"Caferi vatandaşlarımız fişlenmekte midir?"

Tanrıkulu’nun soru önergesi şöyle:

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.

Dr. M. Sezgin Tanrıkulu
İstanbul Milletvekili

Iğdır Müftüsünün hazırladığı ve Sayın Valinin imzası ile Emniyet Genel Müdürlüğü’ne Caferiler ile ilgili gönderilen rapordayer alan ifadeler: “Iğdır’ın etnik yapısı göz önünde bulundurularak, Iğdır halkının hısım ve akrabalık bağları ile birlik ve beraberlik içinde yıllardır iç içe yaşadığı ve mezhep olgusunun halkın içinde ayrışmaya ve husumete neden olmadığı da belirtilmektedir. Bütün olarak değerlendirildiği takdirde, skandal niteliği taşımayan bir bilgilendirme raporu olduğu anlaşılacaktır. Toplumda sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimi, diğer bir kesim aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmenin kamu güvenliği açısından açık tehlike oluşturduğu düşünülmektedir. Bilgi kirliliğine neden olmamak ve vatandaşlarımızın doğru bilgilendirilmesi amacıyla durum kamuoyunun bilgisine sunulur.”

“İran-Nahçıvan- Ermenistan’a komşu Iğdır’da başka illere hatta yurt dışına mezhep tutuculuğu ihracına başlandığı yeni açılan derneklerle kendini göstermektedir. Müftülüğümüzce verilen din hizmetlerinin tek taraflı kaldığını belirtmek yanlış olmayacaktır. Çünkü Şia’ya mensup vatandaşlarımız mollaların baskısından dolayı müftülüğe bağlı camilere gelmemektedirler. Gelecekte gençler arasında ideolojik ayrışımı hızlandıracak, Şia (Caferilik) adına özendirici söylem ve davranışlar toplumda devlet, millet ve bütünlüğümüz için olumsuz oluşumlara zemin hazırlayacak din adına ve dini alanlarda görülen bu çalışmaların dikkatle izlenmesi önemli görülmektedir. Ezanlarını, imsak ve iftar saatlerini birkaç dakika ayrı okumaları, bayramlarını İran’a uyumlu zamanlarda yapmaları, sürekli yapılan dini programlarında İranlı Mollaları konuşmacı olarak getirmeleri, tutuculuğun ve özendiriciliğin çalışmaları olduğu düşünülmektedir. Başkanlıkça Iğdır başta olmak üzere bazı illerde bulunan mollaların Ankara’ya özel davet edilerek misafir olarak ağırlanmalı cami hizmetleri konusunda bilgi teatisinde bulunulmalı, diyanetin din hizmetleri yönetenlerin örnekliği gösterilmeli.İlimizde bulunan Caferi Camilerinin Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı hale getirilmesi, mollaların ülkemizde yetiştirilmesi, atamalarının Diyanet İşleri Başkanlığınca yapılmasının önemli olduğunun düşünüldüğünü bilgi ve takdirlerinize arz ederim.”

Bu bağlamda:

1-Iğdır il Müftüsü tarafından sözkonusu raporun hazırlanması hangi devlet kurumu tarafından istenmiştir?
2-Iğdır İl Müftüsüne sözkonusu raporu hazırlaması yönünde bir baskı yapılmış mıdır?
3- Hazırlanan rapor hangi amaçla düzenlenmiştir?
4-Hazırlananan rapor neden Valilik tarafından Emniyet Genel Müdürlüğü’ne gönderilmiştir?
5-Caferi vatandaşlarımız fişlenmekte midir?
6-Iğdır’da yaşayan vatandaşlarımız mezheplerine göre fişlenmektedirler mi?
7-Türkiye’nin başka hangi illerinde Müftülere, İmamlara ve Müezzinlere baskı yapılarak bu tür raporlar hazırlamaları istenmiştir?
8-İktidarınız tarafından, ülke genelinde vatandaşlarımızın mezheplerimi saptanmaktadır?
9-Son 10 yılda kaç Müftü, İmam ve Müezzin hakkında soruşturma açılmıştır?
10- Kaç Müftü, İmam ve Müezzin tayin gerekçesiyle sürgün edilmiştir?
11-Son 10 yıl içerisinde  kaç din görevlisi istifa etmek zorunda bırakılmıştır?
12- Son 10 yıl içerisinde  kaç tane din adamı  işten atılmıştır?”

    Cumartesi, 26 Ekim 2013 15:59

Bağlantılı Konular