Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak: "AKP bütçeye 15 milyar TL’lik makyaj yaptı"

“Türkiye’nin su deposu ve tesisatı için 200 bin dolar yardım yaptığı Kızılderililer Oregon’un en büyük barajının ortağı”

“Kızılderililere verilen 200 bin doların üzerine hep birlikte soğuk su içelim”

Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, BOTAŞ ve TEDAŞ’ın geçmiş yıllardaki vergi borcunu ödemesi, Halk Bankası’nın geçen yıl biten özelleştirmesiyle ilgili gelirlerin bu yıla sarkıtılması gibi yöntemlerle bütçeye yaklaşık 15 milyar TL’lik makyaj yapıldığını açıkladı. Öztrak, bu makyaj silindiğinde yılın ilk 10 ayında bütçe açığında geçen yıla göre hükümetin iddia ettiği gibi yüzde 59 düzelme değil; yüzde 19,2 bozulma olduğunu söyledi.

Türkiye’nin su deposu ve tesisatı için 200 bin dolarlık yardım yaptığı Oregon’daki Kızılderililerin enerji ve su şirketi sahibi, aynı zamanda Oregon’un en büyük barajının da ortağı olduğunu ifade eden Öztrak, “Başbakan’ın ‘İnşallah çıkaracağımız suyu içecekler’ dediği Kızılderilileri bilmem ama Türkiye Cumhuriyeti Hazinesi’nden verilen bu 200 bin doların üzerine tüm millet olarak bir bardak soğuk su içeceğimiz anlaşılıyor” diye konuştu.

Bütçe makyaj güzeli çıktı
Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında ekonomideki son gelişmeleri değerlendirdi. Başbakan Yardımcısı Babacan’ın “Türkiye’nin sıkı maliye politikaları ve mali disiplinle büyüdüğü” açıklamalarına karşın gerçeğin böyle olmadığını ifade eden Öztrak, 2014 Yılı Programı’nda yer alan bilgilere göre BOTAŞ’ın 3,3 milyar TL’lik, TEDAŞ’ın ise 2,6 milyar TL’lik geçmiş yıllara ait vergi borçlarını ödemesi ve 19 Kasım 2012’de tamamlanan Halk Bankası’nın halka arzından gelen 4,3 milyar TL’nin 2013’e yazılmasıyla bütçenin makyajlandığını söyledi. TCMB ve EÜAŞ’tan gelen toplam 4,5 milyar TL’lik temettü geliri de bunlarla birlikte düşünüldüğünde bütçede 14,7 milyar TL’ye ulaşan bir makyaj yapıldığını kaydeden Öztrak, makyaj silinince yılın ilk 10 ayında bütçe açığında geçen yıla göre hükümetin iddia ettiği gibi yüzde 59 düzelme değil; yüzde 19,2 bozulma olduğunu açıkladı.

Diyanet mal mülkte Vatikan'dan aşağı kalmıyor
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın BDDK ile çalıştığı ve Diyanet’in bankacılık sistemi ve hizmetlerle ilgili görüş vereceğiyle ilgili haberleri ve kamunun katılım bankacılığına gireceği yönündeki açıklamaları da değerlendiren Öztrak, Anayasa’ya göre “kimsenin, devletin sosyal, ekonomik, siyasi veya hukuki temel düzenini kısmen de olsa din kurallarına dayandıramayacağını” belirtti. Diyanet’in sahip olduğu mal varlığına yönelik haberleri hatırlatan Öztrak, “Maşallah, mal mülk edinme konusunda Diyanet İşleri Başkanlığımız Vatikan’dan aşağı kalmamaya başlamış. Gazetelerde çıkan haberlere göre Diyanet’in bir sürü şirketi var ve milyonlarca lira para kazanılıyor. Nereye gidiyor bu paralar? Bizim dinimizde böyle bir uygulama var mı? Bu şirketlerin ciddi şekilde kontrol altına alınması lazım” diye konuştu.

IMF'ye ödediklerinin 10 katını borçlandılar
Başbakan’ın IMF’ye olan borçların ödendiğin açıklamalarının “milleti hurafeyle aldatılması” olduğunu söyleyen Öztrak, IMF’ye ödenen son borç taksidinin bizzat AKP’nin 2005 yılında aldığı son borcun taksidi olduğunu belirtti. Öztrak, Türkiye’ye benzer ülkeler IMF’ye olan borçlarını 2005’te bitirmesine karşın Türkiye’nin IMF’den aynı yıl borç aldığını ifade etti. IMF’ye verilen 5 milyar dolarlık kredinin IMF’ye verilmiş standart bir borç olmadığını, istendiği anda geri alınabilecek IMF’nin kriz anında kullanabileceği bir imkan olduğunu söyleyen Öztrak, “Bu nasıl borç?” diye sordu. AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılı sonu itibariyle Türkiye’nin dış borcunun 129,6 milyar dolar olduğunu, bugün dış borcun 377,3 milyar dolar olduğunu belirten Öztrak, AKP’nin IMF’ye ödediğinin 10 katını borçlandığını söyledi.

İdare-i maslahatın daniskası
Öztrak, AKP iktidara geldiğinde her 100 dolarlık kısa vadeli dış borç ve cari açık için kasada 166 dolar para olduğunu, bunun bugün itibariyle 70 dolara düştüğünü belirterek, “Yani kısa vadeli borcumuzu ödedikten sonra cari açığı karşılayacak paramız yok. Başbakan’ın övündüğü tablo bu” dedi. Türkiye’nin bu tablo nedeniyle dünyanın en kırılgan ekonomileri arasında sayıldığını kaydeden Öztrak, “idare-i maslahat yapmadık” diyen hükümetin küresel ekonomide uygun koşullar olduğu dönemde idare-i maslahatın daniskasını yaptığını ifade etti.

Kızlı erkekli eğitim tartışmasıyla mı bilgi üreteceksiniz?
Öztrak, AKP döneminde Türkiye’nin sanayi tabanının eriten bir politika demeti uyguladığını, Dünya Bankası verilerine göre, sanayi sektörünün milli gelir içindeki payının benzer ülkelerde arttığını fakat Türkiye’de yüzde 35,5’ten yüzde 27,8’e düştüğünü belirtti. Sanayide yaşanan gerilemeleri rakamlarla anlatan Öztrak, buna karşın hükümetin sanayide atılım yaptığı iddiasında bulunduğunu hatırlatarak, “Bunun neresi atılım? Türkiye’nin başına gelen bu işlerin temel sebeplerinden biri, sermaye hareketlerinin yönetilememesidir. TL geçmişte aşırı değerlenmiştir. Bu, dışa açık sektörlerin rekabet gücünün canına okumuştur. Türkiye AVM ve rezidans ekonomisi olmuştur. Başbakan ‘bilgi üreteceğiz’ diyor. Nasıl üreteceksiniz? Yıllardır İmam Hatiplerin ipoteği altında kalan eğitim sistemiyle mi? 4+4+4 ucubesiyle mi? Dershane kavgalarıyla mı? İlkel, kızlı erkekli okul kavgalarıyla mı? Bu ortamda bilgi üretilebilir mi?” dedi.

2007’den sonra hangi reformu yaptınız?
Öztrak, Başbakan’ın Türkiye ekonomisinin son 10 yılda 3 kattan fazla büyüdüğü sözlerinin de gerçeği yansıtmadığını, dolar ve enflasyon makyajı çıktığında Türkiye’nin toplam gelirinin 1.68 kat, kişi başına gelir artışının ise 1.46 kat olduğunu kaydetti. Öztrak, artışın iki kata bile ulaşmadığını vurgulayarak, “Hükümet göreve geldiğinde güçlü ekonomi programını önünde buldu. 15 günde 15 yasa dediğimizde ‘Olur mu böyle şey?’ dediler. Ama ekonomide önlerindeki engeller bu yasalar sayesinde temizlendi. Reform yaptık diyen Başbakan 2007’den sonra hangi reformları yaptı?” diye konuştu. Başbakan’ın şişen egosundan milletin de partisinin de hükümet sözcüsünün de yorulduğunu ifade eden Öztrak, AKP’nin artık millete verecek bir şeyinin kalmadığını belirtti.

Baraj sahibi kızılderililere "suya kavuşsunlar" diye 200 bin dolar yardım verdik
Basın toplantısında Türkiye’nin ABD Oregon’daki Kızılderili kabilesine su deposu ve tesisatı için yaptığı 200 bin dolarlık yardıma ve Başbakan’ın “İnşallah çıkardığımız suyu Kızılderililer içecek” sözlerine de değinen Öztrak, 200 bin dolarlık çekin teslim edildiği kabilenin internet sitesindeki bilgilere göre kabilenin tatil köyü, kumarhane, orman ürünleri işletmesi, plaza, kompozit ürün fabrikası gibi işletmelere sahip olduğunu belirtti. Öztrak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Belki de en komik olanı, Başbakanın ‘Çıkaracağımız suyu Kızılderililer içecek’ dediği Kızılderililer’in enerji ve su şirketi var. Dahası, Oregon’un en büyük barajının da ortağı. Başbakanın inşallah çıkaracağımız suyu içecekler dediği Kızılderilileri bilmem ama Türkiye Cumhuriyeti Hazinesi’nden verilen bu 200 bin doların üzerine bir bardak soğuk suyu tüm milletle hep beraber içeceğimiz anlaşılıyor. Türkiye’de Ordu Merkez’e bağlı Gökömer Köyü’nde, Antalya Gazipaşa’ya bağlı Küçüklü Köyü’nde, Mersin Silifke’ye bağlı Kavak Köyü’nün Bağcağız Mahallesi’nde yaşayanlar susuzlukla boğuşurken Başbakan 200 bin doları kumarhane işleten bir kabileye hibe etmiş. Takdir milletindir.”

Bunlar dünyanın gündeminde olmayan tartışmalar
Öztrak, basın mensuplarının sorusu üzerine AKP’li Sadık Yakut’un açıklamasıyla başlayan kızlı erkekli okul ayrımı tartışmalarını da değerlendirerek, “Bugün eğitimle ilgili yapılan tartışmaları ekonominin göbeğinde. Türkiye’nin en önemli varlığı genç nüfusudur. Bu nüfus iyi eğitilmeli, çalıştığı zaman bir saatte yarattığı katma değer Almanya’dakine eşit hale gelmelidir. Bunun için eğitim gerekir. Biz eğitimde neler tartışıyoruz? Kızlı erkekli mi olsun, ayrı mı olsun, … Bunlar dünyanın gündeminde olmayan tartışmalar. Toplumun her alanında bölünme yaratılıyor. Biz-siz, kız-erkek, ırk ve mezhep temelli bölünmeler... Türkiye’nin bu bölünmelerle gideceği bir yer yoktur” dedi.

Anahtar Kelimeler
    Cuma, 22 Kasım 2013 13:21

Bağlantılı Konular