"Hukuk; Ankara’da ayrı, Silivri’de ayrı, Diyarbakır’da ayrı olmamalıdır"

İzmir Milletvekili Mustafa Balbay, Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları Yerleşkesinde Ergenekon davasında tutuklu bulunan gazetecileri ziyaretinin ardından çıkışta basın mensuplarına yaptığı açıklamada, “Hukuk; Ankara’da ayrı, Silivri’de ayrı, Diyarbakır’da ayrı olmamalıdır. Hukuk, Ergenekon davasına ayrı, ‘KCK’ davasına ayrı, öteki davalara ayrı uygulanmamalıdır. Hukukun ortak bir dilinin olması gerekiyor” dedi.

Cezaevinde, Tuncay Özkan, Hikmet Çiçek, Deniz Yıldırım, Turan Özlü’yü, Basın Konseyi üyeleri ile ziyaret ettiğini belirten Balbay, ziyaretinin tüm meslektaşları adına olduğunu söyledi.

Anayasa Mahkemesi’nin kendisiyle ilgili verdiği karardan sonra diğer tutuklu 5 milletvekiliyle ilgili yerel mahkemenin, aynı karara uymamasının kendisini üzdüğünü dile getiren Balbay, ”Hukuk; Ankara’da ayrı, Silivri’de ayrı, Diyarbakır’da ayrı olmamalıdır. Hukuk, Ergenekon davasına ayrı, ‘KCK’ davasına ayrı, öteki davalara ayrı uygulanmamalıdır. Hukukun ortak bir dilinin olması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de birbirinden çok farklı seyreden konulara bakıldığında, ortak paydanın, hukukun tartışmalı olduğunu gördüklerini, hukukun halkın vicdanına hitap edecek şekilde uygulanması gerektiğini kaydetti.

Balbay, ilk dileğinin cezaevindeki 5 milletvekilinin serbest bırakılması olduğunu aktararak, ”Bir başka dileğim ise o tartışmalı davaların artık en azından tutuksuz devam etmesidir. En son dün 28 Şubat davasıyla ilgili hiçbir tutuklu sanığın kalmaması bence adil yargılama açısından, o insanların kendilerini daha sağlıklı savunabilmeleri açısından da önemli bir adımdır. Siz düşünebiliyor musunuz, Fenerbahçe-Galatasaray maçındaki kurallarla Trabzonspor-Beşiktaş maçındaki kurallar ayrıdır denebilir mi? Böyle bir şey kabul edilebilir mi? Ya da maçın ilk yarısında şu kurallar uygulanacak, ikinci yarısında bu kurallar uygulanacak denilebilir mi? Bu olmamalı. Bugün gerçekten hükümetin de karşı karşıya kaldığı, hükümet yetkililerin de yakındığı bu hukuksuzluk ortamını gidermenin başlıca yolu herkesin kabul edebileceği ortak paydaya gelmektir” değerlendirmesinde bulundu.

Herkesin bir araya gelerek, Terörle Mücadele Kanunu ve devlete yönelik suçlar denilen tartışmalı yasaların netleştirilmesi gerektiğini vurgulayan Balbay, suç tanımının daha dar ve tanımlanabilir hale gelmesinin bile pek çok kişinin cezaevinden çıkmasını sağlayacağını anlattı.

Balbay, cezaevindeki arkadaşlarını “moralli, ayakta, inatla hukuku ve özgürlüğü bekler şekilde” bulduğunu dile getirerek, ”Tuncay Özkan ile koğuş anılarımızı paylaştık. Birbirimizi özlüyoruz muyuz? ‘Özlüyoruz ama dışarıda özlüyoruz’ dedik. Herkesin özgürlüğüne kavuşması dileğini paylaştık” diye konuştu.

”Hiç kimsenin adil yargılanma hakkı engellenmemelidir”

Bir gazetecinin ”Son gelişmelerle ilgili neler diyorsunuz?” sorusuna Balbay, şu yanıtı verdi:

”Ben bu görüntüleri biliyorum. Sabaha karşı insanları alıyorsunuz. Gerçekten o görüntünün kamuoyuna sunulan şekliyle olup olmadığı aylar sonra nasıl ortaya çıkacak? Ben geçmiş davalardan biliyorum. 3 ayrı şekilde ortaya çıkmıştı, çok somut görüntüler geçmişteki. Benim dileğim tabii ki yolsuzluklarla mücadele edilsin. Geçmişte biz de bunları söyledik ama çekiçle sinek ezilmez. 50-60 kişiyi bir araya getirip hepsini aynı torbanın içine koyalım denilemez. 24 saat sonra birkaç kişiyi serbest bıraktılar. Madem bırakacaktınız sabaha karşı 5′te neden aldınız? Yolsuzlukların üzerine gidilmeli ama sabaha karşı 5′te de böyle bir operasyon, tartışmalı operasyon olmamalı diye düşünüyorum.”

Balbay, aklından ”hadi bakalım size de hukuk lazım oldu”, ”oh bakalım” şeklinde şeyler geçirmediğini belirterek, şöyle devam etti: ”Ben 4 yıl 9 ay cezaevinde kaldıktan sonra ilk gün bile böyle duygularla çıkmadım. Mecliste hukukun rayına oturması, adaletin sağlanması için ne gerekiyorsa yapmaya çalışacağım. Bir kişinin yapabilecekleri belli, bunu biliyorum. Bir milletvekili ne yapabilir? Bir kapıyı, diyalog ortamını zorlayabilir. Geçmişte kimi muhalefet yöneticilerinin karşı karşıya kaldığı olumsuzlukla bugün iktidar karşı karşıya. Demek burada bir sorun var. Temel bakışım budur. Hiç kimsenin adil yargılanma hakkı engellenmemelidir diye düşünüyorum. Adil yargılanma hakkı, insanın can güvenliği kadar önemlidir.”

Anahtar Kelimeler
    Cuma, 20 Aralık 2013 14:55

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica