"Dünyanın hiçbir yerinde ve mevzuatımızda protesto etmek suç değildir; olamaz."

Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nun yazılı açıklaması şöyle:

“7 Kasım 2013 tarihli ve 28814 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanıp yürürlüğe giren Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’le AKP Hükümeti 12 Eylül’e karşı durmak bir tarafa en büyük darbe taraftarlarını dahi kıskandıracak anti-demokratik adımlarına bir yenisini daha eklemiştir. Grev gözcüsü önlüğüyle çektirdiği fotoğrafı gururla gösteren ; ama diğer yandan işçilerin grev haklarını, tazminat haklarını ellerinden almaya çalışan Sayın Başbakan ve hükümetinin bir yandan gençliğinde afişler astığını anlatıp diğer yandan düşünen, dinamik gençliği ve öğrencileri hedef almış olması ne yazık ki bizleri şaşırtmamıştır.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak darbe ürünü YÖK’ün kaldırılması ile özgür ve demokratik üniversiteler için mücadele ederken; AKP Hükümeti tamamen bağımlı ve antidemokratik üniversiteler yaratma çabasına yenilerini eklemeye devam etmektedir. Üzülerek izlediğimiz bu tablo karşısında sessiz kalmamak bizlerin ve düşünceye, demokrasiye gönül vermiş tüm yurttaşların öncelikli görevlerindendir.

Az gelişmiş ülkelerde ve hatta demokrasiye tam geçememiş ülkelerde dahi suçluluğu ispatlanana kadar herkesin suçsuz olduğunu kabul eden masumiyet karinesini, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde yer alan hiç kimsenin eğitim hakkından yoksun bırakılamayacağı ilkesini ve en genel anlamda insan haklarını açıkça ihlal eden bu değişikliği kınıyorum.

Düşünceye, özellikle de kendisine destek vermeyen ve hatta karşı çıkan düşünceye karşı tahammülsüzlüğüyle tanınan AKP Hükümeti şimdi de kendisini eleştiren veya eleştirme ihtimali bulunan öğrencilerin eğitim hakkını elinden alıyor. Dünyanın hiçbir yerinde ve mevzuatımızda protesto etmek suç değildir; olamaz. Ancak AKP Hükümeti her alanda olduğu gibi özgürlük yerine tutsaklığı, düşünce yerine itaati, tartışma yerine kavgayı tercih ederek korku düzenini daha da karanlıklara taşımaya çalışmaktadır.

En doğal hakkı olan eleştiri hakkını kullanan, belki okul kantinindeki yemek fiyatlarını protesto etmek isteyen veya ülke meselelerinde kendisinin de söz hakkı olduğunu bilen ve düşünen bir öğrenci artık eğitim alamayacak. Zira anılan değişiklikle protesto eden, afiş asan, slogan atan veya bunları yapma tehlikesi olan her öğrencinin okuldan uzaklaştırılmasına izin veriliyor.

Düşüncenin aydınlığından, gençliğin gücünden her zaman korkmuş olan AKP Hükümetinin bu türden antidemokratik ve insan haklarına aykırı uygulamalarına artık bir son vermesi gerektiğini anlamasını ümit ediyorum. “

    Salı, 12 Kasım 2013 19:24

Bağlantılı Konular