“Eski plaklardaki gibi sahibinin sesi olmaya çalışan, sahibine yaranmaya çalışan bir cisimle karşı karşıyayız”

“Başbakan’a ağzını açamayan bir kişi şimdi CHP Sayın Genel Başkanı’na dil uzatmaktadır. Kendisini dolaylı bir şekilde Başbakana affettirmek, yaranmak istemektedir.”

“Maalesef siyaseti belli bir süredir sürdüren, herkesin ortasında ağlayan, kimlikten, kişilikten, onurdan, siyasi duruştan bahseden kişinin düştüğü tablo vahimdir”

“Eski plaklardaki gibi sahibinin sesi olmaya çalışan, sahibine yaranmaya çalışan bir cisimle karşı karşıyayız”

“Arınç herhalde CHP Sayın Genel Başkanı’na sataşmanın verdiği hafiflikle yolculuğuna Amerika’ya kadar devam edecektir.”

CHP Sözcüsü Haluk Koç MYK çalışmalarını sürdürürken düzenlediği basın toplantısında, ABD’ye giderken  CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na sataşan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ı yanıtladı ve şunları söyledi;

“Değerli arkadaşlarım, hepinizi saygıyla selamlıyorum. Mutadın, yani alışılmışın dışına çıkarak ağlamaktan gözpınarları şişmiş olan Başbakan Yardımcısı Arınç’ın havaalanında yaptığı açıklamalarla başlamak istiyorum. İlginçtir Başbakan tarafından aşağılanan birisi ki biz bunu bir siyasi nezaketsizlik olarak değerlendirmiştik geçen hafta. Siyasetin genel kuralları, genel etik anlayışı içinde bakmıştık meseleye. Fakat aşağılanmaktan hoşlanan bir ruh hali çıkıyor karşımıza. Kendisi ifade etmişti benim özgül ağırlığım var demişti. Özgül sözünü de yanlış kullanmıştı. Biliyorsunuz özgün ağırlık olması gerekir. Her cismin bir özgün ağırlığı vardır, özgül varlığı vardır. Sayın Arınç’ın da bir özgül ağırlığı olması çok doğaldır bir cisim olduğu için bu kainatta. Fakat ne yazık ki azarlanmaktan, aşağılanmaktan hoşlanan bir yapısı olduğu da ortaya çıkıyor. Şimdi şamar yemekten bıkmamış, azarlanmaktan bıkmamış, paspas olmaktan bıkmamış bir Arınç manzarası bugün havaalanında Amerika’ya gitmeden önce ortaya çıkmıştır.

Değerli arkadaşlarım, özgün ağırlıktan bahseden kişinin tipik bir özgül hafiflikle karşımıza çıktığını hepimiz görüyoruz. Başbakana ağzını açamayan bir kişi şimdi Cumhuriyet Halk Partisi Sayın Genel Başkanına dil uzatmaktadır. Kendisini dolaylı bir şekilde Başbakana affettirmek istemektedir, yaranmak istemektedir. Siyasette siz ne kadar etik değerleri korumaya çalışırsanız çalışın maalesef siyaseti belli bir süredir sürdüren, herkesin ortasında ağlayan, kimlikten, kişilikten, onurdan, siyasi duruştan bahseden kişinin düştüğü tablo vahimdir. Herhalde Cumhuriyet Halk Partisi Sayın Genel Başkanına sataşmanın verdiği hafiflikle yolculuğuna Amerika’ya kadar devam edecektir. Cevap vermeye değer hiçbir şey görmüyorum. Çünkü eski plaklardaki gibi sahibinin sesi olmaya çalışan, sahibine yaranmaya çalışan bir cisimle karşı karşıyayız”

    Çarşamba, 20 Kasım 2013 11:18

Bağlantılı Konular