"Avrupa Birliği için üç adım"

Bursa Milletvekili Aykan Erdemir, Hükümet’e "Avrupa Birliği için üç adım" çağrısında bulunarak, "Sayın Başbakanım (AB’ye tam üyelik noktasında) ilk adımımız, TBMM AB Uyum Komisyonu Başkanlığı’nı anamuhalefet partisine devretmek olsun” dedi.

Erdemir, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, yarın yapılacak AB Genel İşler Konseyi Toplantısı’nda, Bölgesel Politika ve Yapısal Araçların Koordinasyonu üzerine 22. başlığın resmen açıklanmasının beklendiğini belirtti.

Erdemir, CHP olarak, söz konsu başlığın açılması için Avrupa Parlamentosu Sosyalist Grubu ve Avrupa Sosyalist Partisi nezdinde yoğun çalışmalar yürüttüklerini anlattı.

AB üyeliği konusunda atılması gereken adımlarla ilgili Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a çağrıda bulunan Erdemir, şunları söyledi:

“Avrupa Komisyonu, Türkiye’nin 2013 Yılı İlerleme Raporu’nu 16 Ekim 2013 tarihinde açıkladı. 1998 yılından bugüne 16. kez açıklanan İlerleme Raporu’nda yer alan kapsamlı eleştiriler demokrasi için kat etmemiz gereken önemli bir mesafe olduğunu gösterdi. Temel hak ve özgürlükleri, çoğulculuğu, katılımcılığı, saydamlığı ve yönetişimi geliştirecek adımları gecikmeden atmalıyız. Bu adımları yalnızca Avrupa Birliği üyesi olmak için değil vatandaşlarımıza hak ettikleri daha iyi yaşam koşullarını sunmak için atmalıyız.

Yarın Lüksemburg’da yapılacak AB Genel İşler Konseyi Toplantısı’nda Bölgesel Politika ve Yapısal Araçların Koordinasyonu üzerine 22. başlığın resmen açılması bekleniyor. CHP olarak 22. başlığın açılması için Avrupa Parlamentosu Sosyalist Grubu ve Avrupa Sosyalist Partisi nezdinde yoğun çalışmalar yürüttük. Türkiye’nin tam üyeliği noktasında en kararlı duruşu sergileyen Avrupa Parlamentosu Sosyalist Grubu önümüzdeki süreçte de Türkiye’nin yanında ve arkasında olmaya devam edecektir.

Bugün yapacağım çağrı Avrupa Birliği’ndeki dostlarımıza değil Hükümet’e ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik olacak:

“Sayın Başbakanım, Avrupa Birliği’nin yarın açacağı 22. başlıkla Türkiye’ye doğru bir adım atmasını bekliyorsunuz. Gelin biz de Türkiye olarak Avrupa Birliği’ne doğru üç adım atalım. Tam üyelik noktasındaki kararlılığımızı vurgulayalım.”

İlk adımımız 2003 yılında Meclis bünyesinde kurulan AB Uyum Komisyonu Başkanlığını ana muhalefet partisine devretmek olsun. Üyelik süreci tamamlanan ya da devam eden pek çok ülke AB Uyum Komisyonu başkanlıklarını ana muhalefet partisine bıraktı. Büyük bir hızla üyelik sürecini tamamlayan Hırvatistan örneğinden de görüleceği üzere muhalefeti üyelik sürecinde çözüm ortağı gören anlayış çok daha başarılı oluyor. CHP, AB uyum yasaları sürecinde verdiği tam destekle bir çözüm ortağından beklenen sorumlu tavrı göstermeye hazır olduğunu kanıtlamıştır. Şimdi adım atması gereken taraf Hükümet’tir.

İkinci adımımız Avrupa Birliği Temel Haklar Ajansı’na üyelik sürecimizin başlatılmasıdır. Üyelik müzakereleri süren Türkiye, ilke olarak aday ülkelere açık tüm Avrupa Birliği program ve ajanslarına katılma hakkına sahiptir. Temel Haklar Ajansı ülkemizde ırkçılık, ayrımcılık, nefret suçları, yabancı düşmanlığı, adalete erişim, özel yaşama saygı, kişisel verilerin korunması ve çocuk hakları gibi konularda güvenilir ve karşılaştırmalı veri toplanmasını sağlayacaktır. Ancak bugüne kadar üyelik sözleşmesi imzalamadığımızdan dolayı Avrupa Birliği çerçevesindeki karşılaştırmalı araştırmalara dahil edilememekteyiz. Türkiye’nin bugüne kadar Ajans’a neden üye olmadığını Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış’a yazılı soru önergesiyle sordum:

Kendisinden şu yanıtı aldım: “23. Fasıl Yargı ve Temel Haklar Faslı üzerindeki blokajın kaldırılmasından sonra daha ileri bir aşamada faydalı ve uygun olacağı değerlendirilmektedir.” Vatandaşlarımızın temel hak ve özgürlüklerini ertelemenin hiçbir meşru bahanesi olamaz. Ülkemizde özgürlükçü demokrasiyi geliştirecek bir süreci önşartlara bağlamak çağımızın yönetişim anlayışıyla da evrensel hukukla da bağdaşmamaktadır.

Üçüncü adımımız Nefret Suçları’na yönelik bir düzenlemenin Nefret Suçları Yasa Kampanyası Platformu’nun hazırladığı taslak esas alınarak Meclis’ten geçirilmesidir. 30 Eylül 2013 tarihinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan “Demokratikleşme Paketi”nde nefret suçlarına ilişkin bir adım atılacağı duyurulmuştu. Ne yazık ki bu düzenleme yönetişim anlayışından uzak bir şekilde bu alanda çalışma yürüten ve ellinin üzerinde sivil insiyatifi buluşturan platformun bilgisi dışında yürütülmüştür. Platformun ortak aklının ürünü olan yasa taslağını bir kanun teklifi olarak 5 Aralık 2012 tarihinde Meclis Başkanlığı’na sunmuştum. Gelin vatandaşlarımızın ortak iradesinin yansıması olan bu kanun teklifini bir an önce yasalaştıralım.

Avrupa Birliği’nin yarın 22. başlığı açarak Türkiye’ye doğru atacağı bir adım öncesi gelin biz de Avrupa Birliği’ne doğru üç adım atalım. CHP, atılacak her üç adımda da Hükümet’e tam destek vermeye hazırdır. Unutmayalım ki bu adımlar yalnızca üyelik sürecimizi değil vatandaşlarımızın temel hak ve özgürlüklerini de güçlendirecektir. 16. İlerleme Raporu’nda yer alan eleştirileri anladığımızı, yönetişimi güçlendirmek için muhalefeti ve sivil toplumu siyasi süreçlere dahil etmenin önemini kavradığımızı gösterelim. Varılacak hedef uzak olsa da her yol bir adımla başlar. Gelin Türkiye’nin parlak geleceğine doğru bu üç önemli adımı atalım.

Bugün bir kez daha ifade etmek isterim: 12 Eylül 1963 tarihinde CHP’li bir Başbakan’ın imzasıyla kabul edilen Ankara Anlaşması’yla başlayan sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Allah’ın izniyle tam üyelik sürecini başarıyla tamamlamak da yine bir CHP Hükümeti’ne ve CHP’li bir Başbakan’a nasip olacak. Türkiye’nin de tam üye olarak içinde yer alacağı geleceğin Avrupası’na inanıyoruz. Barışın, refahın ve demokrasinin Avrupasını kurma yolunda CHP olarak hazır ve kararlıyız.”

    Pazartesi, 21 Ekim 2013 14:23

Bağlantılı Konular