Atilla Kart, Anayasa ile ilgili konuştu

Konya Milletvekili Atilla Kart, anayasa çalışmalarında, anayasanın tümüne yönelik bir sonuca ulaşmalarının bu takvim içinde çok zor olduğunu belirtti.

Kart, “Maddeler, madde sayıları üzerinden değil bölümler üzerinden bir çalışma yapılması kanısındayız. Temel hak ve özgürlükler ile yargı bölümlerini esas alan bir mutabakat sağlanması halinde, bunu öncelikle bir teklife dönüştürme gayreti ve sorumluluğunda olacağız” dedi.

Kart, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, daha önce Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde, inançlar ve özel hayatlar üzerinden, ihraç ve tasfiye operasyonlarının yapıldığını dile getirdiğini söyledi.

Kart, Hükümet’in, 27 Mayıs 2013 tarihli cevabına göre, Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde son 6 ayda 224 subayın ve 450 astsubayın emeklilik/istifa dilekçesi verdiğini, hakkında idari tahkikat/disiplin soruşturması olan personelden 32′sinin emeklilik/istifa dilekçesi verdiğini belirtti.

Bu kişiler hakkındaki soruşturmaların, Personel Başkanlığı ve sıralı sicil amirleri yerine İstihbarat Daire Başkanlığı’nca yapıldığını soran Kart, “Hava Kuvvetleri’ndeki bir disiplin soruşturmasında, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı ya da MİT kaynaklı istihbarat birimlerinin ne işi var?” dedi.

Uluslararası Af Örgütü’nün, Gezi Parkı eylemleriyle ilgili olarak toplantı, gösteri ve yürüyüş mevzuatı ile uygulamasında yaşanan ihlalleri raporlaştırdığını anımsatan Kart, “Uluslararası Af Örgütü az yazmıştır. Türkiye’de, Uluslararası Af Örgütü’nün çizdiği tablodan daha vahim bir durum vardır. Türkiye’de, doğrudan yaşam hakkını ve çalışma özgürlüğünü ortadan kaldıran ya da tehdit eden, özel hayata kişisel veriler üzerinden müdahale edilen bir dönem yaşanıyor” diye konuştu.

”Maddeler değil, bölümler üzerinde bir çalışma”

Kart, yeni anayasa çalışmalarında tutuklu milletvekillerinin durumuna ilişkin bir soru üzerine, tutuklu vekiller olayını anayasa çalışmasında ön şart, pazarlık kozu gibi dile getiren yorumların yanlış olduğunu belirtti.

Konya Milletvekili Kart, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Anayasa çalışmalarında, takvim nedeniyle anayasanın tümüne yönelik olarak bir sonuca ulaşmamız bu takvim içinde çok zor. Bu, Anayasa Uzlaşma Komisyonu çalışmalarının askıya alınması demek değildir. CHP olarak bu çalışmaların, yerel seçimlerden sonra da sürdürülmesi kanısındayız. Geldiğimiz noktada, maddeler, madde sayıları üzerinden değil bölümler üzerinden bir çalışma yapılması kanısındayız. Bu noktada temel hak ve özgürlükler ile yargı ağırlıklı bir çalışma yapılması gerektiği kanısındayız. Çünkü orada mutabık kalınan 60 maddenin 40-41 maddesi temel hak ve özgürlüklerle, diğerleri yargıyla ilgili.

Türkiye’nin toplumsal, sosyal barışını tehdit eden temel olayların başında yargıdaki mevcut yapılanma geliyor. Yargıdaki yapılanmanın, dönüşümün sağlanması gerekiyor. En dramatik örneklerinden birini Balyoz kararında gördük. Bu anlayışla bu iki bölümü esas alan bir mutabakat sağlanması halinde, bunu öncelikle bir teklife dönüştürme gayreti ve sorumluluğunda olacağız. 7 milletvekilinin -Engin Alan’ın tutukluluk sıfatı dün itibariyle tartışılır haldedir- durumu demokrasi, milli irade adına vahim bir tablodur, Türkiye için utanç, ayıp tablosudur. Yaklaşımımız şudur; milletvekilleri tutuksuz yargılanmalıdır. Yasama dokunulmazlığındaki temel yaklaşımımız budur.”

Kart, 4 parti arasında bu konuda ittifak sağlanıp sağlanamayacağına ilişkin soru üzerine, yasama dokunulmazlığı ve diğer iki bölümle ilgili “CHP-AKP ile ikili diyalog halinde” yorumlarının doğru olmadığını kaydetti.

”İki ay askıya alınabilir, sonra devam eder"

Israrla 4′lü mutabakat dediklerini ifade eden Konya Milletvekili Kart, sözlerini şöyle sürdürdü; “Bunu nasıl sağlayacağız: Bu, 60 madde, 70 maddeye çıkabilir. O maddelerin bir kısmı 3′lü, bir kısmı 4′lü mutabık kalınan maddeler. Bu taslağı ortaya çıkarmak istiyoruz. Bu taslak ortaya çıktıktan sonra, -60 madde ya da 70 madde- inanıyorum ki gruplar, liderler, partilerin yetkili organları yeni bir durum değerlendirmesi yapacaklardır. Samimi, yapıcı gayretle, sorumluluk anlayışıyla iki yıllık Anayasa Uzlaşma Komisyonu çalışmalarının, 22 çatı kuruluşunun emeklerinin heba olmaması için Türkiye’nin ihtiyacı olan mutabakat metninin, ortak paydanın ortaya çıkması için bu anlayışla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Komisyon ayakta durmalıdır, bu kayıtla düşüncelerimizi, görüşmelerimizi, diyaloglarımızı, çalışmalarımızı sürdürüyoruz, sürdüreceğiz. Eğer Anayasa Uzlaşma Komisyonu çalışmaları, bütüne yönelik sürdürülmezse, iki bölümle yetinilirse, anayasada yeni uyumsuzlukların, yamaların ortaya çıkması kaçınılmazdır. Mutabık kalırsak ortaya çıkan iki bölümün, bir uyumsuzluk, çelişki yaratmaması için anayasanın bütününe yönelik çalışmalar mutlaka tamamlanmalıdır. Kişisel olarak söylüyorum; yerel seçimler öncesinde komisyon çalışmaları iki ay kadar askıya alınabilir iki ay sonrasında çalışmalar kaldığı yerden devam eder, etmelidir. “

Anahtar Kelimeler
    Cuma, 18 Ekim 2013 17:41

Bağlantılı Konular