"Hiçbir tutuklu veya hükümlü, hukuk devletinde esir muamelesine tabi tutulamaz"

Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Hayata Dönüş Operasyonu’nun 13.yılında yazılı bir açıklama yaptı. Tanrıkulu’nun açıklaması şöyle:

“19 Aralık 2000 tarihinde, Türkiye’nin cezaevleri eşine az rastlanır bir vahşete tanıklık etmişti. “Hayata Dönüş” adı verilen ve cezaevlerindeki siyasî mahkûmların iradesini kırmaya yönelik olan operasyonda 28 kişi hayatını kaybetti. Onlarca mahkûm yaralandı veya bir daha iyileşemeyecek fizikî, psikolojik tahribatlar yaşadı.

“Hayata Dönüş” operasyonu, devletin cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülere esir muamelesi yaptığının açık deliliydi. Nitekim operasyondan bir buçuk ay önce başlayan açlık grevleri de F Tipi cezaevlerine karşı gerçekleştirilmişti. Fakat bu direnişe katliamla yanıt verili. Üstelik katliamın sorumluları, operasyon fikrini ortaya çıkaranlar ve uygulayanlar tüm dünyanın gözleri önünde yaşanan bu vahşet operasyonundan sonra cezasız kaldı.

Diğer yandan aradan geçen 13 yıl, cezaevlerindeki koşulları mahkûmlar bakımından daha da ağırlaştırmıştır. Deyim yerindeyse bugün cezaevlerinde yaşanan uygulamalar, 19 Aralık öncesinden çok daha katı ve temel insan haklarından yoksundur. 2005 yılında 50 bin civarında olan tutuklu-hükümlü sayısı bugün 140 bine dayanmıştır. Cezaevlerinde hasta mahpuslar ölüme terk edilmekte, tahliyeleri için verdiğimiz tüm gayretler AKP’nin reddiyle hükümsüz kılınmaktadır.

Benzer bir biçimde cezaevlerinde intihar vakaları, sağlık sorunlarından dolayı gerçekleşen ölümler, hasta tutuklu-hükümlülere yönelik insan haklarıyla bağdaşmayan uygulamalar, tecrit, keyfi disiplin cezaları vs, devam etmektedir.. Dolayısıyla “Hayata Dönüş” AKP’nin uygulamalarıyla operasyonun 13. yıldönümünde de devam etmektedir.

Her defasında söylediğimiz gibi, hiçbir tutuklu veya hükümlü, hukuk devletinde esir muamelesine tabi tutulamaz! Cezaevleri işkence evleri haline getirilemez! Bu vesileyle AKP’yi, cezaevlerinde ölüme sebebiyet veren uygulamalara artık son vermeye çağırıyorum!

Cezaevlerindeki baskıcı, hukuk ve insan haklarıyla bağdaşmayan uygulamalar devam ettiği sürece “Hayata Dönüş” operasyonu devam ediyor demektir!

Ölümü beraberinde getiren “Hayata Dönüş”ten vazgeçip mahkûmları gerçekten hayata döndürecek insan haklarına saygılı bir infaz sistemi bir lütuf değil, görevdir!

Bu vesileyle 13. Yılında, “Hayata Dönüş”te hayatlarını kaybedenleri anıyor, onların cezaevlerinin işkencehaneye dönüştürülmemesi gösterdikleri direnişi selamlıyorum.”

    Perşembe, 19 Aralık 2013 14:12

Bağlantılı Konular