"İç ve dış politikada ayrımcı ve bölücü siyaseti benimseyenler şimdi de taraftar gruplarını bölüyor"

“Derbide çıkan olaylarla ilgili Arınç ayrı, Kılıç ayrı, Emniyet müdürü ayrı konuşmaktadır. Adeta birbirlerini yalanlayan bu hükümet temsilcilerine ve bürokratlara halkımız nasıl güvenip canını teslim edecek?”

“Bu zihniyetle ne ülke yönetilebilir, ne de maçlar güvenlik için de oynanabilir” diyen Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak, derbide çıkan olaylar sonrasında hükümet yetkililerinin birbirini yalanladıklarına dikkat çekerek yazılı bir açıklama yaptı.

Erdoğan Toprak’ın Açıklaması şöyle: “Başbakan Yardımcısı sayın Bülent Arınç yaşananlar provokasyon diyor, İstanbul Emniyet Müdürü gaz kullanılmadı ve stada izinsiz girilmedi diyor Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç ise bunların tam tersini söylüyor. Adeta birbirlerini yalanlayan bu hükümet temsilcileri ile bürokratlara halkımız nasıl güvenip canını teslim edecek? Futbolseverler nasıl güvenlik içinde maç izleyecek? Bütün bu olayların sorumlusu bellidir. 1453 adlı grubu kim kurdurmuş ve olayların yaşanmasına kim zemin hazırlamışsa sorumlu o dur.

İç ve dış politikada ayrımcı ve bölücü siyaseti benimseyenler şimdi de taraftar gruplarını bölüyor, tribünleri ayrıştırıyor. Bu siyaset doğru bir siyasete değildir. Bu siyaset aklın ve vicdanın kabul edebileceği bir siyaset değildir.

Ülkemizin en köklü iki futbol kulübünün karşılaştığı maçta yaşanan olaylar, hükümetin sporla ilgili siyasi hesaplarının geldiği tehlikeli aşamayı göz önüne serdi. Sporu siyasileştirme ve ticarileştirme yolunda atılan adımlar, sporumuzu doping utancına boğdu. Atletizmden, basketbola, voleybola, futboldan haltere kadar, tüm spor dallarındaki siyasileştirme, gayretleri, gözle görülür, elle tutulur hale geldi. Artık barış ve yarış heyecanının, dostluk ve kardeşliğin doruk noktası olan sporda da, ayrıştırma, kamplaştırma sürecine girildiğini görüyoruz. Siyasi amaçla sporculara konulan ambargolar, milli oyunculara getirilen yasaklar, son Avrupa şampiyonasında başarısızlıkları beraberinde getirdi. Hükümetin sporu siyasallaştırma yaklaşımını tüm dünya gördüğü içindir ki, Olimpiyatlar Türkiye’ye verilmedi. Beşiktaş-Galatasaray derbisindeki olaylar, hükümetin taraftar grupları üzerinde de siyasi senaryolara, provokasyonlara yöneldiğini ortaya çıkarmaktadır. Ülkemiz insanlarını etnik, inanç, siyasi temelde ayrıştırma politikalarının vardığı son nokta; sporun ve taraftarların ayrıştırılması, birbiriyle çatışma noktasına getirilmesidir. AKP iktidarı, yaklaşan seçimler öncesinde, bu tür gözü kara stratejilerle tüm ülkeyi kamplaştırmaktadır. Hükümet, her alanda olduğu gibi, sporda da ülkeyi savaş yerine, yangın yerine çevirmek üzeredir. Uyarıyorum, spora siyaseti sokarsanız, şiddeti davet ederseniz, Türkiye’ye en büyük kötülüğü yaparsınız.”

    Salı, 24 Eylül 2013 11:26

Bağlantılı Konular