Tanrıkulu, Ankara Onkoloji Araştırma ve Eğitim Hastanesi'ndeki kadrolaşmayla ilgili meclis araştırması istedi

Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Ankara Onkoloji Araştırma ve Eğitim Hastanesi’nde yönetici ve sorumlu kadrolarında AKP iktidarında siyasal kadrolaşmanın artması, iktidara yakın olmayan sendikalı çalışanların görevlerinden uzaklaştırıldığı iddiaları, hastane yönetiminin harcamalarının incelenmesi, Sağlık Bakanı ve ilgi makamların bu konudaki hatalarının tespitinin araştırılması amacıyla Meclis Araştırması istedi.

TBMM Başkanlığına sunulan önerge şöyle:

“Ankara Onkoloji Araştırma ve Eğitim Hastanesi’nde yönetici ve sorumlu kadrolarında AKP iktidarında siyasal kadrolaşmanın artması, iktidara yakın olmayan sendikalı çalışanların görevlerinden uzaklaştırıldığı iddiaları, hastane yönetiminin harcamalarının incelenmesi, Sağlık Bakanı ve ilgi makamların bu konudaki hatalarının tespitinin araştırılması amacıyla Anayasa’nın 98’inci, İç Tüzüğün 104’üncü ve 105’inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ederim.

Gerekçe
Ankara Onkoloji Araştırma ve Eğitim Hastanesi’nde AKP iktidarında son zamanlarda süre gelen kadrolaşmalar vahim boyutlara gelmiştir. 2002 yılından bugüne siyasi iktidarın tüm bürokratik kadrolarda oluşturmaya çalıştırdığı yandaş yaratma çalışmaları son olarak devlet kurumlarının halka doğrudan hizmet veren ve hayati öneme sahip olan sağlık kuruluşlarına kadar yansımıştır. Başkent’te yer alan Ankara Onkoloji Araştırma ve Eğitim Hastanesi ise bu siyasi kadrolaşmanın son hedefidir.

İnsan sağlığı söz konusu olduğunda tüm evrensel değer ve ilkelerin kabul gördüğü dünya da, sağlık açısından uzman kadrolar ve tecrübeli personelin olması elzem bir kuraldır. Ancak AKP iktidarı son icraatları itibari ile bir sağlık kuruluşunda siyasal, etnik, sendikal, mezhepsel nedenler ile farklı idari atamalara sebebiyet vermektedir. Ankara Onkoloji Araştırma ve Eğitim Hastanesi’nde Başhekimlik ve Başhemşirelik kadrolarında iktidara yakın sendika mensubu kişilerin atanması bunun somut örneğidir. Atanan idari kadroların tecrübe eksikliğinin yanı sıra, mezhepsel ve etnik kökenlerden dolayı eski kadroların tasfiye edildiği iddiaları ise 21.yüzyıl’da başlı başına bir ayıbın işaretidir. En az lisans düzeyinde eğitim almış hemşirelerin yılların tecrübe kazanımını hiçe sayarak, onlardan daha az tecrübeli ve eğitim geçmişi olan kişilerin işe alınmaları ve sorumlu yapılmaları üzücü bir durumdur. Onkoloji Hastanesi gibi insan hayatını doğrudan etkileyen cerrahi operasyonların yapıldığı bir sağlık kuruluşunda tecrübesiz personelin gerçekleştirdiği ameliyatlarda hayatlarını kaybeden vatandaşlarımızın sorumluluk ve vebali AKP iktidarındadır. Tüm siyasi söylemlerinde inanç kavramlarını vurgulayan AKP iktidarı, Ankara Onkoloji Araştırma ve Eğitim Hastanesi’nde tüm idari kadroları yandaşları ile doldurarak, idari anlamda sorumlu hemşirelikten, başhekimliğe kadar tecrübe ve başarıları ile bu hakkı kazanan sayısız çalışana karşı “kul hakkı yemektedir”.

Ankara Onkoloji Araştırma ve Eğitim Hastanesi’nde kadrolaşmanın nedenli tehlike boyutlara geldiği ortaya atılan iddialarla daha da belirgin olmaktadır; farklı etnik ve mezhepsel kökenlere bağlı çalışanların görevlerinden uzaklaştırmaları ve yerlerine tecrübesiz ancak iktidarın rıza gösterdiği etnik ve mezhepsel kökenlere bağlılık gösterdiği kişilerin atanması ile gösterilebilir. AKP iktidarında yaşanan sayısız birlikte yaşama karşı duruş ve nefret suçu dikkate alındığında bu yapılan uygulamanın evrensel bir etik değere uymadığı görülecektir.

Başhekim, sorumlu hemşireler, başhemşireler, idari müdür ve yöneticilerin keyfi ve siyasi değişimleri sonucu Ankara Onkoloji Araştırma ve Eğitim Hastanesi’nde kazanan AKP iktidarı olabilir ancak kaybedenin bu ülke vatandaşları olacağı kesindir, hastaların tecrübe eksikliği bulunan kadrolarda yanlış ve eksik tedavi görmesinin sorumluluğu siyasal iktidarın olacaktır. Bunun dışında görevlerinden siyasi, etnik, mezhepsel nedenlerle alınan çalışanlarında tüm sorumluluğu mevcut iktidardadır. Hastane’de görev yapan bir yetkilinin fişleme yaptığı ve eski sorumlu ve yöneticileri farklı sebeplerle fişlediği iddiası, insan sağlığının öncelik olduğu bir kurumu ticari işletme mantığına dönüştürmek ve dışarıdan atamalar yapmak gibi üzücü uygulamalarda AKP iktidarının samimiyetini göstermektedir.

Ankara Onkoloji Araştırma ve Eğitim Hastanesi’nde yaşanan eski tecrübeli idari ve teknik kadroların siyasal, etnik ve inanç temelli görevden alınmaları ve yerlerine tecrübesiz ve iktidara yakın kadroların atanması, tüm kanuni mevzuatlara uygun olsa dahi, etik olmadığı apaçık ortadadır. Onkoloji Araştırma ve Eğitim Hastanesi siyasi bir kurum değil, insan sağlığına hizmet veren bir kurumdur. Sağlık kurumlarının siyasi ihtiraslar yerine, halkın sağlığına odaklanması gereklidir, Sağlık kurumlarının önemi ihtisaslarından kaynaklanmaktadır. Bu sebeple halkın temsil gücü olan Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde mevcut iktidarın, keyfi ve siyasi atamalarının araştırılması, sorumlularının belirlenmesi elzemdir.”

    Pazartesi, 18 Kasım 2013 13:36

Bağlantılı Konular