“AKP ekonomide miyop!”

Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, yeni açıklanan Orta Vadeli Program’ı (OVP) değerlendirdi.

Faik Öztrak, yeni açıklanan Orta Vadeli Program’la(OVP) henüz 3 ay önce kabul edilen 10. Kalkınma Planı’nın çöpe atıldığını, AKP’nin ekonomide “miyop” olduğunun yeni OVP ile bir kez daha ortaya çıktığını belirterek, “AKP elinde Türkiye küresel kalkınma yarışında, çok değerli bir zaman dilimini kaybetmiştir. Türkiye’nin en gelişmiş 10 ekonomi arasına girmesinin önündeki yegâne engel AKP ve onun politikalarıdır” dedi.

Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, yeni Orta Vadeli Program(OVP) hakkında yaptığı yazılı açıklamada, 2014–16 dönemini kapsayan OVP’nin kanunen yayımlanması gereken süre içinde yine yayımlanmamasının AKP iktidarının TBMM’ye ve TBMM’nin bütçe yapma hakkına ne kadar saygısı olduğunu bir kez daha gözler önüne serdiğini ifade etti.

“10. Kalkınma planı çöpe atıldı”
Hükümetin kanuni sürelere uymaktaki özensizliğinin yanı sıra, yasak savarcasına hazırlanan programın ekonomideki karar alıcılara ufuk vermekten uzak olduğunu vurgulayan Öztrak, “Bu çerçevede bu yıl TBMM tatile girmeden kabul edilen 10. Beş Yıllık Kalkınma Planının hedefleri, mürekkebi kurumadan, Meclis açılır açılmaz çöpe atılmıştır” değerlendirmesinde bulundu. OVP’ye de esas teşkil eden 10. Planının makroekonomik hedeflerinin 3 ay sonra kadük olduğunu kaydeden Öztrak, bunun “AKP’nin miyopluğuna ve iş bilmezliğini” ortaya koyduğunu belirtti.

“Kur tahmini tutmadı, kişi başı gelir hedefleri saptı”
Temmuz ayında kabul edilen 10. Kalkınma Planı’nda 2018 yılı için dolar kuru tahminin 1,97 TL olduğunu fakat bu tahminin henüz 2013 yılı bitmeden aşıldığını hatırlatan Öztrak, yeni OVP’de ise dolar kurunun 2016 için 2,1 TL olarak tahmin edildiğini kaydetti. Öztrak, “Dolar kuru 2018’e kadar 2016 yılı seviyesinde(2,1 TL) kalsa dahi, 2018 için Planda öngörülen, kişi başına düşen gelir hedefin 1000 dolar altında kalmaktadır” tespitinde bulundu.

“Mevcut politikalarla 10. kalkınma planındaki büyüme yakalanamaz”
Yeni OVP ile 10. Kalkınma Planı’nda hedeflenen ortalama büyüme hızının gerçekleşmesinin de riske girdiğini ifade eden Öztrak, “10. Kalkınma Planı’nda 2014–18 için ortalama yüzde 5,5’lik büyüme hedefi konmasına karşın, OVP bu dönemin ilk üç yılında Türkiye için ortalama yüzde 4,7 büyüme öngörmektedir. Dolayısıyla Türkiye ekonomisinin 10. Plan hedeflerini yakalayabilmesi için 2017–18 döneminde ortalama yüzde 6,7 civarında büyümesi gerekmektedir. Mevcut politikalarla böyle bir büyüme hızının yakalanması imkânsızdır” ifadelerini kullandı.

“Bu gelirle vatandaş borç altında ezilir”
OVP’nin önümüzdeki üç yılda kişi başına gelirin yılda ortalama 600 dolar artarak 2016’da 12 bin dolarlara ulaşmasını vaat ettiğini belirten Öztrak, bunun önümüzdeki üç yıl boyunca her bir vatandaşın aylık gelirinin ortalama 170 TL artacağı anlamına geldiğine, “böyle sınırlı bir gelir artışı hedefi ile vatandaşın hak ettiği yaşamı ve refahı yakalamasının” mümkün olmadığına, “vatandaşın borç yükü altında daha da ezileceğine” dikkat çekti.

“Hükümet, iç tasarrufu artıracağım deyip aşağı çekiyor”
Öztrak, OVP’nin işgücü ve istihdama ilişkin öngörülerinin de Türkiye’nin demografik fırsat penceresinden, gelecek üç yılda da yararlanamayacağını gösterdiğini ifade etti. Öztrak, 2014 için OVP’de belirlenen işsizlik oranının bir önceki hedefin yaklaşık yarım puan üstüne çıktığına dikkat çektiği açıklamasında, “Diğer taraftan 2016 yılı için yüzde 8,9 olarak öngörülen işsizlik oranı Planda 2018 yılı için öngörülen yüzde 7,2’lik işsizlik oranına da ulaşılamayacağını ortaya koymaktadır. Türkiye’nin yüksek büyüme hızlarını yakalaması, iç tasarruflarını artırması için daha çok vatandaşını işgücü piyasasına çekmesi ve bunlara iş vermesi gerekmektedir” dedi. 2012-13 arasında 1,0 puan artan işgücüne katılım oranının üç yıllık program döneminde sadece 0,9 puan gibi sınırlı bir artış göstermesinin bu OVP döneminde iş gücünden yeterince yararlanılamayacağını açıkça gösterdiğini vurgulayan Öztrak, “OVP’nin önümüzdeki üç yıl için vaat ettiği büyüme kompozisyonun kalitesinde de anlamlı bir iyileşme görülmemektedir. Türkiye’nin en önemli kırılganlığı olan iç tasarrufların Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya oranı bir önceki OVP’nin yaklaşık 2 puan altına çekilmiştir. Yine 2016 da yüzde 16’yı ancak yakalayan bu oranın, 10. Kalkınma Planı dönem sonu (2018) için öngörülen yüzde 19’a ulaşması da artık hayaldir” ifadelerini kullandı.

“İthalattaki hızlı düşüş sağlayacak politikalar programda yok”
Önceki OVP’de ihracattaki gerilemeye rağmen dış ticaret açığındaki düşüş öngörüldüğünü, bunun da ithalattaki hızlı azalıştan kaynaklandığını anımsatan Öztrak, “OVP’de 2016 yılı için hedeflenen 202,5 milyar dolarlık ihracat rakamı, 10. Kalkınma Planı’nda 2018 yılı için hedeflenen 277 milyar dolarlık ihracatın hayal olduğunu göstermektedir. Diğer taraftan ithalat rakamlarındaki olağanüstü düşüşü büyüme hızlarındaki düşüş izah etmemektedir. Hangi politikaların üç yılda böylesi bir ikame etkisi yaratacağı izaha muhtaçtır” değerlendirmesinde bulundu.

“OVP’ye göre cari açık turizmle aşağı çekilecek”
OVP’de turizm gelirlerinde yapılan “yukarı yönlü hatırı sayılır revizyonun” cari açığı aşağı çektiğini, bunun, “dengelerin bölgede sıcak savaş olmamasına ne kadar bağlı olduğunu” gösterdiğini ifade eden Öztrak, “Ancak buna rağmen turizm gelirlerinin 2016 için 34,5 milyar dolar olarak öngörülmesi Planın 40,5 milyar dolarlık 2018 yılı hedefinin de yakalanmasının zor olduğunu göstermektedir” dedi. Öztrak, OVP’de getirilen dengelerin, yurtiçi tasarrufu desteklemekten ve mevcut küresel çalkantılar karşısında yeterli bir korunak oluşturmaktan çok uzak olduğunu belirttiği açıklamasında özetle şunları ifade etti:

“Gerçeklerden uzak”
“Mali disiplinin artırılması gereği artık içeride ve dışarıda açık açık dilendirilmesine rağmen, merkezi yönetim bütçesinde, ‘program tanımlı denge’nin 2014 ve 2015’de daha da bozulacağının öngörülmesi, ‘Seçim ekonomisi uygulamayacağız’ diyen AKP’nin gerçekleri söylemekten ne kadar uzak olduğunu açıkça göstermektedir.

“OVP’nin enflasyon hedefi de risk altında”
Küresel ekonomi yeni bir belirsizlik dönemine girerken, OVP ciddi bir güvenlik çapası sunmamaktadır. Daha önce AKP’nin izlediği politikalara alkış tutan uluslararası kuruluşlar şimdi AKP’nin izlediği para ve maliye politikasına ciddi eleştiriler getirmektedir. AKP’nin özellikle para politikasına yönelik ideolojik bakış açısı da ilerleyen günler için önemli bir risk unsurudur. Bu aynı zamanda OVP’nin enflasyon hedeflerini de riske etmektedir.

“Harcamalar kontrol altına alınmalı, tedbirler dengeli olmalı”
Türkiye önümüzdeki birkaç yılda siyasi ve ekonomik belirsizliklerin arttığı bir döneme girmektedir. AKP Hükümeti bu gerçeği dikkate alarak seçim ekonomisi uygulamamak konusunda kesinlikle samimi davranmalıdır. Bir defalık gelirleri tasarruf etmeli ve harcamalarını kontrol altında tutmaya özen göstermelidir. Para politikasında daha ön görülebilir ve açıkça enflasyonu hedef alan bir politika çerçevesi tanımlanmalıdır. OVP’de öngörülen makro ihtiyati tedbirler olumludur ancak geç kalınmıştır. Özellikle geçtiğimiz yıllarda hane halkı borcu hızla artarken alınmayan bu tedbirlerin şimdi alınması vatandaşı sıkıntıya sokma riski de taşımaktadır.

“Türkiye’nin önündeki engel AKP”
AKP elinde Türkiye küresel kalkınma yarışında, çok değerli bir zaman dilimini kaybetmiştir. Ekonomimizin rekabet gücünü tahkim edecek yapısal dönüşümleri yapamayan, başta eğitim olmak üzere ülkenin en temel politikalarını kendi ideolojik ajandasına mahkûm eden AKP, küresel iklimin sunduğu önemli bir fırsatı kaçırmıştır. Türkiye’nin en gelişmiş 10 ekonomi arasına girmesinin önündeki yegâne engel AKP ve onun politikalarıdır. Vatandaşımız zararın neresinden dönerse kârdır.”

    Çarşamba, 09 Ekim 2013 14:37

Bağlantılı Konular