"Sadık Yakut’ların dünyasında kadının adı var kendi yok. Düşünceleri arızalı"

“Sayın Sadık Yakut 99’dan beri milletvekili. 14 senedir bir basın toplantısı yapıp düşüncelerini açıkladığına tanık olmadım. Demek kafasının arkasında bu tür arızalı fikirleri günü geldiğinde ifade etmek gibi bir görev üstlenmiş.”

“Türkiye artık AKP’ye dur demek zorunda. Önümüzdeki yerel seçimler birçok noktada genel seçim özelliği de taşıyacak. Onun için demokrasiye, özgürlüklere, hukukun üstünlüğüne ve gerçekten AKP karanlığına hayır diyecek herkesin CHP adaylarına destek vermesine ihtiyaç var”

“Ben ittifaklardan ziyade demokrasiye, özgürlüklere, kurallı bir demokrasiye inanan herkesin AKP’ye dur demek için CHP adaylarını desteklemesini öneririm”

“Sayın Başbakan kendi adayını torbadan çıkartabilir. Biz torbadan çıkartmıyoruz. En geniş şekilde o bölgede yaşayan halkın taleplerini, örgütümüzün eğilimlerini dikkate alarak belirliyoruz. Onun için Sayın Erdoğan kendi adaylarıyla, Arınç’la,  dershanelerle, kendi saçmalıklarıyla uğraşsın.”

Genel Başkan Yardımcısıve CHP Sözcüsü  Haluk Koç NTV’nin canlı yayınında   Miray Akdağ Uluç’un sorularını şöyle yanıtladı;

Miray Akdağ Uluç: Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezindeyiz. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç NTV yayınında konuğumuz. Efendim teşekkür ederiz yayınımıza katıldığınız için. Öncelikle Sadık Yakut’un bugün çok tartışılan sözleriyle başlamak istiyorum. Kızlı – erkekli eğitimin yanlış olduğuyla ilgili ifadeleri. Bununla ilgili sizin söyleyecekleriniz neler?
Haluk Koç: Valla yadırgamadım desem yalan olur. Çünkü Sayın Sadık Yakut 99’dan beri milletvekili. Ben herhangi bir ortamda 99’dan buyana 14 senedir Sayın Yakut’un bir basın toplantısı yapıp düşüncelerini açıkladığına tanık olmadım. Demek kafasının arkasında bu tür arızalı fikirleri günü geldiğinde ifade etmek gibi bir görev üstlenmiş. Neresinden bakarsanız tutarsız. Yani kadına bakış açısını çok net özetleyen bir görüş. Yani kadının adı var kendi yok bunların dünyasında. Eğitimde, evde, üretimde, iş hayatında, çağdaş bir toplumda kadınla erkek yan yana, birlikte eğitim görecekler, birlikte üretecekler, birlikte çalışacaklar, birlikte topluma katkıda bulunacaklar. Yani bu temel felsefeden uzak bir görüşün AKP’ye hakim olması ve bir meclis başkanvekilinin ağzından ifade edilmesi oldukça yadırgatıcı. Deyim hafif kaçmasın ama arızalı bir düşünce olarak değerlendiriyorum. İç dünyalarını yansıtıyorlar. Bir noktada açıklıkla söylemesi de takdir edilmesi gereken bir durum. Kafasındakini saklamamış, takiye yapmamış doğrudan söylemiş. Daha sonradan bütün açıklamalardaki gibi bir tevil yoluna gitme gayreti içinde oldular. Ama görünen köy kılavuz istemez. Kadın – erkek eşitliği konusunda AKP’nin duruşu her zaman yanlıştır. Kadın onlar için dediğim gibi evde oturması gereken, üretime katılmayacak, çocuk doğuracak, sadece itaat edecek bir varlık. Böyle bir çağdaş toplum yakalanması mümkün değil. Sizlerde takdir edersiniz. Bunu bilhassa Türkiye’deki tüm kadınların çok iyi değerlendirmesi gerekiyor. Yani AKP’yle Türkiye kadınlar açısından nereye gidiyor. Bu sorunun yüksek sesle sorulması lazım. Sadık Yakut bu sorunun sorulabilmesi için bir zemin hazırlamıştır. Bu açıdan saçmalık olduğunu ifade ediyorum ve eğitimde olsun, diğer alanlarda olsun kadınla erkeğin eşit olduğu bir dünyadan bahsetmenin AKP için çok uzak bir düşünce yapısı olduğunu da görüyorum.

Miray Akdağ Uluç: Bir süredir Türkiye gündemini meşgul eden bir konu var dershaneler kapatılacak mı, yoksa kapatılmayacak mı konusu. Son olarak Başbakan Erdoğan bu tartışmaya noktayı koydu ve kapatılacağını söyledi. Ondan kısa bir süre önce Bülent Arınç tarafların görüşünün de alınacağını ifade etmişti ama Başbakanın bu son açıklamasından sonra düzenlemenin az çok ne olacağı da netleşti. Sizin bu konudaki duruşunuz nedir?
Haluk Koç: Şimdi Sayın Arınç’ın sürekli açığa düşen pozisyonu üzerinde artık konuşmuyorum. Kendisi bunu bir hayat tarzı olarak kabul etmiş. Bunu kanıksamış, bunu kişilik yapısının bir formatı, bir şekli olarak kabul etmiş. Böylece çok konuşarak dolaşıyor ama söyledikleriyle hükümetin başındaki kişinin söyledikleri sürekli çelişiyor. Artık onu havale ediyoruz Sayın Arınç’ın kendi dünyasına.

Dershanelere gelince; dershaneler bakın bugünkü sistemi içerisinde bir sonuç, bir sebep değil. Eğitim sistemi bugün AKP elinde tıpkı sağlık gibi, tıpkı sosyal güvenlik gibi, tıpkı diğer sosyal politika alanlarındaki gibi darmadağın edilmiş vaziyette. Eğitim birliği ilkesi reddedilmiş, 4+4+4’le eğitim veliler nezdinde, çocuklar nezdinde tamamen içinden çıkılmaz bir yapıya büründürülmüş. Bilimsel eğitim terk edilmiş. Hurafelere dayalı bir takım eğitim sistemi belli bir yönde gençlik yetiştirmek için adeta topluma dayatılır hale gelmiş. Eğitim sistemini dershaneler boyutunda değil de tümüyle ele almak lazım. Eğitim sistemini çağdaş, üretime dönük, kadın – erkek eşitliğini, kız – erkek eşitliğini net ortaya koyan bir şekilde yeniden yapılandırmak lazım.

Bakın, 140 bin öğretmen açığı var. 300 binde atanamayan öğretmen var bekliyorlar. Şubat’ta 10 bin kadro verileceğini ifade etti Milli Eğitim Bakanı ve dershaneler kapatılırsa 50 bin öğretmen daha tekrar bu kadroya eklenecek. 350 bine çıkacak bu sayı ve daha büyük kentlerde temel eğitim dallarında öğretmen açıkları var. İstanbul’da bazı liselerde matematik öğretmeninin olmadığı bildiriliyor veliler tarafından. Yani böyle bir karmaşa içerisinde Başbakan sadece kendi kafasının doğruları çerçevesinde adımlar atmaya çalışıyor. Dershaneler olmalı mı çağdaş bir sistemde? Tabi ki olmamalı. Ama dediğim gibi bir neden değil, bir sonuç. Bugünkü eğitim sisteminin eşitsizliğinden kaynaklanan, üniversiteye giriş öncesinde öğrencilerin dışarıdan katkı alarak sürece hazırlandıkları bir yapılanma olarak yıllardır Türkiye gündeminde yer alıyor. Yani bunu ortadan kaldırabilmek için eğitim sistemini herkese eşit, ulaşılabilir, nitelikli, kız – erkek eşitliğine dayalı, bölgeler arası farkı kaldırılmış, bilimsel eğitim koşullarına göre yapılandırılmış, eğitim birliği ilkelerini reddetmeyen bir reforma tabi tutmak gerekiyor. Bu AKP’yle olacak iş değil. Tümünü sil baştan yeniden ele almak gerekiyor eğitimde.

Miray Akdağ Uluç: Efendim bugün bazı gazetelerde de yer alan önemli bir iddia var Cumhuriyet Halk Partisiyle ilgili olarak. Sırrı Süreyya Önder’in Cumhuriyet Halk Partisi lehine aday adaylığından şimdilik aday adayı çünkü çekilmesi yönünde bir talebi oldu mu?
Haluk Koç: Cumhuriyet Halk Partisi kendi adaylarıyla ilgileniyor. Diğer bahsettiğiniz kişi eğer aday olacaksa kendi partisinden, kendi düşüncesini yayarak aday olabilir. Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye’nin bugün tek insan yönetiminde yasama, yürütme, yargı erkinin birbirine karıştırıldığı, tek kişinin egemenliğinde dış politikadaki yanlışlarıyla demin söylediğim sosyal politika boyutundaki çıkmazlarla bir sürükleniş içerisinde ve Türkiye artık AKP’ye dur demek zorunda. Önümüzdeki yerel seçimler birçok noktada genel seçim özelliği de taşıyacak. Onun için demokrasiye, özgürlüklere, hukukun üstünlüğüne ve gerçekten AKP karanlığına hayır diyecek herkesin Cumhuriyet Halk Partisinin adayları etrafındaki en güçlü adayları olarak gözüküyor AKP’nin karşısında. Bilhassa  büyük kentlerde. Cumhuriyet Halk Partisinin adaylarına destek vermesi gerekiyor. Herkesin kafasına göre bir aday icat etmemiz, aday bulmamız mümkün değil. Herkesin kendi özellikleri var. Ama demin söylediğim genel doğrular çerçevesinde davranmak gerekiyor. Ben onu beğendim oy veririm, ben bunu beğenmedim oy vermem tarzında kişisel şeyler tabi ki insanlar ileri sürebilir ama genel pencereden bakmanın daha doğru olduğu bir seçim atmosferine gidiyoruz. Onun için ben ittifaklardan ziyade demokrasiye, özgürlüklere, kurallı bir demokrasiye inanan herkesin AKP’ye dur demek için Cumhuriyet Halk Partisi adaylarını İstanbul’da, Ankara’da ve diğer kentlerde desteklemesini öneririm.

Miray Akdağ Uluç: Aynı iddialarda aslında bir başka belirtilen şeylerde vardı. Örneğin mecliste bir görüşme yapıldığı veya HDP’nin 4 ilçeyle ilgili bir talebi olduğu. Büyükşehir Belediye Başkanlığı karşısında 4 ilçeyi talep ettiği gibi. Bu tür iddialarla ilgili sizin hiçbir duyumunuz var mı? Ya da ne kadar gerçeği yansıtıyor?
Haluk Koç: Bakın, bunlar seçimler öncesinde hep konuşulur. Daha öncede MHP ile Cumhuriyet Halk Partisinin ittifak yapacağı konusunda bir takım söylentiler ve bizler sözcü olarak sürekli bu sorulara muhataplığımız söz konusuydu. Benzer bir durumla karşı karşıyayız. Cumhuriyet Halk Partisi her seçim bölgesinde kendi adaylarıyla seçime gidecek. Cumhuriyet Halk Partisinin temsil ettiği AKP karşısındaki güçlü demokrasi arayışını destekleyen herkesin Cumhuriyet Halk Partisinde yeri var. Desteğine de ihtiyacımız var.

Miray Akdağ Uluç: Adaylar merak ediliyor. Başbakan Erdoğan’ın dün bir açıklaması vardı bizim adayımız belli ama Cumhuriyet Halk Partisinin İstanbul adayı belli değil şeklinde. Kim olacak CHP’nin adayı?
Haluk Koç: Valla AKP’de bu işler nasıl oluyor hepimiz biliyor. Eğilim yoklaması yapıyorlar torbaya oy atıyorlar. Torba kapanıyor Ankara’ya geliniyor ve burada açılıyor. Kimse görmüyor. Cumhuriyet Halk Partisi her seçim bölgesinin kendi özelliğine göre, o yörenin kendi gerçeklerine göre en demokratik şekilde ya çapraz kontrollü kamuoyu araştırmalarıyla birbirini denetleyen ya da oradaki tüm üyelerimizin katılımıyla örgüt denetiminde bir önseçimle adaylarını belirliyor. Bunlar peyderpey uygulanıyor. Bu hafta sonu da yine 27 yerde aday tespiti yapılacak ön elemeyle, eğilim yoklamasıyla. Yine kamuoyu anketleri bir kısmı sonuçlanmak üzere. Bunlarda olağanüstü bir Parti Meclisi toplantısında dile getirilecek. Sayın Başbakan kendi adayını torbadan çıkartabilir. Biz torbadan çıkartmıyoruz. En geniş şekilde o bölgede yaşayan halkın taleplerini dikkate alarak ve örgütümüzün eğilimlerini dikkate alarak belirlemek gibi bir süreci izliyoruz. Onun için Sayın Erdoğan kendi adaylarıyla uğraşsın, Arınç’la uğraşsın, dershanelerle uğraşsın. Cumhuriyet Halk Partisi kendi işini yapıyor. Yani Başbakanın torbadan çıkartacağı aday belliyse ne ala. Cumhuriyet Halk Partisi adayını günü geldiğinde açıklar dediğim yöntemlere göre.

Miray Akdağ Uluç: Peki bir takvim bize verecek olursanız İstanbul ve Ankara için adaylar ne zaman açıklanır?
Haluk Koç: Şöyle söyleyeyim. İstanbul’da da 17 ilçemizde yine hafta sonunda 30 Kasım’da, 1 Aralık’ta eğilim yapılacak. Bir ön eleme olacak. Çok sayıda aday adayı var. Daha sonra onlar 2, 3, 4, 5 sayıya indirildikten sonra ya tekrar ikinci bir sandık ya da kamuoyu değerlendirmesiyle belirlenecek. Büyükşehirle gelince sanıyorum Aralık ayı ortalarına kadar bu süreç tamamlanır. Çünkü 1 Aralık’ta da kamuda çalışanların aday olmak için istifa etmeleri için tanınan son gün. Onu da beklemek gerekiyor hukuksal açıdan bir sıkıntı yaşanmaması için. Ama aşağı yukarı Cumhuriyet Halk Partisinin yol haritası belli, takvimi belli. Herkes kendi işine baksın. Başbakan kendi saçmalıklarıyla kendisi uğraşsın. Cumhuriyet Halk Partisi kendi yolunda ilerliyor.

Miray Akdağ Uluç: Peki Ankara adayı kim olacak? Hem merkez sağdan aslında bahsedilen isimler var, hem de sizin isminizi de duyuyoruz zaman zaman Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için. Ne acaba partinin bu konudaki son görüşü?
Haluk Koç: Değişik aday adayları var müracaat eden milletvekillerimizde var, adı geçenler var. Ben kendimi herhangi bir şekilde bir noktaya taşıyarak söylemiyorum. Genel olarak değerlendiriyorum. Ama dediğim gibi demin söylediğim özelliklerde. Ankara ve İstanbul seçimin kilit noktalarından birisi olacak ve AKP iktidarı, daha doğrusu AKP faşizmi yıkılacaksa İstanbul’da ve Ankara’da yıkılacak. Onun için yerel seçimin ötesinde bir genel seçim özelliği taşıyor. Cumhuriyet Halk Partisi demin söylediğim özelliklerde bu demokrasi ve özgürlükleri ön plana alan, çağdaş bir kent yönetimini hedefine koyan, toplumsal uzlaşmayla kent yönetimini gerçekleştirecek olan en uygun adayı çıkartacaktır. Şu kimlik, bu kimlik değil Cumhuriyet Halk Partisinin özelliklerini, Cumhuriyet Halk Partisinin temel ilkelerini ve bu doğruda buluşan herkesi etrafında toplayacak bir aday olacak.

Miray Akdağ Uluç: Efendim teşekkür ederiz yayınımıza katıldığınız için. CHP Sözcüsü Haluk Koç Genel Merkezde sorularımızı yanıtladı.

    Perşembe, 21 Kasım 2013 12:43

Bağlantılı Konular