Hükümet ekonomiyi yeniden IMF mi borçlandı?

Erdoğan Toprak; IMF heyetinin incelemeleri sonrasında hazırladığı Türkiye Raporu’nun, Başbakanın “IMF’ye borç verecek duruma geldik” iddiasını yerle bir ettiğini belirtti.

Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak, IMF Heyetinin bir süredir, Türkiye ekonomisi ile ilgili yürüttüğü incelemelerini tamamlayıp, Ankara’dan ayrıldığını hatırlatarak, hazırlanan raporun ve içeriğinin iç açıcı olmadığını, hükümetin yakında Türkiye’yi IMF’ye muhtaç hale getirmesinin sürpriz olmayacağını söyledi.


Toprak IMF’nin hazırladığı Türkiye Raporu’yla ilgili olarak şu değerlendirmeyi yaptı;

“IMF’nin tüm üye ülkeler için yaptığı rutin yıllık inceleme ve konsültasyon sonrasında hazırladığı Türkiye Raporu, ekonomimizin ciddi risklerini, kötü gidişini ve sıkıntılı tablosunu ortaya koyuyor. Hazine Müsteşarlığı’nın paylaştığı rapordaki ifadeler ve yapılması istenilenler, piyasalara ve halka daha büyük yükler getirecek nitelikte. Hükümet ise yaklaşan seçimler nedeniyle, bu önlemleri erteleme niyetinde. Dolayısıyla önümüzdeki aylarda ekonomideki kötüye gidiş daha da hızlanacaktır. IMF hükümetten faizleri artırmasını istiyor. Sıcak paraya muhtaç hale getirilen ekonomiye taze kaynak girişi ve sermaye kaçışının durması için faiz artışını şart koşuyor. Bu, daha yüksek maliyetle borçlanmak anlamına geliyor. Maliye Bakanı da bu durumu itiraf etti ve birkaç gün önce Almanya’da Küresel Ekonomi Sempozyumunda yaptığı açıklamada, ucuz para döneminde Türkiye’ye oluk oluk akan sıcak paranın bir anda buharlaştığını, adeta kuruduğunu dile getirdi. Bakan diyor ki: Tıpkı 1990′lı yıllarda olduğu gibi sermaye bulamama tehlikesi ile karşı karşıyayız. IMF’de o zaman faizi yükseltin diyor.  Başbakan, ümüğünü sıkacağını söylediği faiz lobisine muhtaç kaldı”

Toprak; IMF raporunda cari açığın GSYİH’nin yüzde 7’sini geçeceği, enflasyonun yüzde 5 hedefini fazlasıyla aşacağı, büyümenin yüzde 3,8’e gerileyeceği uyarısında bulunulduğunu belirterek şunları söyledi;

“IMF Türkiye ekonomisinin yıllık yüzde 6 büyümesi gerektiği görüşünde. Ancak büyüme artınca, cari açık patlıyor. Cari açığı düşürmek için büyümeyi kısıyorlar. Bu kez de ekonomi yavaşlıyor. Üretim geriliyor. İstihdam düşüyor. Buradan da hükümetin bir ekonomik programının olmadığı, günü birlik ekonominin yönetildiği ortaya çıkıyor.  IMF Merkez Bankasını da kurlara müdahale ve döviz satışları için uyarıyor. Sınırlı döviz rezervlerinizi gereksiz müdahalelerde tüketmeyin, sıkıntı yaşarsınız diyor. Gelecek yıl büyüme hızının daha da düşeceği yüzde 3’e ineceği öngörüsünde bulunuyor. Sonuç olarak, IMF’ye borçları ödemekle övünen, IMF’ye borç veren ülke durumuna geldik diye meydanlarda konuşan Başbakanın ülkeyi yeniden IMF’ye muhtaç hale getirdiği anlaşılıyor. Ancak IMF; Başbakana ve hükümete uyarıda bulunuyor ve diyor ki; “Dediklerimi yapmazsanız, kapımı çalsanız da açmam!”

Anahtar Kelimeler
    Salı, 08 Ekim 2013 14:37

Bağlantılı Konular