Serindağ: "Davutoğlu açıklasın; El Nusra terör örgütü müdür?"

Gaziantep Milletvekili ve TBMM İçişleri Komisyonu Üyesi Ali Serindağ, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun El Nusra Cephesi’nin terör örgütü olup olmadığı ile ilgili olarak verdiği yazılı soru önergesine açık cevap vermediğini söyledi. Davutoğlu soru önergesinde yer alan El Nusra Cephesi’nin Türkiye tarafından desteklenip desteklenmediğini de açıklamadı.

Somali’nin başkenti Mogaşidu’daki Türk Büyükelçiliğine yönelik saldırıdan hemen sonra 31 Temmuz 2013 tarihinde Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’na, yazılı bir soru önergesiyle saldırıyı düzenleyen El Şebab örgütünün, El Nusra ve El Kaide ile bağlantılarını soran CHP Gaziantep Milletvekili ve TBMM İçişleri Komisyonu Üyesi Ali Serindağ, Davutoğlu’ndan açık cevaplar alamadığını açıkladı.
Davutoğlu, 6 Kasım 2013 tarihinde Serindağ’a verdiği cevapta Somali’deki saldırının El Şebab örgütü tarafından yapıldığını, El Şebap ve El Nusra’nın ise El Kaide ile bağlantılı örgütler olduğunu belirtmiş, bu örgütlerin Türkiye’ye yönelik tehditlerini ve saldırılarını da teyit etmiştir.
Ancak Davutoğlu, Serindağ’ın “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin El Kaide ya da El Kaide bağlantılı örgütlerle herhangi bir ilişkisi var mıdır? Hükümetiniz, El Kaide ve onunla bağlantılı El Şebap ve El Nusra örgütlerini birer terör örgütü olarak görmekte midir?” şeklindeki sorusuna ise açık cevap vermediği gibi, bu örgütlere yönelik “terör örgüt” vurgusu yapmadan bahsi geçen örgütlere yönelik bu örgütlere karşı Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin terörle mücadele konusundaki yaptırımlarına uyduğunu belirtmiştir.
Davutoğlu’nun bu konuda verdiği cevap tam olarak şöyledir: “Suriye’deki El Nusra Cephesi ise Nisan 2013’te Irak’taki El kaide ile birleştiğini açıklamıştır. Her iki örgüt de, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) terörle mücadele konusunda almış olduğu 1267 (1999) ve 1989 (2011) sayılı kararları çerçevesinde faaliyet gösteren El kaide Yaptırımlar Komitesi’nin hazırladığı El kaide Yaptırımlar Listesi’nde yer almaktadır. Bahsekonu kararlar BM Şartı’nın VII. Bölümü uyarınca üye devletler açısından bağlayıcıdır. Türkiye bu konudaki yükümlülükleri hassasiyetiyle yerine getirmektedir. Türkiye, 2003 yılında El Kaide’nin saldırılarına maruz kalmış bir ülkedir bu grupla bağlantısı bulunan şahıslar hakkında gerekli adli süreçler yürütülmektedir.”

Terör örgütü diyemedi
Davutoğlu bu örgütleri doğrudan “terör örgütü” olarak nitelendirmediği gibi, Türkiye’nin El Nusra örgütü ile ilgili bir ilişkisi olup olmadığına ise yazılı cevabında doğrudan değinmeyip, “Türkiye bu konudaki yükümlülükleri hassasiyetiyle yerine getirmektedir” diye genel geçer bir cevap vermektedir.
Serindağ, bu cevaptan dolayı, Davutoğlu’na yeniden soruyor: Eğer “Türkiye El Nusra ile ilgili yükümlülüklerini hassasiyetiyle yerine getiriyorsa” gerek ulusal, gerekse de uluslararası alanda bu ve benzeri terör örgütlerinin Türkiye tarafından desteklendiği iddiaları neden gündemdeki yerini korumaktadır? Bu örgütle ilgili terör örgütü belirlemesi neden yapılmamaktadır? Eğer bu örgütün çalışmaları yasaksa, bu örgütün elemanlarının kaçı Türkiye’dedir, kaçı ile ilgili soruşturma yapılmıştır? Bu örgüt elemanlarından Türkiye’de tutuklu olan var mıdır?

CNN iddiaları da yalan mı
Serindağ, yaptığı açıklamada ayrca şu soruları da yeniden sordu:
Taraf Gazetesi yazarı Emre Uslu’nun El Nusra’nın MİT tarafından desteklediği ve bu desteğin de  Mavi Marmara’yı organize eden IHH üzerinden yapıldığı iddiaları doğru mudur? Eğer bu iddia doğruysa IHH’ya bu destek nasıl ve hangi kanaldan yapılıyor?
Türkiye’nin El Nusra terör örgütünü desteklediğine yönelik çeşitli kanıtların Suriye tarafından  hükümetenize sunulduğu  iddiaları doğru mudur?
Ceylanpınar sınırının El Nusra Cephesi’nin geçişlerine açık olduğu,  birçok El Nusra üyesinin Ceylanpınar’da yaşadığı iddia edilmektedir. Bunlar  doğru mudur?
CNN İnternational’ın görüntüler eşliğinde “El Kaide, El Nusra Türkiye’de” iddaaları doğru mudur?
El Nusra Cephesi ile Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) arasında “bir bağ yok dense de”  aralarında ÖSO ile El Nusra Cephesi’nin de olduğu 13 örgütün geçtiğimiz aylarda “İmza koyan güçler olarak, tüm askeri ve sivil güçleri yasamanın tek kaynağı olacak şeriata dayanan açık bir İslami çatı altında birleşmeye çağırıyoruz” açıkladıkları doğru mudur?

Bu ve benzeri onlarca sorunun muhatabı Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’dir. Dışişleri Bakanı Sayın Ahmet Davutoğlu, genel geçer cevaplar yerine bu iddialara artık net cevaplar vermelidir.

    Cuma, 15 Kasım 2013 12:48

Bağlantılı Konular