“Eğer bir ülkede 7 milletvekili, yüzlerce yerel yönetici, 2 bin 774 öğrenci tutukluysa orada bir sorun var demektir.”

"Eskişehir valisi bir gazeteciye 'adi ve şerefsizsin' diyor. Görevden alınmıyor. Neden? Çünkü Başbakan, 'Sayın Vali iyi bir arkadaşımızdır' diyor."

”Demokrasi bize altın tepside sunulan bir şey değil, 90 yıllık mücadele sonucu kazanılmıştır. Biz bedel ödemeye hazırız, hiçbir zaman bedel ödemekten korkmadık”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliğinin (TÜRMOB) 21. Olağan Genel Kurulundaki konuşmasına, “Merhaba üstadlar” diyerek başladı.

Kendisinden önceki konuşmacıların, Türkiye’deki demokrasi eksikliğine değindiklerini belirten Kılıçdaroğlu, “Demek ki demokrasi de sorun var, eğer bir ülkede 7 milletvekili, yüzlerce yerel yönetici tutuklu, 2 bin 774 öğrenci tutukluysa orada bir sorun var demektir” ifadesini kullandı.

Gezi Parkı odaklı olaylardan sonra 81 medya çalışanının işinden olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, ülkedeki demokrasi açığının giderek büyüdüğünü söyledi.

Kılıçdaroğlu, “Sadece milletvekilleri, akademisyenler, yerel yöneticiler değil, 27 Eylül 2013 itibarıyla 5′i imtiyaz sahibi olmak üzere 66 gazeteci hapiste. Cunta yönetimlerinde bile bu kadar olmadı. Gazeteciyi beğenmeyebilirsiniz ama siz demokratik bir ülkede düşünce özgürlüğüne sınırlama getiremezsiniz, o gazeteciyi hapise atamazsınız” diye konuştu.

Kanun Hükmünde Kararname (KHK) uygulamasını da eleştiren Kılıçdaroğlu, KHK uygulamasının 12 Eylül dönemi sonrası Türkiye’nin gündemine geldiğini söyledi. Bu uygulamayla parlamento yetkisinin gasp edildiğini ileri süren Kılıçdaroğlu, “Elinizi vicdanınıza koyun, parlamento açık, 550 milletvekili var, ama siz parlamento açıkken 35 KHK çıkarıyorsunuz. Parlamento açık, yetki gasp etmişsiniz, savaş mı var? Siz istediğinizi yapıyorsunuz, bu doğru değil” değerlendirmesinde bulundu.

Son 11 yılda 7 kez mali af çıktığını ve dünyada böyle başka bir örnek olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, “Vergisini zamanında ödeyenleri ödüllendiren bir ülke olmak durumundayız. Biz vergi vermeyenleri ödüllendiriyoruz” dedi.

Uzun yıllar vergi denetmenliği yaptığına işaret eden Kılıçdaroğlu, hiçbir dönemde denetimin siyasallaştığını görmediğini söyledi.

“Davul zurna ile arama yapıldığını görüyoruz” diyen Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

“En büyük tepkiyi sizlerin göstermesi lazımdı, ama kusura bakmayın yeterli tepkiyi göstermediniz. Bir eleştiri de ben yapayım. TOBB da ses çıkarmadı. Mükellefler arasında siyasi ayrım yapılabilir mi? Demokrasi aynı zamanda saydam bir rejimdir, demokrasi ödediğimiz vergilerinin hesabının sorulduğu rejimdir, bunu soramıyorsak orada demokrasi çağdaş değildir. ”

Sayıştaş roparları
Sayıştay’ın TBMM adına kamu harcamalarını denetlemekle yükümlü olduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, Sayıştay Başkanı Recai Akyel’in de salonda bulunduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“Paralar doğru mu harcandı, yanlış mı harcandı kim denetleyecek: Sayıştay. Sayıştaya görev verilmiş, anayasal bir görev, rapor hazırlayıp TBMM’ye göndereceksin. İlk kez bu yıl kesin hesap kanunu geldi Sayıştay’dan, 132 rapor gelmedi. Niye gelmedi? Sayıştay denetim yapıyor, yolsuzlukları saptıyor, sonra bunu ilgili kurumlara soruyor, ‘bu konuda nihai görüşünü ver’ kurullar bakıyorlar durum felaket. Siyasi iktidara haber veriyorlar, iktidar apar topar Parlamentodan bir yasa çıkarıyor, Sayıştay’ın yetkilerini, raporlarını buduyor, ‘bu kanunla siz idare edin…’ Anayasa Mahkemesine gittik, mahkeme ‘böyle bir rezalet olmaz’ dedi. ‘Sayıştay’ın denetim yetkisini kısıtlayamazsınız’ dedi ve iptal etti. Ama ilk kez bir kesin hesap kanunu, Sayıştay’ın mali raporları TBMM’ye gelmeden kabul edildi. Yani Parlamento el kaldırma indirme makinası haline geldi. Akıl tutulması yaşadık.”

Son on yıldaki hükümetlerin kaç lira harcadığını soran Kılıçdaroğlu, “Son on yılda, 133 milyar dolar iç borç yaptılar, 238 milyar dolar dış borç yapıldı, 46 milyar dolar özelleştirme yapıldı. 1 trilyon 200 milyar dolar vergi toplandı. Toplam para 1 trilyon 617 milyar dolar. Son on yılda harcandı bu” dedi.

“Bu para karşılığında ülke de ne yapıldı? Diyeceksiniz ki ‘çok şey yapıldı’ doğrudur” ifadelerini kullanan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Ben size başka bir rakam daha vermek istiyorum. 1946-2002 yani 56 yılda 775 milyar dolar harcandı. On yılda 1 trilyon 617 milyar dolar. Şu soruyu soracaksınız: ‘Bu paralar nereye gitti ve bu Sayışta raporları niye gelmiyor.’ İşte yanıtı, verdiğim bu rakamlarda. Bu rakamlar, Türkiye Cumhuriyeti’nin rakamları, bir siyasal iktidarın görevi halkına hesap vermektir. Halkına hesap vermeyen siyaset saygın değildir.”

Belediyelere farklı uygulama yapıldığını belirten  Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesine 4, İzmir Büyükşehir Belediyesinde 102 denetim elemanı görevlendirildiğini açıkladı.


Eskişehir Valisi’ne eleştiri
Eskişehir Valisi Güngör Azim Tuna’nın, bir gencin öldürülmesi olayıyla ilgili sözlerini hatırlatan Kılıçdaroğlu, İsmail Saymaz isimli gazetecinin olayın üzerine gittiğini söyledi.

Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:
“Eskişehir valisi bu gazeteciye İsmail Saymaz’a e-posta gönderiyor ‘Oğlum İsmail, yine rahat durmuyorsun. Bir daha aynı şekilde yorum yaparak bu konuyu işlersen sen adi ve şerefsizsin’ diyor. Kusura bakmayın bu lafları kullandığım için bu, sözde valinin kullandığı deyimler. Demokrasisi sağlıklı işleyen bir ülkede bu vali ertesi gün görevden alınır. Suçlamayı bir tarafa bırakın kullandığı dil nedeniyle görevden alınır. Bir valinin ağzına ‘adi şerefsiz’ sözcüğü yakışmaz, olmamalıdır. Görevden alacak olan kim? Sayın Başbakan. Ne diyor Sayın Başbakan ‘Sayın Vali iyi bir arkadaşımızdır.’ Pes yani pes. Demokrasi, sivil toplumun güçlendiği, düşüncelerini özgürce dile getirdiği rejimin adıdır.”

İktidar partisinin, Anayasa Uzlaşma Komisyonunun çalışmalarında samimi olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, “12 Eylül yasalarının arkasına saklanan bir iktidar demokrasiyi getiremez” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, darbelerden en fazla zararı CHP’nin gördüğüne dikkat çekerek “Demokrasi bize altın tepside sunulan bir şey değil, 90 yıllık mücadele sonucu kazanılmıştır. Biz bedel ödemeye hazırız, hiçbir zaman bedel ödemekten korkmadık” diye konuştu.

    Cumartesi, 05 Ekim 2013 14:38

Bağlantılı Konular