“Bakan oğlunun yatak odasına kasaları dış mihraklar mı koydu?”

“Dış mihraklar, dış mihraklar diyorsun. Bakan oğlunun yatak odasına kasaları, para sayma makineleri de dış mihraklar mı koydu?”

“Bakan oğlunun yatak odasında para sayma makinesi var. Ellerin temiz değil mi, neden sayamıyorsun? O kadar çok para var ki,  elleriyle sayamıyorlar. “

“2013’ün  ikinci büyük olayı ayakkabı kutusudur. Şimdi o yırtık ayakkabı kutusunda milyonlarca dolar var”

“4 Bakan değil sadece, arkadan gelecekler var. Tamamı  kirli bunların. Karasınız, kirlisiniz siz. 4 Bakan hakkında isimler dolaşıyor. Bu bakanlar koşa koşa Ankara’ya geliyor. Tüm programlarını iptal ediyorlar ama görevlerini bırakmıyorlar.’

“Yediğin zehir zıkkım olsun. O 4 Bakana söylüyorum, 76 milyon insan sana hakkını helal edecek mi? İktidar olduğumuzda ilk yapacağımız iş ilk 4 ay içinde Siyasi Ahlak Yasası’nı çıkarmakolacaktır.”

“Polis ve savcı arkadaşlarıma sesleniyorum. İktidarın, zalimin polisi savcısı olmayın, halkın polisi, hukukun savcısı  olun.”

“ Eğer Erdoğan’ı dinleyip bu dosyaları kapatırsan iki elimiz yakanda olur ey polis kardeşim. Müslümanım diyorsan, temiz ahlaklıyım diyorsan o zaman zalimin polisi olmayacaksın. Arkadaşlarını görevden alabilirler. Ne olursa olsun sen onurunu, kimliğini, devletin çıkarını, demokrasiyi koruyacaksın”

“Savcı zalimin emir eri değildir. O savcılara sesleniyorum. Savcılar yürekli olun, dik durun, 76 milyon insan sizin arkanızdadır.”

“Polisleri görevden alıyorlar, gelenler de temiz, onlara da destek vereceğiz”

“Yandaş medyanın da yatacak yeri yok….”

“ Gezi gençleri diktatöre, AKP iktidarına  diz çöktürdü”

“Tüm vatanseverleri, ülkesini sevenleri, herkesin aşı işi olsun diyenleri, bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçe yaşamayı özleyenlerin hepsini, ama hepsini CHP’nin çatısı altında bekliyoruz.”

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu Antalya’daki Cam Piramit Sabancı Kongre ve Fuar Merkezi’nde düzenlenen aday tanıtım toplantısına alkış ve sloganlarla başladı, sözlerini coşkulu tezahüratlar eşliğinde tamamladı.

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satırbaşları, özetler şöyle;

“O gençler diktatöre diz çöktürdü”

O diktatör o gençlerin üzerine TOMA’larla, biber gazlarıyla, coplarıyla gittiler. Ödün vermedi gençlerimiz. Canlarını verdiler. O diktatöre diz çöktürdüler dünyanın önünde. O gençlerin alnından tek tek öpüyorum. O gençlerimiz bizim umudumuzdur, geleceğimizdir. Arap dünyası o gençlerimizi örnek alıyor. Demokrasimizin güvencesi bu gençlerimizdir.

2013’ün ikinci büyük olayı ayakkabı kutusu

Bu ülkede yoksuzluk var dedik. Dilimizde tüy bitti. Ama anlatamadık. Yeteri kadar anlatamadık. Ama bir operasyon yapıldı, tüm gerçekler ortaya çıktı. 2013’ün ikinci büyük olayı ayakkabı kutusu olayıdır. İktidara gelirken yolsuzluklarla mücadele edeceğiz demişlerdi. Bugün gelinen noktada gördük ki söylediklerinin tamamı yalanmış. Kul hakkı yiyenler bunlar. Operasyon olmuş Başbakan ‘çeteler var’ diyor. Kendisine ‘Bakanlar Kurulu’nu toplarsın, çete orada. Sen de orada baş lidersin’ çağrısı yaptım.

Yolsuzluk için şeytan üçgenine ihtiyaç var. Tepedeki insan, devleti yöneten insan temiz olacak. O temizse aşağıya doğru temizlik gider. Bunlar ülkeyi hortumcular vadisine  çevirdi. Adalet ve Kalkınma Partisi’ni sandığa gömmek hepimizin boynunun borcu olsun

“Arkadan gelecekler var”

Bu yolsuzluk operasyonu bu ülkenin en büyük operasyonudur. 4 bakan. Arkadan gelecekler de var. İçlerinden bir iki tane temiz var. Tamamı  kirli bunların. Karasınız, kirlisiniz siz. 4 Bakan hakkında isimler dolaşıyor. Bu bakanlar koşa koşa Ankara’ya geliyor. Tüm programlarını iptal ediyorlar ama görevlerini bırakmıyorlar.  Sizin artık bu ülkeye hizmet etmeniz lazım, kendinize değil

“Gelen polisler de temiz”

Şimdi polisleri görevden alıyorlar. Gelenler de temiz. Onlara da destek vereceğiz biz.

“Bakan oğlunun yatak odasında para sayma makinesi var”

Bakan’ın oğlunun evinde para sayma makinesi var. Ellerin temiz değil mi, neden sayamıyorsun? O kadar çok para var ki elleriyle sayamıyorlar. Bir Bakan’ın oğlunun yatak odasında bir değil, 6 değil. Yahu yetmiyor mu? Sadece Türkiye’nin değil dünyanın da en büyük yolsuzluk operasyonu. İlk kez bir Bakanlar Kurulu’nun içinde çete var. Ve o görev başında

“Bakan oğlunun yatak odasına kasaları dış mihraklar mı koydu?”

Şimdi bunu dış mihraklar yaptı diyorlar. Ben buradan Erdoğan’a en basit soruyu soruyorum: O Bakan’ın oğlunun yatak odasına parayı, kasaları, para sayma makinesini dış mihraklar mı koydu? O zaman sen de o dış mihrakın bir parçasısın.  Şimdi Sayıştay raporları TBMM’ye neden gelmiyor herhalde bütün dünya öğrendi.

Bakan, oğluna telefonda 'Dikkatli ol' diyor

Bakan oğluyla telefonda konuşurken ‘’Telefonla konuşurken dikkatli ol, onları söyleme’ diyor. Ne demek ya? Ve sen hala o koltukta oturuyorsun.

“Türkiye yol ayrımında”

Demokrasilerde güzel bir şey var. Halkın  bilinçli olması. Ödediği vergilere sahip çıkması. Türkiye bir yol ayrımına geldi. Şimdi biz bir rejim mücadelesiyle karşı karşıyayız. Karşımızda tek parti devleti var. Herkesi ezmek istiyorlar. Geldiler, yolsuzlukların üzerine gitmek için değil kapatmak için mücadele ediyorlar.

“Herkesi CHP'nin çatısı altında bekliyoruz”

Tüm vatanseverleri, ülkesini sevenleri, herkesin aşı işi olsun diyenleri, bir ağaç gibi tek ve hür, ve bir orman gibi kardeşçe yaşamayı özleyenleri hepsini ama hepsini CHP’nin çatısı altında bekliyoruz. Biz halkın partisiyiz. Onun inancı böyleymiş, şunun inancı şöyleymiş diye bir şey olmaz

"Şimdi o yırtık ayakkabı kutusunda milyonlarca dolar var"

Seçimlere girerken ustalık dönemim diyordu. Yolsuzluğun, hırsızlığın ustası.. Senin ne menem bir usta olduğunu öğrendik. Ben yırtık ayakkabı ile siyasete girdim diyordu. Şimdi o yırtık ayakkabı kutusunun içinde milyonlarca dolar var.  Çok mal haramsız olmaz derler

“Helal paranın ayakkabı kutusunda işi yok”

Bunların  rehberi şeytan. Ben söylemiyorum, Yunus Emre söylüyor. Şimdi ‘bu işi çeteler yapıyor’ diyorlar. Her birimiz para kazansak ne yaparız, o parayı götürür bankaya yatırırız. Alnımız açıktır. Biz halka hizmet etmek için yola çıktık, kendimize ve yandaşlarımıza hizmet etmek için değil helal paranın ayakkabı kutusunda işi yok. O kara paradır.

“Bu 4 Bakanı da revizyona ilave edecekler”

Yakında kabinede revizyon yapacağız diyorlar. Araya bu 4 bakanı da ilave edecekler. Revizyon ne demek? 4 Bakan hakkında, oğulları hakkında iddialar var. Onların  bir dakikada orada kalmaması lazım. Sadece bakanlıktan değil vekillikten de istifa etmeleri lazım Polis ve savcı arkadaşlarıma sesleniyorum. İktidarın, zalimin polisi olmayın, halkın polisi olun.  Sizin maaşınızı bu iktidar değil, bu ülkenin 76 milyonunun verdiği vergiler ödüyor. Eğer sen Erdoğan’ı dinleyip bu dosyaları kapatırsan iki elimiz yakanda olur ey polis kardeşim. Müslümanım diyorsan, temiz ahlaklıyım diyorsan o zaman zalimin polisi olmayacaksın. Arkadaşlarını görevden alabilirler. Ne olursa olsun sen onurunu, kimliğini, devletin çıkarını, demokrasiyi koruyacaksın

"Savcılar yürekli olun"

Savcı zalimin emir eri değildir. O savcılara sesleniyorum. Savcılar yürekli olun, dik durun, 76 milyon insan sizin arkanızdadır.

“Yediğin zehir zıkkım olsun”

İstediğin kadar otur, yediğin zehir zıkkım olsun. İstediğin kadar otur. O 4 Bakana söylüyorum, 76 milyon insan sana hakkını helal edecek mi? İktidar olduğumuzda ilk yapacağımız iş ilk 4 ay içinde Siyasi Ahlak Yasası’nı çıkarmaktır. Ahlakta kimse elimize su dökemez.

“Erdoğan'dan fazla maaş aldım”

Ben her zaman Erdoğan’dan daha fazla maaş aldım. O yırtık ayakkabı ile siyasete girdi. Benim durumum fena değildi. Vekil olduğumda mal beyanımın bir kopyasını internet siteme koydum. Çünkü alın terimle kazandığımdı. Hiç utanmadım.
Temiz olduğunuzu söylüyorsunuz. Güzel. O 4 Bakan’ın mal varlığını siyasete girdiği gün ve şimdiki durumlarını kamuoyuna açıklasınlar. Siyaset zenginleşme aracı değil halk için çalışmaktır. Milyarları götürdünüz doymadınız mı hala? Kefene cep yaptırıp içine dolar doldurup beni öyle gömün diyecekler. Bunların vasiyeti o olacak, göreceksiniz.

Yandaş medyanın da yatacak yeri yok

Baskı kuruyorlar polislerin, bürokratların, savcıların, medyanın üzerine. Yandaş medya başlıklar atıyor. Yav bir yolsuzluğa bak kardeşim. Sizin hükümetten beslendiğinizi biliyorum. Kamu bankalarından beslenip size gazete aldırıldığını biliyorum. Sizin de yatacak yeriniz yok. Bu mağdur edebiyatına da son. Kim mağdur? Atama bekleyen öğretmen, işsiz genç mağdur…  Türkiye’yi geziyorum, çalışıyorum. Her birimizin sorumluluğu var. Benim de sizin de… Beraber mücadele yapacağız.

“Bana güvenin”
İnancı ne olursa olsun benim başımın üstünde yeri var. Bana güvensinler. Kul hakkı yemem, yiyeni de affetmem. Temiz siyasetten, cumhuriyetten, demokrasiden, laik sistemden yanayım. Ülkemi de insanları da seviyorum. Hesap veremeyeceğim hiçbir şey yok. Hesap vermekten de onur duyarım.

“Haram para dağıtana oy vermeyin”
Sizden verilen paraları alın. Haram para dağıtana, din edebiyatı yapana, inancınızı sömürene oy vermeyin.  Bizim insanımız temiz siyaset, doğru siyaset istiyor.

    Cumartesi, 21 Aralık 2013 16:01

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica