Genel Başkan Yardımcıları Gürsel Tekin ve Sezgin Tanrıkulu İstanbul’da STK temsilcileriyle buluştu

Gürsel Tekin, “Ceberrüt bir iktidarla karşı karşyayız." dedi ve CHP’nin demokratikleşme konusundaki girişimlerine, darbe yasalarını değiştirmek için verdiği yasa düzenlemesi önerilerine dikkat çekti.

Sezgin Tanrıkulu Diyarbakır Baro Başkanı iken Başbakana verdiği hangi talep varsa, CHP’nin programına ve seçim bildirgesine girdiğini belirterek, Başbakan’ın kendisine destek istediğini, Barış sürecine destek istemediğini söyledi.

Genel Başkan Yardımcıları Gürsel Tekin ile Sezgin Tanrıkulu, İstanbul’daki bir çok hemşehri derneği federasyonunu bünyesinde toplayan Anadolu Konfederasyonu’nun bir otelde düzenlediği kahvaltılı toplantıya katıldı ve sivil toplum kuruluşlarının (STK) temsilcileriyle biraraya geldi.

Toplantıda söz alan STK temsilcileri, CHP’nin çözüm süreci konusundaki tutumunu değerlendirdiler. STK temsilcilerinden sonra söz alan CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, CHP’ye yönelik eleştiriler karşısında dehşete düştüğünü belirterek, “Bizi eleştirirken doğrusu AKP’yi övmeniz beni çok şaşırtı” dedi.

Tekin, CHP’nin tüm eksiklerine rağmen, çözüm sürecinin karşısında olmadığını söyledi.

Türkiye’de ilk kez Kürt sorununu programına alan partinin CHP olduğunu ifade eden Tekin, şunları kaydetti:

”Eksiğimiz olabilir ama iktidar partisinin sayfasında Kürt kelimesi ile ilgili bir kelime bulamazsınız. Sürecin en sıkıntılı dönemde Sayın Genel Başkanımız, Başbakanı ziyaret etti. ‘Ana muhalefet olarak katkı vermek isteriz’ dedi. Başbakan o toplantıda ‘Bu iş BDP ile olmaz. İnsanların dinine dil uzattı. Zerdüşt’ dedi. Başbakanın kullandığı ağır laflara bir bakın. CHP’nin eksikleri var ama ceberrut bir iktidarla karşı karşıyayız. Barışı kim istemez? Barışın önündeki yasal engellerin kaldırılması için bütün kanun teklifleri vererek, tarladaki mayınları kaldıralım diyoruz. CHP olarak 8 tane farklı rapor hazırlamışız. Erdal İnönü DGM’de yargılandı. Altan Öymen Kürt raporu hazırlandığı için andıçlandı. En ağır bedelleri ödemiş bir partiyiz.”

Tekin, İstanbul’da yaşayan Kürtler’in AKP’yi desteklediğini belirterek,  ”AKP’nin varlık sebebi İstanbul’da Kürtler’dir. 100 seçmenin 90′ı AKP’ye oy veriyor. İstanbul Belediyesi’nde ne kadar Kürt’ün sürgün edildiğini biliyor musunuz? Beyoğlu’nda 5 bin Kürt sürgün edildi. Kimsenin sesi çıkmadı. Nurettin Sözen döneminde İstanbul Belediyesi’nde binlerce Kürt, Alevi çalışıyordu. Biz barışın önüne asla engel olmayız. Bütün seçimler öncesi Kürtler’in oylarını almak için şirinlikler yapılır. Ne engel var, KCK’da belediye başkanlarını bırakmıyorsunuz? Milletvekilleri tutuklu. Siyasi Partiler Yasasının değişmesi ve yüzde on barajının düşmesinin önündeki engel CHP’mi? Sürecin önündeki tek engel iktidar partisidir. Sürecin daha hızlı işlemesi için hangi kanunu getirsin, biz ona ‘evet’ diyeceğiz. Bugüne kadar 19 yasa teklifi vermişiz” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu da, yaptıkları tüm olumlu çalışmalara rağmen arkadaşlarının negatif bir söyleminin seçmeni olumsuz etkilediğine dikkate çekerek, son 15- 20 yılda CHP’ye yönelik oluşan olumsuz havayı değiştirme noktasında büyük çaba harcadıklarını, ancak bunu değiştirmenin kolay olmadığını söyledi.

CHP’nin çözüm sürecine engel bir parti olmadığını kaydeden Tanrıkulu, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Başbakan kendisine destek istiyor. Barış sürecine destek istemiyor.’ Hiç bir şey söylemeyin. Bana güvenin’ diyor. Bunun dışında bize bir şey söylemiyor. Aynı sorunun yaşandığı dünyadaki tüm ülkeleri gezdim. Türkiye gibi demokrasisi eksik işleyen başka bir ülke yok. Bilgi akışı hiç yok. Hükümetten biri bize bilgi verir. O olmadı devletten biri, MİT’ten biri bize bilgi verir ama bize bilgi akışı yok. Gazete demeçleri üzerinde politika üretmeye çalışıyoruz. Yaratılan algının aksine CHP barışın karşısında duramaz. Böyle bir şey olursa biz kendimizi inkar etmiş oluruz. Öteden beri savunduğumuz Kürt meselesinde çatışmanın bitmesi ve silahların bırakılmasıdır. Örgütlenme özgürlügü tam olsun. Kürtler kendi kimlikleri ile örgütlensin. Kendi siyasi partileri olsun. Bunun için seçim barajının yüzde 3′e indirilmesi noktasında yasa tasarısı verdik.”

Tanrıkulu, Oslo sürecinin bütün tutanaklarının okunduğunu belirterek, sürecin Başbakan Erdoğan tarafından elde edilen seçim başarısından dolayı bozulduğunu söyledi.

Diyarbakır Cezaevi’nin kanunla müze yapılmasını önerdikleri, ancak herhangi bir sonuç elde edemediklerini belirten Tanrıkulu, ”Geçen hafta önerge verdik. Dersim arşivlerinin açılmasını istedik. Bunun için yasa tasarısı verdik. Genelkurmay Başkanlığı ve Başbakanlıktaki belgeler yok. Devletin elindeki bütün belgelerin Mecliste toplanmısını istedik. Sonuçları ne ise Meclis gereğini yapsın dedik. Fakat atılan bir adım yok. Geçmişteki acıları ve travmaları hatırlatan şahısların tüm Türkiye’den kaldırılması için komisyon kurulması teklifi verdik. Bu değil midir cumhuriyetle yüzleşmek? Koruculuğun kaldırılmasını istedik. Kürt sorununun çözülmesi noktasında atılması gereken demokratikleşme adımları bunlar. Diyarbakır Barosu Başkanı iken Başbakana verdiğimiz hangi talep varsa, CHP’nin programına ve seçim bildirgesine girdi” ifadelerini kullandı.

Anahtar Kelimeler
    Çarşamba, 29 May 2013 14:35

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica