"AKP Türkiye’yi kendi coğrafyasına hapsetti, dış politikada daha aktif olacağız"

Kılıçdaroğlu; “Hiçbir radikal, cihatçı grubun Türkiye’de kamp kurmasını, kamplarda silahlı eğitim görmesini, hiçbir cihatçı gruba Türkiye üzerinden Suriye’ye geçme konusunda olanak sağlanmasını ve Türkiye’de üretilen silahların Suriye’ye gönderilmesini istemeyiz.”

Kılıçdaroğlu, AKP’nin büyük önem verdiği İstanbul’da belediye başkanlığı seçimini kazanacaklarına inandığını söyledi.

”Cemaat İstanbul seçimlerinde bize destek verir mi, vermez mi, samimi olarak söylüyorum, bilmiyorum. Ama, biz İstanbul’da yaşayan her yurttaştan destek istiyoruz. İzmir için de bir risk görmüyoruz”

”Türkiye ekonomisi olumsuz bir yöne doğru süratle gidiyor” diyen Kılıçdaroğlu, Merkez Bankası’nın kesinlikle bağımsız olması gerektiğini, karar almadan önce gidip başbakanın fikrini alan bir Merkez Bankası başkanının itibarının sıfırlanacağını, şimdiki durumun da böyle olduğunu belirtti.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu Reuters’ten Orhan Coşkun, Gülsen Solaker ve Hümeyra Pamuk’un sorularını yanıtlarken,  ABD ve son dönemde diğer ülkelere yaptıkları ziyaretlerin amacının Türkiye’nin AKP dış politikasından daha fazla zarar görmemesini sağlamak olduğunu söyledi

Açıklamaları Reuters tarafından iç ve dış kamuoyuna yazılı, fotoğraflı, görüntülü olarak servis edilen Kılıçdaroğlu’nun, CHP Genel Merkezi’nde görüştüğü Orhan Coşkun, Gülsen Solaker ve Hümeyra Pamuk’un sorularını verdiği yanıtlar ile Reuters’in Türkçe haberi şöyle;

“Arap baharı sonrasında bölgede yaşanan gerilimlerin ardından izlediği politikalarla giderek yalnızlaşan Türkiye’de hükümet başta ABD ve AB olmak üzere ilişkileri yeniden düzenleme çabasına girerken, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu dış politika uygulamalarıyla AKP’nin, Türkiye’yi kendi coğrafyasına hapsettiğini ve CHP olarak dış politikada daha aktif olacaklarını söyledi.

CHP bu yıl içinde özellikle Çin Halk Cumhuriyeti, Suriye, Irak, Mısır ve ABD’ye düzenlediği ziyaretlerle Türkiye’nin dış politikasına dair görüş ve düşüncelerini paylaştı. Dış politikada “komşularla sıfır sorun” yaklaşımıyla pek çok ülkeyle ortak bakanlar kurulu toplantıları yapan, vizeleri kaldıran AKP hükümeti özellikle Arap Baharı’ndan sonra Mısır, Suriye, Irak ve İran olmak üzere pek ülkeyle sorunlu bir döneme girdi. Mavi Marmara olayı nedeniyle İsrail ile derin bir kriz yaşayan Türkiye, Kıbrıs sorununun çözümü, Ermenistan ile ilişkilerin normalleştirilmesi gibi alanlarda da istediği sonuçları elde edemedi. Bu gelişmelerin ardından Türkiye son dönemde hem komşularıyla sorunlarını çözmeye hem de geleneksel müttefikleri olarak görülen Batılı ülkeler ve ABD ile ilişkilerini geliştirmeye çalışıyor. Ancak uzmanlar, bu konuda somut kazanımlar elde etmek için zaman gerekeceğini belirtiyorlar.

Hafta sonunda Reuters’ın sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, geçen hafta gerçekleştirdiği ABD ve son dönemde diğer ülkelere yaptıkları ziyaretlerin amacının Türkiye’nin AKP dış politikasından daha fazla zarar görmemesini sağlamak olduğunu belirterek, “AKP, Türkiye’yi kendi coğrafyasına hapsetti… Türkiye böyle bir tabloyu hak etmiyor… Önümüzdeki dönemde dış politikada daha aktif olacağız ve dilimiz döndüğünce anlatacağız” dedi.

Kılıçdaroğlu, 37 yıl aradan sonra CHP’den bir liderin ilk kez ABD’yi ziyaret ettiğini, temaslarının umduğundan çok daha iyi geçtiğini belirterek, ABD’de Türkiye’nin sadece AKP’den ibaret gibi bir ülkeymiş algısı bulunduğunu ve bunu kırmak istediklerini söyledi.

Irak, Suriye, Mısır, İsrail politikaları
Kılıçdaroğlu, Irak merkezi yönetimi ile ilişkilerin düzelmesi yolunun açılmasının kendisinin gerçekleştirdiği Bağdat ziyareti sayesinde olduğunu belirterek, hükümetin doğrudan İhvan’ın yanında yer alarak Mısır konusunda da yanlış bir politika olduğunu belirtti.

Suriye politikasında da baştan beri hata yapıldığını söyleyen Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

“Hiçbir radikal, cihatçı grubun Türkiye’de kamp kurmasını, kamplarda silahlı eğitim görmesini istemeyiz. Hiçbir cihatçı gruba Türkiye üzerinden Suriye’ye geçme konusunda olanak sağlanmasını istemeyiz. Türkiye’de üretilen silahların Suriye’ye gönderilmesini de istemeyiz. Biz bunlara karşı çıktık.”

Türkiye’nin bütün dünyanın “terörist” olarak tanımladığı El Kaide ve El Nusra ile beraber görünerek, ortak iş yapmasının yine kendi meşruiyetine gölge düşüreceğini kaydeden Kılıçdaroğlu, dış politikayı iç politika gibi uygulamaya çalışmanın doğru olmadığını kaydetti.

İsrail ile ilişkilerin Mavi Marmara saldırısı nedeniyle koptuğunu da hatırlatan Kılıçdaroğlu, “CHP iktidarda olsaydı Mavi Marmara Türk karasularından İsrail’e asla hareket edemezdi, buna izin vermezdik” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, 37 yıl aradan sonra CHP’den bir liderin ilk kez ABD’yi ziyaret ettiğini, temaslarının umduğundan çok daha iyi geçtiğini belirterek, ABD’de Türkiye’nin sadece AKP’den ibaret gibi bir ülkeymiş algısı bulunduğunu ve bunu kırmak istediklerini söyledi.

Hükümet - Gülen Cemaati
ABD ziyareti sırasında Fethullah Gülen cemaati temsilcileri ile de bir araya geldiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Biz bir siyasal partiyiz, siyasal partiler kendilerini dar kalıplara sokmak istemezler, biz de istemedik” dedi.

Hükümet ile Gülen Cemaati, son olarak dershanelerin kapatılması ile ortaya çıkan sorunda karşılıklı olarak birbirlerine sert eleştirilerde bulundular. Son dönemde farklı olaylarla hükümet ve cemaatin karşı karşıya gelmesinin ardından ilk seçimlerde Gülen Cemaati’nin AKP’yi desteklemeyeceği, özellikle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için CHP’nin adayını destekleyeceği savunuluyor.

Hükümet ile cemaat arasındaki çatışmada taraf olmadıklarını belirten Kılıçdaroğlu, cemaatin yerel seçimlerde özellikle İstanbul’da CHP’yi destekleyeceği yönündeki yorumlara, “Cemaat İstanbul seçimlerinde bize destek verir mi, vermez mi, bilmiyorum. Samimi olarak söylüyorum, bilmiyorum. Ama biz İstanbul’da yaşayan her yurttaştan destek istiyoruz” yanıtını verdi.

Kılıçdaroğlu, Mart ayında yapılacak yerel seçimler için adaylarının çoğunu bu ay içinde toplanacak olan Parti Meclisi’nin ardından açıklayacaklarını, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün de İstanbul için aday adaylığını önümüzdeki günlerde açıklamasının beklendiğini ifade etti.

Kılıçdaroğlu, AKP’nin büyük önem verdiği İstanbul’da belediye başkanlığı seçimini kazanacaklarına inandığını söyledi.

AKP, Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ı yeniden aday gösterirken, CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı henüz açıklanmadı. Sarıgül’ün yanı sıra Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin’in de adaylık için ismi öne çıkıyor.

CHP’nin kalesi olarak bilinen İzmir’i, AKP’den aday olması beklenen Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım karşısında kaybetme endişesi taşıyıp taşımadıklarını konusunda Kılıçdaroğlu, “Hayır, İzmir için herhangi bir risk görmüyoruz” dedi.

Yeni teşvik politikası gerekiyor
Ekonomiye dair değerlendirmelerde de bulunan Kılıçdaroğlu, şu anda ekonomideki temel sorunun üretmekten çok tüketen bir topluma dönüşme olduğunu kaydederek, “Katma değeri yüksek ürünler üretmek zorundasınız. Bunun için yeni bir teşvik politikasına ihtiyacımız var. Özellikle yabancı sermaye doğrudan gelip katma değeri yüksek ürünler ürettiği zaman, gerekirse firma bazında teşvik edilebilmeli. Mesela vergi ayrıcalığı, özel teşvikler sağlamanız gerekiyor” dedi.

“Güney Kore ile Türkiye 1970′lerde ekonomik kalkınmaya başladılar. Biz Güney Kore’den önce otomobil ürettik. Bugün bizim otomobilimiz yok ama Güney Kore’nin dünya çapında bilinen birden fazla marka otomobili var” diyen Kılıçdaroğlu, “Burada kendimizi sorgulamalıyız. Güney Kore’den neyimiz eksik? Bizi kat be kat geçtiler, biz sadece belli alanlara hitap eden ürünler üretiyoruz” dedi.

“Türkiye ekonomisi olumsuz bir yöne doğru süratle gidiyor” diyen Kılıçdaroğlu, ABD ziyareti sırasındaki temaslarında da bu yöndeki kaygıların kendisine iletildiğini kaydetti.

Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin para, bütçe ve maliye politikalarını yeniden yapılandırmak zorunda olduğunu belirterek, Merkez Bankası’nın kesinlikle bağımsız olması gerektiğini, karar almadan önce gidip başbakanın fikrini alan bir Merkez Bankası başkanının itibarının sıfırlanacağını, şimdiki durumun da böyle olduğunu savundu.

“AKP Meclis’e bütçeyi getirdi, TBMM adına kamu harcamalarını denetleyen kuruluşun, Sayıştay’ın mali raporları yok. Halka hesap vermeyen bir siyasal iktidarın bir ülkeyi sağlıklı yönetmesi beklenemez” diyen Kılıçdaroğlu, “Her yurttaşın ‘benim ödediğim vergiler nerelere harcandı’ diye sorması lazım” dedi.

    Pazartesi, 09 Aralık 2013 11:10

Bağlantılı Konular