"Başbakan PKK ile görüşürken, El Kaide belasını ülkenin başına sardı!"

"2014 seçimleri, Tek Adam diktasından, AKP rantından Türkiye’nin kurtarılması için tarihsel dönemeçtir."

Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak, Başbakanın Türkiye’de yurttaşlar arasında uyguladığı etnik ve inanç temelli ayrıştırma siyasetini komşu ülkelere de yaydığını belirterek “Son olarak Kosova ziyaretinde Müslüman-Hristiyan ayrıştırmasını gündeme getirip, Kosova’yı da karıştırmaya kalktı. Balkan ülkelerinde uyguladığı bu siyasete Sırbistan ve diğer ülkeler provokasyon nitelemesi yaparak, Türkiye Başbakanını saygılı olmaya davet etti. Türkiye’yi bu duruma düşürmeye kimsenin hakkı yok” dedi.

Toprak, İstanbul Aydın Üniversitesi Siyaset Akademisi, Türkiye Araştırmaları Merkezi tarafından İzmir-Hilton Oteli’nde düzenlenen “2014 Seçimlerine Doğru Türk Siyaseti, Yerel Seçimler Öncesi Partilerin Demokrasi Sınavı ve Siyasal İletişim Stratejileri” konulu konferansın açılış konuşmasını yaparken, ülke gündemine yönelik değerlendirmelerde bulundu.

Toprak konuşmasında şu görüşlere yer verdi:

“Ülkemiz üzerine 12 yıla yaklaşan süreden bu yana çöken AKP karabulutunu kaldırmak için 2014 seçimleri çok kritik önemdedir. Tarihsel bir dönemeçtir. Başbakanın kendisinin de ifade ettiği gibi Tek adam diktasından, ülkenin ve halkımızın kurtulması için seçim sandığı demokratik anahtardır. Başbakanın tehlikeli ve ayrıştırıcı söylemi, ülkemizi etnik ve inanç temelinde ayrıştırma siyaseti çok tehlikeli bir aşamaya gelmiştir. Bugüne kadar PKK ile, terör örgütü yöneticileriyle görüştüğünü, pazarlık yaptığını, masaya oturduğunu ret eden, bu konudaki iddialar için ‘Bunları söyleyenler şerefsizdir’ diyen Başbakan, şimdi ‘MİT Müsteşarı benim adıma, benim talimatımla görüşmektedir. Sorumluluk bana aittir’ demektedir. Terör örgütleriyle kapalı kapılar ardında pazarlığa oturanlar, ülkenin ve halkımızın geleceğini pazarlık masasına koyanların Suriye’de ülkemizi hangi noktaya getirdikleri açıktır. El Kaide’nin sınırlarımızda 10 bombalı araçla intihar saldırılarına hazırlandığını Jandarma İstihbarat birimleri Başbakanlığa ilettiler. Terör örgütlerine destek veren, silah, para veren, faaliyetlerine izin veren bir siyasal iktidar ve bu iktidarın Başbakanı şimdi ülkemizin başına El Kaide belasını sardı. Terör örgütleri açıktan Türkiye’yi ve hükümeti tehdit edecek kadar pervasız bir noktaya geldi. İç ve dış siyasetteki bu adımlar, ülkemizin saygınlığını, güvenilirliğini yok ettiği gibi, bölgede ve dünyada da yalnızlaştırdı. Bu politikaların ekonomiye yansıması ise daha da vahim oldu. Türkiye’den sermaye kaçışı hızlandı. Kırılgan ekonomilerin ilk sırasına Türkiye yerleşti. Yanlış para, kur ve faiz politikalarıyla, özel sektör 185 milyar doları bulan döviz borcuyla ciddi risk altına girdi. Büyüme hızı geriliyor, enflasyon yükseliyor, cari açık ve dış ticaret açığı büyüyor. Hükümet ekonomik iddialarını tek tek geri çekiyor, başarısızlığı ve krize gidişi bizzat Bakanlar itiraf ediyor.

Hükümet demokrasimiz adına, demokratik haklar adına adım atmak yerine, baskıcı, sansürcü, kısıtlayıcı girişimlerle bu tabloyu örtmeye, gizlemeye çabalıyor. 2014 seçimleri bütün bu gidişi tersine çevirmenin kaldıracı olacaktır. Herkesin sandığa gitmesi, oyuna sahip çıkması ülkeye, demokrasiye karşı yurttaşlık sorumluluğunu yerine getirmesi elzem hale gelmiştir. CHP olarak buradan tüm yurttaşlarımıza Tek Adam diktasından, AKP rantından kurtulmak için sandığa gitmeleri, oylarını, kendilerinin, ülkelerinin, çocuklarının geleceği için kullanmalarını istiyorum."

    Cumartesi, 26 Ekim 2013 18:28

Bağlantılı Konular