"Amaç örtünme meselesi değil, amaç AKP’nin toplumu dönüştürme modelidir"

“Tayyip Erdoğan TBMM’yi tutsak etmek istiyor. Kendi oyununa, kendi arzusuna TBMM’yi alet ederek hak etmediği bir siyasi prim toplamanın peşine gitmiştir. Bu yapılan özgürlük anlayışı değildir. Tam tersine özgürlükleri ortadan kaldırmaya yönelik girişimdir.”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Adnan Keskin NTV’nin canlı yayınında soruları şöyle yanıtladı:

Sunucu: Mecliste bir numaralı gündem maddesi türbanlı milletvekillerinin Meclis Genel Kuruluna girmesi. Bu konuda bugün bir adım atılmadı. Meclis Genel Kurulu saat 14.00’te kapılarını açtı ama türbanlı milletvekilleri bugün Meclis Genel Kuruluna girmediler. Yarın büyük ihtimalle 4 kadın milletvekilinin türbanıyla birlikte Meclis Genel Kuruluna girmesi bekleniyor. Peki CHP türbanlı milletvekiline nasıl bakıyor. Az önce CHP’nin kapalı grup toplantısı vardı. Oradan çıktı Adnan Keskin CHP Genel Başkan Yardımcısı konuğumuz oldu. Efendim çok teşekkürler ayağınızın tozuyla geldiniz.

Adnan Keskin: Sağolun iyi yayınlar diliyorum.

Sunucu: Efendim grup toplantısı yaptınız kapalı grup toplantısı. Tabi türbanlı milletvekili şuan gündemin bir numaralı sırasında. CHP nasıl bakıyor türbanlı milletvekiline?

Adnan Keskin: Önce şunu bir vurgulamak gerekiyor. AKP her seçim süreci başladığında toplumu yapay bir takım tartışmalar etrafında kutuplaştırarak, insanları kendi kompartımanında dondurma projesi uygulanıyor. Bakıyorsunuz Türkiye’nin önemli sorunlarından şiddet ve terörle ilgili bir öneri getirtiyor. Çözüm reçetesi diye toplumun karşısına çıkarıyor, geride kalan 4 tane seçimde bu oyunun oynandığını gördük. Bu seçimlerde de şimdi yerel yönetim seçimleri geldi. Birden Türkiye’nin gündemine parlamentodaki kadın milletvekillerinin türbanlı girip girmemesi tartışması gündeme taşındı. Biraz önce AKP’nin grup başkanvekilini dinledim. Toplumun karşısına gözlerine baka baka gerçekleri saptıran laflar etti. Anımsayın bundan birkaç yıl evvel bir AKP milletvekili kadın milletvekillerinin parlamentoya türbanla girmesi yönünde bir açıklama yapmıştı. O tarihte AKP’nin Grup Başkanvekili ve Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan nasırına basılmışçasına ayyuka çıkan seslerle, gürültülerle o milletvekilini suçladılar ve bu milletvekilini böyle bir açıklama yaptığı için disiplin kuruluna verdiler. Disiplin kurulundan bu milletvekili ceza aldı. Şimdi bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. Sen iki yıl evvel kendi milletvekilin, bir erkek milletvekilin türbanla girilmesi konusunda bir açıklama yaptı diye Türkiye’deki siyasi dengeleri, siyasi ortamı kendi siyasi çıkarına uygun bulmadığın için disiplin kuruluna vereceksin, sonra döneceksin burada bu bir kişisel özgürlüktür, kadın milletvekilleri bu konuda belli bir olgunluğa eriştiyse bu konuda türbanla içeri girebilirler diyeceksin.

Ben şimdi soruyorum. Bu üç tane hanımefendi 3 yıldır bu parlamentoda devam ediyor. 3 yıldır bu insanlar başı açık parlamentoya girdiğinde İslam dışının sınırı dışında mı yaşamlarını sürdürdüler? Şimdi kafalarına meteortaşı düşmüş gibi biz başımızı inançlarımızın gereği olarak türban takıyoruz, parlamentoya türbanla geleceğiz diyor. Ve gerçeği söylemiyorlar. Bu bir parti politikasıdır.

Sunucu: Hacca gitmeleri de tabi önemli bir nokta.

Adnan Keskin: Yani hacca gidince mi insanlar başını örtüyor? Eğer bu konuda kuranda bir ayet varsa, herhangi bir İslami yorum varsa, herhangi bir hadis varsa onu ortaya koysunlar. Başınızı hacca gittikten sonra örtersiniz, hacca gidince de başınız açık gezebilirsiniz diye varsa bir İslami kural bu konuda böyle edebiyat yapan, nutuk sıkan arkadaşlarımız çıksınlar bu konuda hangi İslami kurala dayandıklarını ortaya koysunlar. Mesele kişilerin bireysel hak ve özgürlüğü falan değil. AKP parlamentonun 1923’ten buyana gelen geleneklerini, kültürünü ayak altına almaktadır. Bu parlamento 1923’te kurulmuş. Bugüne kadar 90 yıl geçmiş, 90 yıldır bu parlamentoda kadın parlamenterlerimiz gelmiş gitmiş ve parlamentoda bir gelenek, bir kültür oluşmuştur ve bugüne kadarda bu kültür devam edegelmiştir.

Şimdi AKP bunu parti olarak getirdiğini saklamak için bir şark kurnazlığıyla sütre gerisine saklanarak bu bizim parti meselemiz değil bu bizim milletvekilimizin kendi kişisel özgürlüğü gibi kamuoyunu yanıltmaya yönelik gerçekdışı laflar ederek asıl hedeflerini gizlemeye çalışmaktadır. Peki bu parlamenterlerin kendi tercihi daha kısa bir dönemde kamuoyuna açıklanarak ilkokullara kadar türbanı indirmediler mi? 8 yaşındaki, 9 yaşındaki çocuklar bu konuda belli tavırlar koymadılar mı? Bir belediye başkanı daha 3 – 5 yaşındaki bir çocuğu toplumla alay edercesine bu şekilde türbanın içerisine saklamadı mı? Bu tamamıyla AKP’nin seçimlere giderken Türkiye’yi yeni bir kutuplaşmaya, yeni bir çekişmenin içerisine sokmaya yöneliktir. Özellikle bu konuda Cumhuriyet Halk Partisiyle ilgili… Bakınız, bizim arkadaşlarımız pantolonla girilmesine yönelik bir önerge vermişti o zaman AKP bu konuda ret oyu kullandı. Ben şimdi kendilerine soruyorum eğer bu kişisel bir özgürlük meselesiyle, insanlar istediği gibi giyim kuşamını ayarlayabileceklerse yarın birisi şortla bu parlamentoya geldi, hatta şortu da çıkardı iç donla geldi, gömleği çıkardı…

Sunucu: Yapılabilir mi böyle bir şey?

Adnan Keskin: Yapar niye yapmasın mademki bu bir özgürlüktür. Belli bir kuralı, belli bir geleneği ortadan kaldırarak bu tür özgürlükler tanınacaksa türbana özgürlük olan ortamda o zaman şortla gelen, dekolteyle gelene de müsaade etmemiz gerek. Ne kadar gerçekdışı iş yapıyorlar.

Sunucu: Peki CHP’nin böyle bir eylem planı var mı efendim?

Adnan Keskin: Hayır hayır bunu bir eylem planı olarak söylemiyorum ben. Bunların yapmış oldukları özgürlük anlayışının ne kadar bir içtensiz olduğu. Bu kadar özgürlüğe çok düşkünlerde bir televizyon ekranında dekolte bir giysi giydiği için partinin en yetkili üst düzeydeki bir zatı muhteremi kalktı bu kızcağızın giyimiyle ilgili bir değerlendirme yaptı. Bu dekolte giyimle suçlanan hanımefendi, televizyondaki arkadaşımız maalesef ertesi gün kapının önüne konuldu, ekmeğinden edildi. Niçin vicdanı sızlayıp ben bu suçlamayı yanlış algılandı, ben böyle bir suçlama yapmadım. Bu hanımefendinin kişisel giyim özgürlüğüdür bu ey bunu işinden eden televizyon ekranının sahipleri. Bu hanımefendinin giyim özgürlüğüne müdahale etmeyin onu işe alın diye bir açıklamada yapmadılar. O işe gelince hepsi serçe kuşu gibi susuyorlar ama bu konuya gelince kartal kesilip bunu kişisel özgürlük meselesi olarak algılıyorlar.

Bir; orta yerde bir içtüzük var. İki; verilmiş anayasa mahkemesi kararları var. Üç; TBMM’nin çalışmasına yönelik gelenekler var.

Şimdi burada şunu yapmayı istiyor Tayyip Erdoğan TBMM’yi tutsak etmek istiyor. Kendi oyununa, kendi arzusuna TBMM’yi alet ederek hak etmediği bir siyasi prim toplamanın peşine gitmiştir. Bu yapılan özgürlük anlayışı değildir. Tam tersine özgürlükleri ortadan kaldırmaya yönelik girişimdir.

Sunucu: Zamanımız çok daraldı sizi yakalamışken Mustafa Sarıgül’ü de sormak istiyorum. Çünkü yarın İstanbul’a gidiyorsunuz. Mustafa Sarıgül’le görüşeceksiniz. Efendim Sarıgül’ün adaylığı ne zaman açıklanacak?

Adnan Keskin: Sayın Genel Başkanımızın talimatları doğrultusunda yarın Sayın Mustafa Sarıgül’le bir görüşme yapacağım. Bu görüşmede sanırım uygulayacağımız prosedürün detayları tespit edilecektir. Şuana kadar hem Genel Başkanımızın kamuoyuna yansıyan iradesi, hem de Sayın Sarıgül’ün Sayın Genel Başkanımızın açıklamaları karşısında ortaya koyduğu yaklaşım bu sorunun çözüldüğünün somut kanıtını oluşturmaktadır. Önümüzdeki günlerde sadece kayıt işleminin ve disiplin suçunun ortadan kaldırılmasına ilişkin girişimler sergilenecektir.

Sunucu: 3 Kasım’da Parti Meclisi toplantınız var.

Adnan Kesin: 3 Kasım’da Parti Meclisimiz var. Belki o Parti Meclisinde bu konudaki girişimlerin sonucu getirilerek Parti Meclisimizin bu konuda alması gereken kararın alınması için gerekli girişimleri yapacağız.

Sunucu: Çok teşekkür ederiz efendim.

Adnan Keskin: Bende teşekkür ediyorum. Buradan yurttaşlarımıza bir kez daha sesleniyorum. Amaç örtünme meselesi değil, amaç AKP’nin toplumu dönüştürme modelidir. 7 yaşındaki kızın kafasını kapatmak özgürlük değil, ona tam tersine onun özgürlüğünü daha çocuk yaşında ortadan kaldırmaya yönelik faşistçe bir yaklaşımdır.
Sunucu: Çok teşekkürler. CHP Genel Başkan Yardımcısı Adnan Keskin’i de dinledik. Özellikle türbanlı milletvekili konusunun AKP’nin seçim yatırımı olduğunu söylüyor. Bir dramatizasyon yaratıldığını ifade ediyor ve seçim sürecine ilişkin bir yatırım amaçlı kullanıldığını ifade ediyor. Tabi ki, Mustafa Sarıgül olayı da CHP açısından oldukça önemliydi. Mustafa Sarıgül’le yarın Adnan Keskin CHP Genel Başkan Yardımcısı bir görüşme yapacak ve 3 Kasım’da Parti Meclisinde de bu konu tüm yönleriyle ele alınacak. Mustafa Sarıgül’ün adaylığı artık netleşti denilebilir. Adnan Keskin’de zaten bu ifadeleri kullandı.

Anahtar Kelimeler
    Çarşamba, 30 Ekim 2013 10:54

Bağlantılı Konular