"CHP’liler önce ülkeyi düşünürler. Bireysel çıkarlar peşinde koşanlar CHP’li değildir"

"Biz köklerimizi nereden aldığımızı,  gelecekte neyi hedeflediğimizi de çok iyi biliyoruz. Yüzümüz ve yönümüz aydınlıktan yana. Aydınlık günler, bizim ülkemizin, çocuklarımızın olsun."

“Son üç yılda en büyük değişimi yaşayan parti, değişimin ve dönüşümün adresi CHP’dir”

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Çankaya İlçe Başkanlığı tarafından Ahmet Taner Kışlalı Salonu’nda düzenlenen “Sandıklar Filizleniyor” etkinliğine katıldı.

“Tek tek saymayacağım, hangi pozisyonda, hangi kademede olursanız olun her biriniz bu görkemli çınarın dallarısınız. Gövdemiz güçlü, gençlerimiz, kadınlarımız var, bilincimiz, onurumuz var, bütün dünyanın öğrenmek görkemli tarihimiz var” diyen Kılıçdaroğlu, “CHP’liler asla kişisel çıkra peşinde koşmazlar. CHP’liler önce ülkeyi düşünürler. Kişisel çıkar peşinde koşan hiç kimse CHP’li değildir, onların bu partide asla yeri yoktur. Her CHP’li bir genel başkandır, ben böyle bilirim. Bu partide kurumlar vardır, bu partide kültür vardır, bu partinin 90 yıllık geçmişi vardır. Bu partinin İnönüsü, Deniz Baykalı, Bülent Eceviti, Erdal İnönüsü vardır, Altan Öymen’i vardır. Bu parti dünün partisi değildir.” dedi.

CHP’nin sürekli kendini yenilediğini tekrarlayan Kılıçdaroğlu, gençlerin ve kadınların daha fazla siyasette yeralması için parti tüzüğünü değiştirdiklerini anımsattı.

Yüzde 33 cinsiyet kotası getirdiklerini belirten Kılıçdaroğlu, bunun başka partilerde olmadığını hatırlattı.

İlk kez yeni bir örgütlenme modelini ortaya koyduklarını ve sandık çevresi sorumluluları görevlendirdiklerini vurgulayan Kılıçdaroğlu, oy kullandığı sandığın çevresinden sorumlu bu kişilerin yılın tüm günlerinde çalışacağını söyledi. “Sandık çevresi sorumluluları oyunu kullandığı sandığın çevresini kucaklayacak” diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti.

“Bir buçuk, iki yıldır üzerinde çalışıyoruz. Sizden isteğim, gelen hiçbir yurttaşı asla geri çevirmeyin. Kimliği, rengi, kılık kıyafeti ne olursa olsun, adres artık CHP, herkes bunu bilecek. Adaylarımızı da eski yöntemle belirlemiyoruz, oturup 3 kişi ‘şunu şuraya’ diye. Bu da bitti artık, partide 5 kişilik komisyon var, bütün kamuoyu yoklamaları, raporlar oraya geliyor. Her bir seçim çevresi için ayrı ayrı çalışma yapılıyor, ‘en çok oyu kiminle alabiliriz’ buna bakıyoruz. ‘Yok bu arkadaşım’, ‘onunla yemek yemiştik’, ‘bunu şuraya getirelim’, onlar bitti artık yok öyle bir şey. Bilgiye birikime ortak akla önem veriyoruz. Burdur, ‘ön seçim yapmamız lazım’ dedi, yaptık. Eczacı bir akadaş seçildi, aday adaylarının tümü onun etrafında birleşti. Bolu, ‘ön seçim yapalım’ dedi, komisyon karar verdi, genç bir kadın seçildi. Emin olun Bolu’da belediye başkanlığını alacağız, bir kadın belediye başkanımız Bolu’da olacak. Eski alışkanlıklardan ve hastalıklardan bu partiyi kurtaracağız, bireysel çıkarlar peşinde kimse koşmayacak. Bir karabasan gibi milletin üzerine çöken bu iktidara evet mi diyeceğiz. Bu mücadele sıradan bir mücadele sıradan bir kavga değildir, bu kavga cumhuriyet, özgürlük, çocuklarımızın geleceğinin kavgasıdır. Polisleriyle, valileriyle üstümüze geliyorlar, yılmayacağız. Kiminle gelirlerse gelsinler yılmayacağız, çünkü biz CHP’yiz diğer partiler gibi değiliz.”

Zaman zaman “Şu CHP de hiç muhalefet yapmıyor” denildiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, bunu söyleyen kişilerin hayatında CHP’ye oy vermeyenler oduğunu ifede etti. Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“Her CHP’linin şunu bilmesi lazım: Bizim yaptığımız muhalefeti kimse yapmamıştır. ‘Köstebek’ denen bir bakan, önceden arama yapılacağını haber veren bir bakan var. Kim çıkardı, maskesini kim indirdi, CHP. ‘CHP iyi muhalefet yapamıyor’ diyenler ‘Köstebeklik yapan adam hala bakanlık koltuğunda oturuyor’ demedi. Diyemez. Uludere’de 34 yurttaşımız katledildi, talimatı kim verdi, Başbakan. Biz gittik kendi çocuklarımıza sahip çıktık. Annelerin gözyaşı akarken ben oradaydım, 8 saatlik yolu teperek oraya gittim, Erdoğan hala gidemedi, gidemez. Pozantı ve Şakran cezaevinde küçücük çocuklara tecavüz ediyorlardı, ortaya çıkaran kim? O çocukları kurtaran kim, CHP. Spordan sorumlu bakanın yolsuzluk dosyasını parlamentonun gündemine getirdik, gensoru verdik. AKP’nin oy çokluğu var, kabul edilmedi. Sen eğer ‘yolsuzluk yapan bakanı koruyayım’, ‘CHP muhalefet yapamıyor’ dersen, kusura bakma biz de seni adam yerine koymayız.”

Tutuklu ve hükümlü gazetecilerin Türkiye’nin demokrasi ayıbı olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, bu ayıbı gittikleri her yerde dillendirdiklerini söyledi.

Türkiye’de halen 2 bin 776 öğrencinin hapishanelerde olduğunu da belirten,  Kılıçdaroğlu, “Bunu gündeme getiren kim, CHP. ‘CHP muhalefet yapmıyor’ diyenler, bu ayıbı bir gün dillerine aldılar mı? Tutuklu milletvekillerini bizim kadar dile getiren başka bir parti yok. Bir demokrasi ayıbından Türkiye’yi kurtarmak istiyoruz” dedi.

Niğde’deki patates üretecisinden, Trakya’daki ayçiçeği üreticisine kadar her zaman çiftçilerin yanında duran bir parti olduklarını anlatan Kılıçdaroğlu, “Sen çiftçinin sorunun hiç merak ettin mi? Mazotun, gübrenin fiyatını sordun mu? Sormazlar. Neden? Boğazdaki köşklerinde otururlar. Bakmayın siz onların AKP yanlılığına, onların yanında, Erdoğan’ın yanında kalem gibi durmalarına. Onlar ayrıca gizli gizli oturur boğaz sırtlarında viskilerini de yudumlarlar, akşam da ‘Yav şu CHP hiç muhalefet yapmasını bilmiyor’ derler” değerlendirmesinde bulundu.

Kılıçdaroğlu, “Arap Baharı”nı daha iyi anlamak için İstanbul’da Uluslararası Arap Konferansı’nı düzenlediklerini, CHP tarihinde bir ilki gerçekleştirerek Tandoğan Meydanı’nda grup toplantısı yaptıklarını anımsattı.

Faili meçhul cinayetlerin araştırılması için en az 10 kez araştırma önergesi verdiklerini ancak AK Parti milletvekillerinin oylarıyla reddedildiğini öne süren Kılıçdaroğlu, 4+4+4 eğitim sisteminin görüşmeleri sırasında ise muhalefetleri nedeniyle iktidar partisi milletvekillerinin komisyonu işgal ettiklerini iddia etti.

Kılıçdaroğlu, “Biz Irak’a da Mısır’a da Suriye’ye de heyet gönderdik, çünkü biz ‘yurtta barış dünyada barış’ anlayışıyla hareket ediyoruz. Biz gücümüzü halktan çağdaş dünyadan alırız. Mısır’da darbe olmuş, biz nasıl heyet gönderirmişiz. Ömer El Beşir, yüz binden fazla insanı katletti, Erdoğan bunu havaalanında kırmızı halıyla karşıladı. Kalkmış bize demokrasi dersi veriyor” diye konuştu.

Reyhanlı’da 53 vatandaşın şehit edildiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Bu partinin genel başkanı patlamadan hemen sonra Reyhanlı’daydı. 53 vatandaşımız şehit oluyor, beyefendi Amerikaya kaçıyor. Sonra nasıl gitti Rehhanlı’ya helikopterlerle, TOMA’larla sanki savaşa gidiyor” dedi.

Kaddafi’nin linç edildiğini öğrendiğinde Brüksel’de olduğunu ve Batılı parlamenterlerin önünde olayı kınadığını belirten Kılıçdaroğlu, bu hükümetin ise Kaddafi’yi sırtandan bıçakladığını söyledi.

“Size yaklaşık 27 madde saydım, 27 madde daha sayarım, biz halkın ve hakkın yanındayız. Doğruları söylemeye devam edeceğiz” diyen Kılıçdaroğlu, Türkiye’de asıl sorunun “medyanın kuşatılması” olduğunu savundu.

Kılıçdaroğlu, “Sabah akşam ekranlarda ‘CHP’yi nasıl eleştiririz’in derdindeler. Benim bildiğim aydın, özgürlüğü ve demokrasiyi bedeli ne olursa olsun savunan adamdır” diye konuştu.

Sandık çevresi sorumlularının çalışma alanlarına ilişkin değerlendirmeler de yapan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“Artık karşılıklı bir birimizi denetleyeceğiz, bizim çalışıp çalışmadığımızı siz denetleyeceksiniz, sizin çalışıp çalışmadığını biz denetleyeceğiz. Onun için son üç yılda çok mesafa aldık, almaya devam edeceğiz. Biz köklerimizi nereden aldığımızı biliyoruz, gelecekte neyi hedeflediğimizi de çok iyi biliyoruz. Yüzümüz ve yönümüz aydınlıktan yana. Aydınlık günler, bizim ülkemizin, çocuklarımızın olsun. Herkes huzurlu bir ortamda yaşasın, huzurlu bir Türkiye’de yaşayalım. Hiç kimseyi ötekileştirmeden, huzur ve barış içinde yaşayan bir toplum olalım ve ayağa kalkalım.”

    Pazar, 06 Ekim 2013 13:49

Bağlantılı Konular