Demokratikleşme paketine tepki

CHP Milletvekilleri demokratikleşme paketine olan tepkilerini gösterdiler.

Eskişehir Milletvekili Süheyl Batum, İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler, Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz, Antalya Milletvekili Gürkut Acar, İstanbul Milletvekili Oktay Ekşi ve Afyonkarahisar Milletvekili Ahmet Toptaş TBMM’de basın toplantısı düzenleyerek, demokratikleşme paketini değerlendirdi.

Eskişehir Milletvekili Süheyl Batum; and, harf, anadilde eğitim gibi düzenlemeleri, anayasa değişikliği yapmadan getirmenin mümkün olmadığını söyleyerek, “Hükümet, yüzde 100 anayasa suçu işliyor” dedi.

Batum, parti içindeki farklı görüşleri ifade etmek için değil, partinin görüşlerini aktarma imkanına sahip milletvekilleri olarak konuştuklarını kaydetti.

Cumhuriyet’i ve kurumlarını tasfiyeyi amaçlayan, karşı devrim
Batum, hem Balyoz Planı Davası’na hem de AKP paketine baktıklarında, bunların Cumhuriyet’i ve kurumlarını tasfiyeyi amaçlayan, karşı devrimin açık, net adımları olduğunu ifade etti.

Pakette, Cumhuriyet’in harf devriminin hedef alındığını, Türkçe’nin yapı taşları harflere üç harf eklendiğini ifade eden Batum, harf devriminin, anayasanın 174. maddesinde yazdığını anımsattı. Batum, anayasanın bu hükmüne dokunmadan bir değişiklik yapılamayacağını söyledi.

Batum, BDP’nin, Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nda, “anadilde eğitim veremiyorsak, bunu özel okullarda verelim” önerisinde bulunduğunu ancak diğer partilerin buna hayır dediğini belirterek, bu metni gösterdi. Batum, ciddi, samimi bir siyasetçinin, “Anayasada çözmeye çalıştık olmadı, önerimiz budur. Kabul eden böyle geçsin” demesi gerektiğini belirterek, şu görüşleri dile getirdi:

Cumhuriyet’i tasfiye getiriyor
“O ne yapıyor; ‘CHP’ye komisyonda kabul ettiremedim, artık halkı kandırma yöntemini seçiyorum, burada kabul ettiremediğimi yasa ve yönetmelik değişikliğiyle yapmaya çalışıyorum’ diyor. Komisyonda 1,5 yılda getirmemiş, kendi arkadaşları önermemiş, önerilene hayır demiş. Bunlar, farkına vardırmadan Cumhuriyet’i tasfiye peşinde. Bu paket, kesinlikle bir demokratikleşme getirmiyor, Cumhuriyet’i tasfiye getiriyor.”

Batum, bir soru üzerine Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun görevi sona erse dahil and, harf, anadilde eğitim gibi konuları, anayasa değişikliği yapmadan getirmenin, anayasanın 1, 2, 3, 42 ve 174. maddeleri dururken mümkün olmadığını ifade etti.

Bir gazetecinin, “Hükümet anayasa suçu mu işliyor?” sorusuna Batum, “Hükümet yüzde 100 anayasa suçu işliyor” karşılığını verdi.

”Karşı devrim paketi”
İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler, AKP’nin, dini inançları devlet işlerine karıştığını, anayasanın laiklik ilkesini ihlal ettiğini söyledi. Güler, bu düzenlemenin kabul edilemeyeceğini, yanlışın bir an önce düzeltilmesi gerektiğini belirtti.

AKP’nin Türkiye’yi dünyada yalnızlaştırdığını belirten Güler, bunun temel nedeninin iktidarın baskıcı, kinci, antidemokratik uygulamaları olduğunu söyledi.

AKP yöneticilerinin, partilerinin hem ülkede hem de dünyada yolun sonuna geldiği gerçeğinin farkında olduğunu belirten Güler, “Bu nedenle 30 Eylül günü, adını demokratikleşme denilen bir karşı devrim paketiyle yüz yüze geldik” dedi.

Güler, söz konusu olanın başörtüsü, kadının kılık kıyafet sorunu değil, kadın devlet görevlilerinin, görev yerinde türbanlı, peçeli, çarşaflı, dine, mehzebe, tarikata göre, dini simgeler taşıyabilme serbestliği olduğunu dile getirdi.

AKP Anayasanın laiklik ilkesini ihlal ediyor
AKP’nin, dini inançları devlet işlerine karıştırdığını, anayasanın laiklik ilkesini ihlal ettiğini söyleyen Güler, bu düzenlemenin, anayasa ve Cumhuriyet’in kazanımları çerçevesinde kabul edilemeyeceğini kaydetti. Güler, bu yanlışın bir an önce düzeltilmesi gerektiğini söyledi. İzmir Milletvekili Güler, sözlerini şöyle sürdürdü;

“4 artı 4 artı 4′ten, yani eğitimi dini esaslara oturttuktan sonra, eğitim hizmetinin verilişini de kadın ve inanç sömürüsü üzerinden, dini esaslara oturtmaktan başka bir anlama gelmez. AKP’nin bu adımını Cumhuriyet ile hesaplaşma, Cumhuriyet ve kadın özgürlüğünün kazanımlarının ortadan kaldırılması olarak görüyoruz. Bu yanlıştan dönülmesi için her türlü girişimde bulunacağız. Düzenleme, başörtüsü düzenlemesi değildir. Demokratikleşme paketi adı altında gelen paket, kamu görevlisi kadının dini simgesi taşıma paketidir. Bu yönüyle laik devlet ilkesini ihlal etmiştir. Demokratikleşme değil, cezalandırma paketidir. Bu düzenlemenin kabul edilemeyeceği fikri, Genel Başkanımızdan en sıradan üyeye kadar ortak fikrimizdir. Genel olarak türban sorunu ile kamu hizmetinde türban sorunu, iki farklı alana oturur. Birini özgürlükler bakımından tartışabilirsiniz ama devlette dini simge sorununu özgürlükler bakımından değil, kamu güvenliiği, huzuru, hizmette eşitlik ve tarafsızlık ilkeleri bakımından tartışmak zorundasınızdır.”

    Perşembe, 10 Ekim 2013 21:36
Yandex.Metrica