”İnançlar ve özel hayatlar” üzerinden ayrımcılık

Konya Milletvekili Atilla Kart, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde, ”inançlar ve özel hayatlar” üzerinden ayrımcılık uygulamaları yapıldığını, ”toplu ve sistematik şekilde” soruşturmalar yürütüldüğünü, bu konuyu daha önce de dile getirdiğini söyledi.

Hükümetin, söz konusu iddialarla ilgili 3,5 ay sonra yazılı cevap verdiğini belirten Kart, buna göre, Hava Kuvvetleri Komutanlığı’ndan son 6 ayda emeklilik ya da istifa dilekçesi veren subay sayısının 224, astsubay sayısının 450 olduğunu söyledi. Kart, hakkında idari tahkikat ya da disiplin soruşturması icra edilen personelden 32′sinin emeklilik ya da istifa dilekçesi verdiğini, ancak bunların gerekçelerine ilişkin kaydın bulunmadığını ifade etti.

Cevapta, ”karartma ve bilgi kirliliğinin” sürdürüldüğünü belirten Kart, ”Ne oldu da 6 ay içinde 674 subay ve astsubay istifa ya da emeklilik dilekçesi vermek zorunda kaldı? Ayrıca bunların kaçı istifa etti kaçı emeklilik talebinde bulundu? Hava Kuvvetleri gibi prestijli bir kurumda görev yapan insanlar neden toplu olarak istifa etmek zorunda kalırlar? Bu insanlar neden sicil amirleri ya da sıralı amirler tarafından sorgulanmıyor da istihbarat birimleri tarafından soruşturuluyor? Nasıl bir tesadüftür ki haklarında bu şekilde usulsüz soruşturma yapılan bu kişilerin tamamına yakını belli bir inanç grubuna mensup kişilerden seçiliyor?’ diye konuştu.

Atilla Kart, kamu personeli arasında inançlar üzerinden ayrımcılık yapanların, dış politikasını mezhepçilik üzerine inşa edenlerin Türkiye’nin toplumsal barışını ve dış güvenliğini sağlayamayacaklarını belirtti.

"‘Türkiye de bunları konuşmuyor, konuşamıyor"
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kart, Reyhanlı’daki bombalı saldırılara ilişkin soru üzerine, şunları söyledi: ”Saldırıdan 6 saat sonra olayın failllerini hemen buluyorsun. Bu kadar güçlü istihbaratın varsa, olayın öncesindeki hazırlık çalışmalarının istihbaratını neden alamıyorsun? Sen, bu olayı neden engelleyemediğinin hesabını vermelisin? Neden engellenemiyor, çünkü o sınırlar kevgire dönmüş durumda. Terör örgütleri elini kolunu sallaya sallaya girip çıkıyor.

19-20 yaşındaki çocuklarımız ‘cihada gidiyoruz’ diye Suriye’deki o çatışmanın içine gidiyor. Muhaliflerin saflarında ölen çocuklarımız var. Bunlar ellerini kollarını sallaya sallaya gidiyorlar.

Ocak ayında bu yana, ‘Suudi Arabistan Silahlı Kuvvetleri’ne ait uçaklar, Ankara Esenboğa’ya silah ve mühimat taşıyor’ diyoruz. Bunun anlamı nedir? Bu, anayasal ihlalin ötesinde, Türkiye’nin doğrudan savaşın tarafı haline gelmesidir. Birilerinin bunu cevabını vermesi gerekiyor. Türkiye de bunları konuşmuyor, konuşamıyor.”

    Perşembe, 30 May 2013 13:37

Bağlantılı Konular