"Hükümetin anti-demokratik uygulamalarda direnmesi, süreç önündeki en büyük engeldir"

“ Sayın Başbakan, aynı zamanda “çözüm sürecine” yönelik bir “operasyon” olduğunu iddia ediyor. Roboski katliamının üçüncü yılına denk gelen son gelişmeleri çözüm süreciyle ilişkilendirmek tipik bir Erdoğan taktiğidir.”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nun yazılı açıklaması şöyle:

“Yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarıyla ortaya saçılan bilgiler, kamuoyunda ciddi bir rahatsızlık yaratmış olmasına rağmen AKP hükümeti bu krizi, “komplo” olarak göstermeye çalışıyor. Sayın Başbakan, aynı zamanda “çözüm sürecine” yönelik bir “operasyon” olduğunu iddia ediyor. Roboski katliamının üçüncü yılına denk gelen son gelişmeleri çözüm süreciyle ilişkilendirmek tipik bir Erdoğan taktiğidir.
Kamuoyunun da bildiği üzere hükümetin anti-demokratik uygulamalarda direnmesi, süreç önündeki en büyük engeldir. Başta Roboski katliamı, tutuklu milletvekillerinin durumu, geçmişle hesaplaşma, TMK’nın yarattığı devasa enkaz olmak üzere çözümün önündeki engellerin tümü bizzat AKP tarafından inşa edilmiş ve korunmuştur.
CHP olarak, çözüm konusunda TBMM gündemine getirdiğimiz veya getirmeye çalıştığımız tüm öneriler, istikrarlı bir biçimde AKP çoğunluğu tarafından reddedilmiş ve çözümsüzlükte ısrar edilmiştir. Roboski katliamından 12 Eylül döneminin Diyarbakır Cezaevi’nde yaşanan insanlık dışı uygulamalara kadar güncel veya tarihsel tüm katliam, işkence ve travmalar konusunda somut adım atılması yönündeki önerilerimiz reddedilmiştir. Barışın toplumsallaştırılması konusunda bir konsensüs oluşturmaya çalışmak yerine, seçim odaklı dar hesaplara girişen AKP, çözüm sürecini kendi eliyle baltalamış ve süreci tıkamıştır. Kürt sorununun çözümüyle hükümete yönelik yolsuzluk ve rüşvet iddiaları arasında bir bağlantı kurmaya çalışmak, “çözüm ihtimalini” rehin alıp insafsızca kullanmaktır. Kürt sorununun çözümünü hiçbir hükümet, siyasi kumarlarında “joker” olarak kullanma hakkına sahip değildir. Toplumda ve siyasette derin çatlaklar oluşturmuş olan Kürt sorunu güncel olduğu kadar tarihsel bir sorundur. Sayın Başbakan’a soruyoruz; siz çözüm konusunda hangi adımı attınız da CHP karşı durdu? CHP’nin aylardır Meclis gündemine getirdiği çözüm konusundaki önerilerin neden tek bir tanesine bile destek vermediniz? Dara düşünce, bölgenin enerji kaynaklarına ihtiyaç duyunca mı çözüm sürecini hatırladınız! Çözüm sürecinin en önemli başlıklarından biri, üç gün sonra üçüncü yılını dolduracak olan Roboski katliamının hesabının verilmesidir. Üç yıldır neden bu katliamın hesabını vermemekte, gerçekten ne olup bittiğiyle ilgili şeffaf bir araştırma sürecini gerçekleştirmekte direniyorsunuz? Tüm halkımızın ve kamuoyunun bilmesi gerekir ki, Kürt sorununun çözümünü dar hesaplarına kurban eden AKP’ye karşı, kalıcı çözüm ve barışı sağlamak için elimizden gelen gayreti sarfetmeye devam edeceğiz. Çünkü biz, gençlerimizin ölmediği, kefenlere zihnen ve bedenen sarıldığı, kompolarla algıların zehirlenmediği  ve yurttaşlarımızın yolsuzluklarla dolandırılmadığı, şeffaf ve hesap verilebilir bir Türkiye tahayyül ediyoruz.”

    Perşembe, 26 Aralık 2013 15:26

Bağlantılı Konular