Toprak 6-8 Kasım günleri ABD’de Holmes, Çağaptay, Danziger, A. Cook, Makovsky ve Kirişçi ile görüşecek

Erdoğan Toprak, “CHP ABD ile olan ilişkilerine dönemsel, taktiksel ve stratejik değil, tarihsel bir çerçevede ve önemde bakmaktadır” dedi.

Genel Başkan yardımcısı  Erdoğan Toprak, 6 – 8 Kasım günleri ABD’de olacak ve temaslarını Washington’da sürdürecek

Toprak   ABD ziyaretinde, Amerikan Türk Konseyi Başkanı James Holmes, Washington Enstitüsü Türkiye Araştırma Çalışmaları Direktörü Soner Çağaptay, Amerikan İsrail Kamu İşleri Komitesi’nden (AIPAC) Rafi Danziger, Orta Doğu Çalışmaları Uzmanı Dış İlişkiler Konseyi’nden (CFR) Steven A. Cook, Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi Üyesi Alan Makovsky ve Brookings Institute’den Kemal Kirişçi ile görüşecek.

CHP’nin ABD temsilciliğinin çalışmalarına  katılacak  ve Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun ABD ziyaretiyle ilgili hazırlıkları  da değerlendirecek olan Erdoğan Toprak  şunları söyledi;

“Üç gün boyunca Washington’da sürdüreceğim temaslar,  ülkemizin ve halkımızın çıkarlarıyla genel anlamda barışını tesisini esas almaktadır. Cumhuriyet Halk Partisi, ABD ile olan ilişkilerine dönemsel, taktiksel ve stratejik değil, tarihsel bir çerçevede ve önemde bakmaktadır. Bu çerçevede Türk ve Amerikan toplumlarının ilişkilerini en sağlam ve en sağlıklı zeminde inşa etmeyi bir büyük hedef olarak görmektedir.

Bizim Cumhuriyet Halk Partisi olarak önceliğimiz, ülkemizde ve bütün dünyada barışın tesis edilmesinde ve güvence altına alınmasında birlikte hareket etmenin sorumluluklarını yerine getirmektir. Ayrıca, iki ülke arasındaki güven ilişkisini sürekli ve daha güçlü bir biçimde yeniden hayata geçirmekte önceliklerimizdendir.

Bugün AKP Hükümeti ile ABD arasında konuşulmayan ama, belli raporlara yansıyan ciddi sıkıntılar bulunmaktadır.

Bu durumu ülkemizde görev yapan iki eski ABD Büyükelçisi Sayın Eric Edelman ve Sayın Morton Abramowitz  hazırladıkları ‘From Rhetoric to Reality- Reframing U.S. Turkey Policy’ başlıklı raporda ortaya koymaktadırlar.

Biz bu sıkıntının nedenini Atatürkçü Dış Politika Siyasetinden sapma olarak görüyoruz. Atatürkçü, yani kurucu dış politika sınanmış, denenmiş, irdelenmiş ve bunun sonucunda uygulanmış, doğruluğu ile de kabul görmüştür. Türkiye ancak “Yurtta Sulh, Cihan da suld” diye formüle edilen Atatürkçü dış politika ile barışa katkıda bulunabilir.

Bu politika aynı zamanda bizim ABD ile olan ilişkilerimizin de yeniden daha güvenli bir yolda ilerlemesine yol açacaktır. Bunun için,  var olan sıkıntıları konuşmak, tartışmak ve gidermek, ABD ile Türkiye arasında dostluğa, karşılıklı yarara  dayalı  iyi ilişkileri yeniden ve daha güçlü bir biçimde kurmak istiyoruz.

CHP olarak dış politika siyasetini,  partimizin çıkarı doğrultusunda değil, öncelikle ülkemizin çıkarları doğrultusunda şekillendirmekteyiz.

Bu anlayışımıza uygun olarak birçok ziyaret gerçekleştirdik ve gerçekleştirmeye devam edeceğiz. AKP bu ziyaretlerimize yönelik çok ciddi; ancak anlamsız tepki göstermektedir.

Bizim ziyaretlerimiz ülkemize ve ziyaret ettiğimiz ülkelere son derece olumlu yansımaktadır.

Örneğin, Çin ziyaretimiz sonrasında Çin Halk Cumhuriyeti ile Türkiye arasındaki ilişkilerde bir sıçrama oldu.

Irak ziyaretimiz sonrasında Irak Dışişleri Bakanı Türkiye’ye geldi ve AKP ile kopma noktasına gelen Irak-Türkiye ilişkiler yeniden düzenlendi, güçlendi.

Mısır ve Suriye ziyaretlerimiz ise halklarımız arasında sıcak bağların yeniden ortaya çıkmasına neden oldu.

ABD ziyaretimizin de ulusal olduğu kadar uluslararası ilişkilerde de son derece olumlu sonuçlarının olacağına inanıyoruz”

    Pazartesi, 04 Kasım 2013 16:49

Bağlantılı Konular