"Cumhuriyet, bağımsızlıktır, özgürlüktür, çağdaş uygarlık hedefine yürümektir.”

Genel Başkan Kılıçdaroğlu Tandoğan’daki Cumhuriyet mitinginde, “Bir diktatör var, kadınların ne zaman, nasıl ve kaç doğum yapacağına o karar veriyor. Dolmabahçe’de oturup Kadıköy’den gelen vapurlardaki kadınları dikizliyor” dedi.

“Bu nasıl bir ruh halidir acaba, bu nasıl bir ahlak anlayışıdır acaba?” 

“Öğrenci andını da kaldırdılar. Demokrasi düşmanı bunlar. Ahmet Arif’in söylediği gibi, ‘Bunlar engerekler ve çıyanlardır. Bunları tanı, tanı da büyü diyor’ Ahmet Arif. Bunları iyi bileceğiz. Bunlar düzgün insanlar değillerdir. Kafalarının gerisinde planları, gizli gündemleri var, hepimiz bu gerçeği bileceğiz. Ayrışmayacağız beraber olacağız, güçbirliği yapacağız cumhuriyeti yeniden ayağa kaldıracağız”

”Tabelalardan Türkiye Cumhuriyeti’ni çıkarıyorlar, milletvekili arkadaşlarımız soruyor, ‘Türkiye Cumhuriyetini niçin çıkarıyorsunuz’ verdikleri yanıt, ‘efendim tabelaya sığmadı’ deniyor, tabelaya değil, senin kafana sığmadı Türkiye Cumhuriyeti”

”Şu anda karşımızda bir AKP iktidarı yok, karşımızda bir AKP devleti var. Valisi AKP’li, belediye başkanı AKP’li, kaymakamı AKP’li, emniyet müdürü AKP’li, herkes AKP’li ama unutmasınlar bu ülkeyi kuranlar en karanlık günlerde aydınlığı yakaladılar. AKP’nin karanlığını Mustafa Kemal Atatürk’ün karanlığı yırttığı gibi yırtıp çöp sepetine atacağız”

“Cumhuriyetçiler hiçbir zaman diktatörlere, kadın erkek eşitliğine inanmayana, TBMM’nin AKP’nin arka bahçesi olmasına asla izin vermezler”

“Üniversitelerin üzerine baskı kuruyorlar. ODTÜ onurumuz olan bir üniversite, her Orta Doğulu bir Yörük Ali Efe’dir.”

“Geleceğimiz, onurumuz olan, dünyaya meydan okuyan, yedi düvele karşı mücadele eden gençlerimize sesleniyorum. Sizler sevgili gençler, bir diktatörü dize getirdiniz ve Gezi olaylarında o diktatörün fiyakasını alaşağı ettiniz. Size yürekten teşekkür ediyorum”

“Cumhuriyet, bağımsızlıktır, özgürlüktür, sivil toplumdur, örgütlenmektir, kadın erkek eşitliğidir, çağdaş uygarlık hedefine yürümektir.”

“Cumhuriyeti kuranlar devrimcidir. Cumhuriyeti kuranların felsefesine uygun olarak hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir Türkiye’yi ayağa kaldırmak bütün cumhuriyetçilerin temel görevidir”

“ Bunlar yeşili çok sevdiklerini söylüyorlar. Hangi yeşili? Dolar yeşilini seviyorlar”

“Ağaç, insan, cumhuriyet, bağımsızlık, özgürlük, Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milleti düşmanı bunlar. Ben böyle dedim diye hakkımda büyük ihtimalle tazminat davası açacak. Açmazsan namertsin sen”

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen Resmi Geçit Töreni sonrasında, Tandoğan Meydanı’ndaki “Cumhuriyet İçin Ankara Buluşması” mitingine katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhuriyet bayramının, “Özgürlüğün, kadın erkek eşitliğinin, çağdaşlaşmanın” bayramı olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, Cumhuriyetin 90. yılını kutladı.

Cumhuriyetin, bir gecede kararlaştırılıp, ertesi gün ilan edilen bir cumhuriyet olmadığına vurgu yapan Kılıçdaroğlu, “Bizim Cumhuriyetimiz, alın teriyle, kanla, gözyaşıyla kurduğumuz cumhuriyetimizdir. Bu cumhuriyeti korumak hepimizin, her yurt severin gönül borcudur, vatan borcudur. O nedenle cumhuriyet yüce bir değerdir” dedi.

Cumhuriyetin dört heceden oluştuğunu, birinci hecenin 1915′te Çanakkale’de, ikinci hecenin 4 Eylül 1919′da Sivas’ta, üçüncü hecenin 23 Nisan 1920′de Ankara’da, dördüncü hecenin ise 9 Eylül 1922′de İzmir’de yazıldığını ifade eden Kılıçdaroğlu, cumhuriyetin 29 Ekim 1923′te Ankara ilan edildiğini hatırlattı.

Cumhuriyeti kuranların savaş meydanlarından çıktıklarını ve hiçbirinin ekonomi eğitimi olmadığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, ama, cumhuriyeti kuranların “savaş meydanlarında kazanılan zaferlerin, ekonomik zaferlerle taçlandırılmadıkça, o ülkenin bağımsızlığının güvence altına alınamaycağı” gerçeğini çok iyi bildiklerini söyledi.

Bu nedenle ilk önce İzmir’de İktisat Kongresi’nin toplandığını ardından da 1925′de Kayseri’de uçak fabrikasının temelinin atıldığını, 1927′de Sanayi Teşvik Yasası’nın çıkarıldığını anlatan Kılıçdaroğlu, ayrıca Medeni Yasa ile kadın erkek eşitliğinin sağlandığını ve millet mekteplerinin kurulduğunu anımsattı.

Kılıçdaroğlu, cumhuriyeti kuranların kendi demiryollarını, uçaklarını, fabrikalarını yaptıklarını ve kimseye el açmadıklarını belirterek, Merkez Bankası’nın kurulması gibi o dönemde gerçekleştirilen yatırımlardan bahsetti.

Bazı kesimlerin “Neden hemen demokrasiye geçmedik” şeklinde söylemleri olduğunu aktaran Kılıçdaroğlu, “Onlara sormak istiyorum ben, siz 1920′lerde bu ülkede okuma yazma oranının kaç olduğunu biliyor muydunuz? Kurulacak sandıkların başına koyulacak okuma yazma bilen yurttaşımız yoktu” değerlendirmesinde bulundu.

4 Haziran 1944′e kadar Osmanlı Devleti’nin borçlarının son kuruşuna kadar ödendiğini bildiren Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Peki nasıl oldu bu? Borç almıyoruz, yoksul bir Türkiye’yi devraldık. Fabrikalar kuruyoruz, okullar kuruyoruz, demiryolları yapıyoruz, kendi uçağımızı, denizaltımızı yapıyoruz. Nasıl oluyor bunlar? Çünkü o insanlar kul hakkı yemediler, o insanlar 5 kuruşun hesabını verdiler. O insanlar Türkiye’yi böyle kurdular, kimsenin önünde diz çökmediler, onurlu bir ulus olarak cumhuriyeti kurdular. Cumhuriyet, bağımsızlıktır, özgürlüktür, sivil toplumdur, örgütlenmektir, kadın erkek eşitliğidir…Cumhuriyet çağdaş uygarlık hedefine yürümektir. Cumhuriyet 200 yıllık mücadelenin ilk başlangıç noktasıdır ve cumhuriyet bundan sonra geleceğimizdir. Hedef bellidir; çağdaş uygarlığı aşmaktır.”

“Kırmızı çizgiler”

Kılıçdaroğlu, cumhuriyeti kuranların “devrimci” olduğunu belirterek, ilk büyük devrimlerinin cumhuriyet olduğunu, çok partili yaşam, sosyal demokrasi gibi kavramların büyük devrimler olarak hayata geçtiğini anlattı.

Cumhuriyeti kuranların, onun felsefesine inananların, yoksullukla mücadeleyi insan onuruna bağdaşır şekilde yürütmek istediklerini, aile sigortasının bunun bir ürünü olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, “Cumhuriyeti kuranların felsefesine uygun olarak hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir Türkiye’yi ayağa kaldırmak bütün cumhuriyetçilerin temel görevidir” dedi.

Cumhuriyetçilerin bir özelliği daha olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, “Cumhuriyetçiler hiçbir zaman ama hiçbir zaman diktatörlere izin vermezler. Cumhuriyetçiler hiçbir zaman ama hiçbir zaman kadın erkek eşitliğine inanmayana izin vermezler. Cumhuriyetçiler ve devrimciler Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin AKP’nin arka bahçesi olmasına asla izin vermezler. Cumhuriyetçiler ve devrimciler kadın erkek eşitliğinin bu ülkede tam yaşama geçirilmesi için her türlü mücadeleyi verirler. Cumhuriyetçiler asla Cumhuriyetin ilkelerinden ödün vermezler” diye konuştu.

Anayasa değişikliği çalışmalarına değinen Kılıçdaroğlu, Anayasanın ilk 3 maddesini okuyarak, bunların kırmızı çizgileri olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, bu temel kuralları, bu kırmızı çizgileri her zaman savunacaklarını bildirdi.

Cumhuriyetin sürekli devrim olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, “Şimdi hep birlikte 4. büyük devrimin altına imza atmak durumundayız. 4. büyük devrim bizi bekliyor, tam demokrasi ve özgürlük devrimi” diye konuştu.

Özel yetkili mahkemeleri eleştirerek bunları kaldıracaklarını söyleyen Kılıçdaroğlu, “Antidemokratik bütün yasaları, darbe hukukunu değiştireceklerini” kaydetti.

Kılıçdaroğlu, “Tabelalardan Türkiye Cumhuriyetini çıkarıyorlar, milletvekili arkadaşlarımız soruyor, ‘Türkiye Cumhuriyetini niçin çıkarıyorsunuz’ verdikleri yanıt, ‘efendim tabelaya sığmadı’ deniyor, senin kafana sığmadı Türkiye Cumhuriyeti” ifadelerini kullandı.

Mustafa Kemal Atatürk’ü “Bizim Atatürkümüz, bizim onurumuz, bizim yiğidimiz” diye anan Kılıçdaroğlu, Atatürk’ün izinden yürüyeceklerini, hedefin çağdaş uygarlık olduğunu aktardı.

Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyetini gençlere emanet ettiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “O gençlere sesleniyorum, geleceğimiz, onurumuz olan, dünyaya meydan okuyan, yedi düvele karşı mücadele eden gençlerimize sesleniyorum. Sizler sevgili gençler bir diktatörü dize getirdiniz ve Gezi olaylarında o diktatörün fiyakasını alaşağı ettiniz. Size yürekten teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Bir diktatör var biliyorsunuz, kadınların kaç doğum yapacağına, ne zaman doğum yapacaklarına, nasıl doğum yapacaklarına o karar veriyor. Hamile kadınların sokağa çıkmamasını öneriyor ve daha garip bir şeyi Dolmabahçe’de oturup Kadıköy’den gelen vapurlardaki kadınları dikizliyor. Bu nasıl bir ruh halidir acaba, bu nasıl bir ahlak anlayışıdır acaba. Onurumuz olan yiğit kadınlara sesleniyorum, size seçme ve seçilme hakkını veren bir partinin genel başkanı olarak sesleniyorum, sizin bedeniniz, kıyafetiniz üzerinden siyaset yapanlara ders vermek sizin boynunuzun borcudur.”

Hükümetin yargıyı siyasallaştırdığını belirten  Kılıçdaroğlu, “Ahdım olsun, CHP’nin iktidarında Türkiye Cumhuriyeti’ni çağdaş uygarlığa taşımak için her türlü mücadeleyi vereceğiz, her türlü mücadelenin arkasında olacağız” diye konuştu.

”Senin yargın bizi korkutamaz”

“Şu anda karşımızda bir AKP iktidarı yok, şu anda karşımızda bir AKP devleti var” diyen Kılıçdaroğlu, buna karşı mücadele verdiklerini belirtti.

Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Valisi AKP’li, belediye başkanı AKP’li, kaymakamı AKP’li, emniyet müdürü AKP’li, herkes AKP’li ama unutmasınlar bu ülkeyi kuranlar en karanlık günlerde aydınlığı yakaladılar. AKP’nin karanlığıyla aydınlık için mücadele edeceğiz, AKP’nin karanlığını Mustafa Kemal Atatürk’ün yırttığı gibi yırtıp çöp sepetine atacağız. Üniversitelerin üzerine baskı kuruyorlar. ODTÜ onurumuz olan bir üniversite, her Orta Doğulu bir Yörük Ali Efe’dir herkes böyle bilsin. Bunlar yeşili çok sevdiklerini söylüyorlar. Hangi yeşili? Dolar yeşilini seviyorlar. Ağaç, insan, cumhuriyet, bağımsızlık, özgürlük, Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milleti düşmanı bunlar. Biliyorum ben böyle dedim diye hakkımda büyük ihtimalle tazminat davası açacak. Açmazsan namertsin sen. Kendi hakimine güveniyor, bana ceza verecek. Beyefendi diyecek ki ‘Ben sana ceza verdim’, senin yargın bizi korkutamaz, hele sen asla korkutamazsın.”

Öğrenci andının kaldırıldığını da hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Demokrasi düşmanı bunlar. Ahmet Arif’in söylediği gibi, ‘Bunlar engerekler ve çıyanlardır bunları tanı, tanı da büyü diyor’ Ahmet Arif. Bunları iyi bileceğiz. Bunlar düzgün insanlar değillerdir. Kafalarının gerisinde planları var, gizli gündemleri var, hepimiz bu gerçeği bileceğiz. Ayrışmayacağız beraber olacağız, güçbirliği yapacağız cumhuriyeti yeniden ayağa kaldıracağız” dedi.”

    Salı, 29 Ekim 2013 11:06

Bağlantılı Konular