İzmir Milletvekili Güler, “gelecek ulusal planlamadadır”

Bu yıl ikincisi düzenlenen 21. Yüzyıl için Planlama Kurultayı’na katılan İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler, 21. yüzyılda tüm sorunların çözümünün planlamadan geçtiğini dile getirerek, “akademisyenler bürokratlar ve teknik adamlar, yaşanabilir dünya ve aydınlık Türkiye yaratmak için planlama çıkışını örüyor” dedi.

21. Yüzyıl için Planlama Kurultayı’nın ikincisi 30 – 31 Mayıs 2013 tarihlerinde Ankara Üniversitesi 100. yıl Salonu’nda gerçekleştirildi. Geçen yıl düzenlenen  ‘Sanayi ve Enerji’ konulu Planlama Kurultayı’nın bu yılki konusu ‘İnsan ve Planlama, Kaynaklarımız ve Planlama’ oldu. Türkiye’nin ekonomik geleceğini ulusal planlamada gören uzmanların platformu olan toplantıda ‘21. Yüzyılda Türkiye için nasıl bir planlama modeli gerekir’ tartışmaları yapıldı.

DPT eski müsteşarlarından Prof. Dr. Bilsay Kuruç yönetiminde yapılan toplantıya CHP İzmir Milletvekilli Prof. Dr. Birgül Ayman Güler, CHP İzmir Milletvekili Prof. Dr. Oğuz Oyan,  Su Politikaları Uzmanı Dursun Yıldız, ormancılık uzmanı Doç. Dr. Yücel Çağlar, Uluslararası Enerji Uzmanı Necdet Pamir, Eski Devlet Bakanı Hikmet Uluğbay, Prof. Dr. Metin Balcı, Gazeteci Yazar Orhan Bursalı, Maden Mühendisleri Odası Genel Başkanı Mehmet Torun ve çok sayıda tanınmış uzman katıldı.

“Küresel piyasacılık değerlerimizi imha etti”
21. yüzyıl için Planlama Kurultayı’na katılan ve planlamanın Türkiye’nin geleceği açısından önemine dikkat çeken Güler,  “Planlama içine girdiğimiz yüzyılda unutturulmuş bir kavramdır. Oysa bu küresel sömürgecilik çağında hem tek tek ülkelerin hem de dünyanın insanlık değerlerini yükseltme zorunluluğu vardır. Bu değerler küresel piyasacılık tarafından adeta imha edildi, şimdi yaşanabilir bir dünya yaratmak için planlama düşüncesinin yeniden çok güçlü bir şekilde hatırlanması ve uygulanmaya başlanması gerekir. Bu toplantı bu sebeplerden dolayı çok önemli bir toplantıdır” dedi.

“Dünya Türkiye’yi ucuz işçi cenneti olarak görüyor”
Prof. Dr. Bilsay Kuruç başkanlığında götürülen kurultayda Türkiye’nin insan kaynakları tablosu analiz edildi. Kuruç şöyle dedi: “ Türkiye 15 – 20 yıldır Dünya Bankası’nın gözetiminde dünya için yerine çakılı ucuz işçi cenneti olmaya mahkum edilmiştir. Geçtiğimiz 15 yılın tablosu budur. Bugün içinde kadınlar başta olmak üzere eğitim açısından, istihdam bakımından hiç iç açıcı olmayan bir tablo vardır. Türkiye dünyanın 17. büyük ekonomisi sayılıyor ama insanın gelişme endeksinde 90’ıncı. Yani ekonomide 17, sosyal gelişmede 90. sıra! Arada büyük bir makas var. Bu durum Türkiye’nin ana kaynağı olarak insanımızın, insan emeğinin dünyaya adeta bedava transfer edildiğini gösteriyor. Dünya kapitalizmi bizim gibi ülkeleri bilimden yoksun bırakan, bilimi kendi tekeline alan bir strateji izliyor. Dolayısıyla Türkiye’nin sahip olduğu insan potansiyeli akıl bakımından kötürümleştiriliyor” dedi.

“Türkiye’de planlama hükümet tarafından rafa kaldırıldı”
Türkiye’nin nüfus, yaratıcı güçleri ve doğasının planlanmasının çok önemli olduğunu altını çizen Gazeteci Yazar Orhan Bursalı, “Geleceği planlamayan bir Türkiye var. Çeşitli alanlarını planlaması gereken bir Türkiye olmamız gerekirken şu anda hükümetin aylık ya da yıllık akıllarına ilk gelen projeleri gerçekleştirme eğiliminde olduğunu görüyoruz. İstanbul’daki kanal projesi, yapılmak istenen hava alanları, 3. Köprü projesi bunların hiçbiri Türkiye’nin uzun vadeli projelerinde olmayan çalışmalardır. Hükümetin İstanbul’da gerçekleştirmeye çalıştığı projeler ile doğayı hiçbir şekilde korumak güdüsünde olmadığını görüyoruz. Türkiye sistemli bir planlama içinde olmadan kendi sorunlarını çözemez.  Hiçbir dönemde Türkiye bu kadar plansız bir şekilde yönetilmedi. Oysa Türkiye sorunlarını ancak planlamayla çözebilir” dedi.

“Petrol yasası ihanet yasasıdır”
Türkiye’nin enerji ithalatında dışa bağımlılığını anlatan bir sunum yapan Necdet Pamir ise şöyle konuştu: “Türkiye tükettiği enerjinin yüzde 27’sini petrolle, yüzde 33’ünü doğal gazla karşılayabiliyor. İkisi toplam yüzde 60’ı buluyor. Bu iki kaynakta tamamen dışa bağımlıyız. Petrol’de yüzde 93, doğalgazda 98 oranında dışa bağımlıyız. Türkiye’nin enerji ithalat faturasına ithal kömürü de koyarsanız ki o da 5 milyar dolar civarındadır, toplam enerji ithalatımız 60 milyar doları aşmış durumdadır. Bu da Türkiye’nin toplam ithalatının yüzde 25,4’ünü oluşturur. Durum adeta kabustur” dedi.

İki gün önce mecliste kabul edilen petrol kanununa ilişkin yasaya da eleştirilerde bulunan Pamir, “Petrol kanununun petrolde, doğalgazda dışa bağımlılığımızı azaltacak biçimde biçimlendirilmesi gerekir. Bu yasa aksine, devlet adına bugüne kadar arama üretim işletme yapan Türkiye Petrollerinin devlet adına arama, üretim yapma hakkı, yetkisi, sorumluluğu ve görevi kaldırıldı. Bu son yasa ihanet yasasıdır.  Özellikle denizsel alanlarda tüm ruhsatlar Türkiye Petrollerinde iken Türkiye Petrollerinin bu konumu ortadan kaldırılıp dışa bağımlılık daha da derinleştirildi. Yabancı devletlere Türkiye’de kuracakları şirketler vasıtasıyla arama yapma ve mülk alma hakkı tanındı. Bu yasayla Türkiye’nin enerji alanının planlanması çok zor hale gelmiştir” dedi.

Anahtar Kelimeler
    Pazartesi, 03 Haziran 2013 18:08

Bağlantılı Konular