CHP, Sinop nükleer santral projesi hakkında meclis araştırması açılmasını istedi

CHP Grup Başkanvekili ve Sinop Milletvekili Engin Altay ve Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu Sinop Nükleer Santral projesine ait sözleşmenin, sözleşme sürecinin, santralin ekolojik dengeye vereceği zarar ve tahribatların, yatırım maliyetinin hesaplanmasında izlenen yöntem veya yöntemlerin incelenerek kamu aleyhine oluşabilecek zararların belirlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması amacıyla Meclis Araştırması açılmasını istedi.

TBMM Başkanlığı’na sunulan istem şöyle;

“Sinop Nükleer Santral projesine ait sözleşmenin, sözleşme sürecinin, santralin ekolojik dengeye vereceği zarar ve tahribatların, yatırım maliyetinin hesaplanmasında izlenen yöntem veya yöntemlerin incelenerek kamu aleyhine oluşabilecek zararların belirlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması amacıyla Anayasanın 98 ve İçtüzüğün 104 ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

Gerekçe:
Sinop’ta inşa edilecek Nükleer Santral Projesi 29 Ekim 2013 tarihinde Japonya Hükümeti ile imzalanan Hükümetlerarası anlaşma sonucu 22 Milyar dolar yatırım maliyetiyle Nükleer Santral kurma işi Japonya Mitsubishi ve Fransa Areva firmalarının oluşturdukları konsorsiyuma verilmiştir.

Ancak Sinop’ta inşa edilecek Nükleer Santral reaktör modeli ATMEA 1’in daha önceden hiç bir ülkede faaliyette bulunmaması, kurulmaması ATMEA model reaktörün ilk kez Türkiye’de kurulacak olması ciddi güvenlik risklerine dair şüpheleri de beraberinde getirmektedir.

Özellikle Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 29 Ekim 2013 tarihinde Hükümetlerarası anlaşma imzalanırken yaptığı açıklama güvenlikle ilgili kamuoyu tarafından duyulan şüphelerde ne denli haklı olunduğunu da gözler önüne sermiştir. ‘’ “Kaza hiçbir zaman yüzde 100 yoktur’ denilemez, milyonda 1 de olsa böyle bir tehlike, böyle bir kaza olabilir. Bunları da görmemezlikten gelmek mümkün değil. Onun için de biz şu anda böyle bir nükleer enerjinin olması gereğine inanıyorsak, bu adımı atarız.’’. Görüldüğü üzere Sinop’ta inşa edilecek reaktörün güvenliği taraflarca imza aşamasında iken açıkça belirtilmemiş tam tersine her an kaza olabilir bu duruma hazırlıklı olun anlayışı sergilenmiştir.

Nükleer Santral yatırım maliyetinin 22 Milyar dolar olacağı açıklanmış ancak yatırım maliyetinin hangi bilimsel hesaplama yöntemi ile hesaplandığı açıkça belirtilmemiştir.

Nükleer santralin inşası sırasında Sinop’un doğal yapısına verilecek tahribat, kaç ağacın kesileceği, yok edileceği de adeta kamuoyundan saklanmaktadır. Ayrıca kamuoyu olası bir nükleer santral faciasında Sinop ve tüm Türkiye’nin nasıl bir facia ile karşı karşıya kalabileceği konusunda bilgilendirilmemiştir.

Kafaları kurcalayan başka bir nokta ise konsorsiyum firmalarından Fransız AREVA firmasının 2011 yılında Almanya’da Federal Savcılar tarafından ihale ve sözleşme kazanmak için rüşvet dağıtmakla soruşturulmasıdır. Ticari sicili kusursuz olmayan bir firmanın 22 Milyar dolarlık bir projede yer almasının nedenleri de açıkça araştırılmalıdır. Ayrıca nükleer santral projesi kapsamında başka hangi firmalarla görüşmeler yapıldığı ve bu firmaların ilettikleri projelerin ve tekliflerinin neler olduklarının da kamuoyuna açıklanmasında fayda bulunmaktadır.

Nükleer Santral Sözleşmesi’nin yatırım maliyetinin artmasına izin verip vermediği, hazine garantisinin verilip verilmeyeceğinin sözleşme hükümleri içerisinde nasıl yer aldıklarının da incelenmesi gözden geçirilmesi yararlı olacaktır.”

    Çarşamba, 13 Kasım 2013 17:30

Bağlantılı Konular