu ifade etti.

Başbakan alenen anayasal suç işliyor
Erdoğan’ın kendi siyasi ve şahsi istikbalini kurtarabilmek için devleti devlet, demokrasiyi demokrasi yapan tüm ilkeleri yok ettiğini belirten Öztrak, “Türkiye’de yürütmenin yargıya, yürüyen bir soruşturmaya bu kadar aleni, açık müdahale ettiği başka bir dönem olmamıştır. Sayın Başbakan alenen, tüm milletin gözü önünde alenen Anayasal bir suç işlemektedir” diye konuştu.

Başbakanlık yan gelip yatma yeri değil
Başbakan’ın soruşturmayı yürüten savcılara ve polislere “hain” damgası vurduğunu ama böyle bir durumda işletilmesi gereken hukuki süreçleri işletmediğini söyleyen Öztrak, AKP’nin bütün gücüyle soruşturmayı siyasileştirmeye çalıştığını belirtti. Öztrak, “Hakkında bu iddialarda bulunduğu polisler savcılar hakkında hangi işlemler yapılmıştır? 11 yıllık Başbakan devlet içinde çete var der mi? Başbakan’a kendi deyimiyle hatırlatmak isterim, Başbakanlık yan gelip yatma yeri değildir. 11 yılda bunları neden önlemediniz” dedi.

Yürütme yargıya el koydu, hükümet darbesi yapıldı
Soruşturmayla ilgili yaşanan gelişmelerin ardından dün son olarak soruşturma kapsamında yapılacak gözaltıların engellendiğini ve yürüyen soruşturmanın önünün kesildiğini ifade eden Öztrak, “Cumhuriyet’in Savcısının işlemleri vesayet altına alındı” dedi. Yapılanın adil yargılamayı engelleme anlamına geldiğini ifade eden Öztrak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Soruşturmayı yürüten savcıya başsavcı eliyle müdahale edilmesi, kolluk kuvvetlerinin mahkeme kararlarını dinlememesi, nihayetinde savcının soruşturmadan el çektirilmesi yargıya yapılmış açık bir hükümet darbesidir. Geldiğimiz noktada hükümet, yani yürütme yargıya el koymuştur.”

Mahkeme-i Kübrada değil yargıda hesap verecekler
Türkiye’de yaşananların sistemin çöktüğünü net şekilde ortaya koyduğunu ifade eden Öztrak, Başbakan’ın hesabını söylediği gibi sandıkta veya mahkeme-i kübrada değil öncelikle Türk milleti adına karar veren Türk yargısı önünde vermesi gerektiğini ifade etti. Devlet içinde uyum kalmadığını, savcıların savcılarla, polislerin polislerle, savcıların idareyle karşı karşıya geldiğini belirten Öztrak, AKP’nin yüzde 50 oy oranıyla bir kez daha siyasi istikrarsızlık çıkarmayı başardığını kaydetti.

Ekonomiden bihaber olduklarını gösterdiler
Türkiye’nin AKP elinde bir çadır, aşiret devleti görüntüsü verdiğini, hükümetin soruşturmadaki tavrının Türkiye’ye yönelik risk algısını her geçen gün artırdığını belirten Öztrak, dün savcının görevini yapamadığını açıklamasından sonra dolar kurunun 2,14 TL’yi geçerek rekor kırdığına, yarım Dolar-yarım Euro’dan oluşan kur sepetinin 2,52 TL’yi aştığına, faizin çift hanelere taşındığına, borsanın ise çakıldığına dikkat çekti. Öztrak, ekonomideki kırılganlıklar karşısında soruşturmayı devlet krizi haline getirerek risk algısını artıran hükümetin, “ekonominin nasıl bir denge durduğundan, dışarıdaki gelişmelerden bihaber olduğunu da” böylece göstermiş olduğunu söyledi.

Milliciliğiniz o zaman neredeydi
Hükümetin yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasının ardından olayı Halk Bankası’na yapılan bir operasyon olarak göstermeye çalıştığını anlatan Öztrak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“’Milli bankamız Halk Bankası’na operasyon yapıldı, bu operasyon nedeniyle Halk Bankası’nın değeri 1,6 milyar dolar eridi, halka açık şirketlerimizin değeri 20 milyar dolar eridi’ diyorlar. FED’in parasal sıkılaştırmaya başlayacağım dediği 22 Mayıs’tan 16 Aralık tarihine kadar, yani operasyondan bir gün öncesine kadar, Halk Bankası’nın değeri 5 milyar dolar eridi. Şirketlerimizin toplam piyasa değeri ise ayni dönemde 80 milyar dolar eridi. Bu dönemde hükümetin milliciliği nerede idi?”

11 Yıl öncesine dönüyoruz ama bu kez borç milletin sırtında
AKP döneminde milletin borca batırıldığını belirten Öztrak, Türkiye’nin yanlış politikalar nedeniyle ekonomide 11 yıl önceki noktaya hızla yaklaştığını fakat bu kez borç devletin değil milletin sırtında olduğundan bunu yönetmenin çok daha zor olacağı uyarısında bulundu. AKP döneminde borç yükünün devletin sırtından alınıp millete nasıl yüklendiğini rakamlarla anlatan Öztrak, “11 yılda ailelerin bankalara borcu yüzde 5424; faiz ödemeleri ise yüzde 1369 arttı. 11 yılda devletin faiz ödemesi 1,2 milyar TL gerilerken; ailelerin faiz ödemesi 34 milyar TL arttı. Vatandaş borçla tüketti, devlet vergisini alıp bütçesini denkleştirdi” dedi.

Merkez Bankası Başkanına: Seçim hesaplarını bırakın yapılması gerekeni yapın

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’nın daha önce yılsonu için yaptığı 1.92 TL’lik dolar kuru tahminini de hatırlatan Öztrak, Başçı’ya güvenerek döviz borcunu kapatmayan şirketlerin yılsonunda ciddi kur farkı zararı ettiğini belirtti. Merkez Bankası’nın Başbakan’ın korkusundan elindeki en önemli silah olan faizi gündeme getirmediğini ifade eden Öztrak, faizin yükselmesini kendilerinin de istemediğini, fakat hükümetin sadece döviz satarak kuru kontrol altına almaya çalışmasının ileride daha olumsuz sonuçlar doğuracağını belirtti. Döviz satarak kuru kontrol etmeye çalışmanın ancak rezerv bitinceye kadar işe yarayabileceği, rezervler azaldıktan sonra kur faizle tutulmaya çalışıldığında yapılacak faiz artırımlarının çok daha yüksek olacağı uyarısında bulunan Öztrak, “Çok yüksek faiz artışları da borca batmış milletin sırtında çok büyük yük olur. Onun için TCMB başkanını uyarıyorum. Kaybedilecek zaman yoktur. Başbakan’ın sözlerine kulak asmayı ve önümüzdeki seçimlerin hesabını bıraksınlar alınması gereken tedbirleri alsınlar” dedi.

Başbakan'ın istifası gerekir
Türkiye’yi ekonomideki yeni dönemde zor günlerin beklediğini, bu dönemde ülkenin yolsuzluk iddiaları karşısında hesap vermekten kaçmak için devleti alt üst etmeyi bile göze alan bir iktidarla yönetilemeyeceğini kaydeden Öztrak, “Hükümeti değiştirerek sorumluluktan kurtulamazsınız. Başbakan’ın bir an önce hesap verebilmesi için istifa etmesi gerekir” ifadelerini kullandı.

Başka istifalar da gelebilir
Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Öztrak, AKP’den istifalar ve son yaşanan gelişmelerle ilgili olarak şunları söyledi:

“Başbakan’ı ve hükümetin yaptıklarıyla AKP grubunu aynı yere koymak mümkün değil. Büyük bir grup vicdan sahibi milletvekilleri var. Ben onların da bu tablodan rahatsız olduğunu, onun için bu istifaların geldiğini düşünüyorum. Dahası da gelebilir. Daha fazla bu iş dağılmadan, bu ülkeye daha fazla bedel ödettirilmeden Başbakan gereğini yapmalıdır.”

Binlerce yıllık devlet geleneğimiz var, böyle rezalet görülmedi
HSYK’nın yaptığı açıklamayı da değerlendiren Öztrak, AKP’den açıklamaya karşı gelen tepkilerin yersiz olduğunu, hukuk devletinin kurallarının işletilmesi gerektiğini, bağırıp çağırarak, görevden alarak meselelerin çözülemeyeceğini belirtti. Öztrak, “Anadolu toprakları üzerinde binlerce yıllık devlet geleneği vardır. Bugüne kadar böyle bir rezalet görülmemiştir” değerlendirmesinde bulundu. Öztrak, bazı işadamlarının mal varlıklarına tedbir konulduğu haberlerinin sorulması üzerine, “Savcı bunu mahkemeden talep edebilir. Ama bu savcıların belli bir amaca yönelik hareket ettiklerini düşünen varsa burada hukuku işletmelidir. Bu yapılanlar yolsuzluklar nedeniyle çok büyük bir paniğin olduğunu göstermektedir” diye konuştu.

Başbakan'dan talimat alan Merkez Bankası bu krizi yönetemez

Öztrak, Merkez Bankası’nın ne yapması gerektiğine dair bir soru üzerine de şunları söyledi:

“Merkez Bankası kanunla kendisine verilen araçları bağımsız olarak kullanmalı ya da kullanılacağı izlenimini ekonomideki aktörlere vermelidir. Başbakan’dan izin almadan hareket edemiyorum izlenimini veren bir Merkez Bankası bu krizi yönetemez. İçeride çok ciddi sıkıntılar vardır. Sistem işlememektedir ve bu dışarıda ciddi bir risk algısı yaratmaktadır. Yatırımcı ülke içinde kabile savaşları olurken kim haklı kim haksız diye bakmaz. Parasını tehlikede görürse parasını alıp gider. Başbakan, Gezi Parkı, faiz lobisi, uluslararası güçler diyor. 11 yıldır iktidardasınız, ekonominin ne kadar güçlü olduğunu anlatıp duruyorsunuz. Bu nasıl güçlü ekonomidir ki dışarıdan biri püf dediğinde sallanıp duruyoruz. Maalesef hükümet elverişli bir uluslararası konjonktürde atması gereken adımları atmamış, geleceği belli olan bu konjonktür karşısında ülkeyi kolu kanadı kırık bırakmıştır.”

Anahtar Kelimeler
    Cuma, 27 Aralık 2013 13:35

Bağlantılı Konular