CHP Lideri Kılıçdaroğlu, KAGİDER'in toplantısında TDH’yı CHP’ye davet etti

Genel Başkan Kılıçdaroğlu Kagider’de yaptığı açıklamada “Biz aynı zamanda bölünme lüksü olmayan siyasal anlayışı temsil ediyoruz.

Eğer çağdaş uygarlığı istiyorsak A partisi, B partisi, B hareketi… Bunların dışına çıkmak zorundayız. Türkiye Değişim Hareketi (TDH) var. Hepsini Cumhuriyet Halk Partisi’ne davet ediyorum. Ayrışma lüksümüz yok. Ülkenin bu kadar sorunu var ve biz ayrışıyoruz. Herkes öyle bir noktaya geldi ki can cekişiyor biz ayrışıyoruz. Ayrışma lüksümüz yok. Cumhuriyetin ilkeleri bağlamında bir araya gelmek zorundayız” dedi.

Kılıçdaroğlu görüşlerini açıklarken,  “Kadının giysisi ve vücudu üzerinden siyaset yapılmasını şiddetle reddediyoruz. Bunu erkekler yapıyor” dedi ve kadınlara da şöyle seslendi;

“Niye kadınlar itiraz etmiyor? “Beyler size ne oluyor” niye demiyorsunuz? Bedense bu beden bana ait. Giysiyse bana ait. Size ne oluyor? Neden politikaya bunu sokuyorsunuz? Madem sokuyorsunuz ben size oy vermeyeceğim”. Oy vermeme kampanyası açın. Açın bu kampanyayı”

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından ve sorulara verdiği yanıtlardan başlıklar da şöyle;

“Gençlerin, kadınların, genç kadınları daha fazla siyasete girmelerini istiyorum. Sesleri daha gür çıksın. Bu konuda göreceksiniz çok önemli adımlar atacağız. Bu yerel seçimlerde de göreceksiniz.”

“İstanbul için olağanüstü projelerimiz var. İstanbul’da rant var ama belirli kişiler ranttan yararlanıyor. Son 10 yıldır veya 15 yıldır İstanbul’a ne kadar para harcandı? İstanbul’un hangi sorunu çözüldü. Trafik mi? Hiçbir sorunu çözülmedi.

Sultanahmet gibi görkemli, turisti çeken bir camiyi bile ne hale getirdik. Arkasına gökdelenler diktik.İstanbul kimliğini yitirdi. İstanbul’u yeniden inşa etmek gerekiyor.”

“CHP genel başkanı olduğumdan beri sorulan her soruya samimi ve doğru yanıt vermek için çaba harcadım. Bana ulaşan hiçbir dilekçe yok. İl başkanımız burada. Ona da sorarım. Ama olsa sabah bana söylerdi. Dilekçe gelirse biz bir partiyiz. Hukukun üstünlüğüne inanan partiyiz. Tüzüğümüz var. Bir kişinin partiye nasıl üye olup olmayacağı kayıtlıdır. O tüzük kurultayda kabul edilmiştir. O tüzüğe göre partiden ihraç edilen kişinin dönmesi kurallara bağlıdır. Dilekçe ile başvurur, alırız dosyasıyla birlikte Parti Meclisi’nde görüşürüz. Gizli oylama yapılır. Üyeliği kabul edilirse bir sorun da kalmamış olur. Olay budur”

Kılıçdaroğlu, “Gazetelerde yer alan “Saldırıya uğramışsa Fidan’a sahip çıkarız” açıklamalarının hatırlatılması üzerine “Hiçbir zaman saldırı yapılırsa sahip çıkarız diye bir düşüncem olmadı. Perde arkasında yatan nedir önce onu öğrenmemiz lazım. Fidan’a ciddi suçlamalar var. Ne kadar gerçek onu bilmiyoruz. Ana muhalefet olarak bilgilendirilmedik. Bürokrat olduğu için hakında konuşmanın çok doğru olmadığını ifade ettim. Olayın ayrıntılarını bilen kişi hükümetin başında olan kişi. Özel bir düşüncemiz söz konusu değil. Demokrasilerde kural şudur: Devletin önemli makamlarında oturan kişiler belli aralıklarla gelir ana muhafelet partisini bilgilendirir. Ama bu kural Türkiye’de çalışmıyor. Acı olan da budur.”

    Cumartesi, 26 Ekim 2013 18:33

Bağlantılı Konular