“Vahim bir tablo içerisindeyiz"

CHP Sözcüsü Haluk Koç MYK toplantısı devam edereken yaptığı basın toplantısında Yargıtay’ın Balyoz Davası ile ilgili kararını şöyle değerlendirdi.

“Değerli arkadaşlarım hoş geldiniz. MYK toplantımız şuanda devam ediyor. Ama hem geçen haftanın, hem bu haftanın gelişen olaylarıyla ilgili Cumhuriyet Halk Partisi adına görüşlerimi ifade etmek için huzurunuzdayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.



Değerli arkadaşlarım, biliyorsunuz bu sabah Balyoz davasının Yargıtay’da 9. Daire’de temyiz duruşması yapıldı ve kararlar açıklandı. Şimdi burada henüz gerekçeli karar yayınlanmadı akşam yayınlanacak. Ama şunu altını çizerek belirtmek istiyorum. Burada usul ve hukuksal deyimiyle sübut yönünden yani ispat edilme yönünden değerlendirilmesini ayrıca yapmak kaydıyla bazı hususlar üzerinde durmak gerekiyor.

Özeti kısaca, 12 Eylül 2010’da yapılan referandumda amaçladıkları meyveyi yiyorlar. Yani yargı birinci dereceden yüksek yargıya kadar siyasi iktidarın telkinleri, beklentileri doğrultusunda karar alan, uygulayan, hüküm veren, temyiz yapan bir yapıya ulaştırılmış gözüküyor.

Değerli arkadaşlarım, adil yargılanma hakkının ihlali konusunda çok ciddi itirazlar, belgeler, kanıtlar olmasına rağmen ne yazık ki, Yargıtay 9. Dairesi bu tespitleri dikkate almamıştır. Ve bir toptancı anlayışla karar vermektedir. Oybirliğiyle kararlar dikkat ederseniz çıkıyor. Yani ortada bu kadar sahte delil iddiası dijital veriler yönünden, bu kadar gizli tanık müessesesinin abukluğuyla ilgili, yanlışlığıyla ilgili, güvenilirliğiyle ilgili bu kadar ciddi iddia olmasına rağmen 9. Daire adil yargılanma hakkını ihlal eden tüm noktaları gözardı ediyor, toptancı anlayışla karar veriyor. 12 Eylül 2010 referandumunun sonuçları burada da çıkıyor. Yetmez ama evetçilerin kulakları çınlasın.

Evet üzülerek ifade ediyorum. Türkiye’de  biraz sonra konuşmamın demokratikleşmeyle ilgili bölümünde de ifade edeceğim. Yargının bugün ulaştığı noktayı gözler önüne sermesi bakımından vahim bir tablo içerisindeyiz. Türkiye Cumhuriyetinde bir tasfiye işlemi yapılıyor. Yargı şekillendirildiği usulde, yapılandırıldığı usulde kendisine verilen görevi yapıyor. Siyasi erk siyasi kararlarla bu süreçte kendi rolünü oynamaya devam ediyor.

Değerli arkadaşlarım, böyle bir karar, irade ve karar. Eklemek istiyorum iradeyi. Tesadüf ya da ihtimaller kavramıyla izah edilemez. Olağan bir açıklaması da yok bunun. Ben hukukçu değilim ama hukuksal açıdan değerlendirmeler noktasında bunları tespit etmek ve ifade etmek zorundayız.

Ortaya çıkan acı gerçek şudur; toplumsal ve sosyal barışımız ciddi bir tehdit altındadır. Bağımsız yargı güvencesi olmayan bir toplumda yaşamanın bu konularda, bu barışın zedelenmesinin temel nedeni olduğunun altını çizmek istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, bu siyasi iktidarın açtığı tehdittir. Yolunun taşlarını döşediği bir tehdittir. Bu tehdidi ortadan kaldırmanın öncelikli ve acil bir siyasi görev olduğunun bilincindeyiz ve buna göre önümüzdeki yerel seçimler dahil olmak üzere tüm çalışmalarımızı bu yönde güçlendirmek zorundayız.

Değerli arkadaşlarım, özeti; sahte dijital veriler, gizli tanık müessesesinin ortaya çıkardığı sonuçlar hepsi yüksek yargı tarafından onanmıştır. Gerekçeli karar çıktıktan sonra partimizin hukukçuları bu konuda da daha geniş açıklama yapacaklar. Bunlar parti adına yaptığım ilk değerlendirmeler. “

Anahtar Kelimeler
    Çarşamba, 09 Ekim 2013 14:50

Bağlantılı Konular