Adnan Keskin NTV'de Oğuz Haksever'in sorularını yanıtladı

“Bugüne kadar Beşiktaş’ın Çarşı cenahında etkinlik gösteren taraftarları hiçbir zaman böylesine sahaya atlama gibi bir eylemin içerisinde olmamışlardır. Beşiktaş’ın bir takım tarafları 1453 ismi altında bir örgütlenmeyi ortaya koymuşlardır. Farklı örgütlenmenin getirmiş olduğu bir rekabetin farklı bir yaklaşımında izleri sezinleniyor.”

Genel Başkan Yardımcısı Adnan  Keskin NTV’nin canlı yayınında Oğuz Haksever’in sorularını şöyle yanıtladı;

Oğuz Haksever: Bir canlı röportajımız var. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Adnan Keskin Ankara’dan yayın konuğumuz oluyor. Sayın Keskin hoş geldiniz yayınımıza.
Adnan Keskin: Hoş bulduk Sayın Haksever, iyi yayınlar diliyorum.

Oğuz Haksever: Teşekkür ederiz. Aslında yerel seçim hazırlıkları ve bu ortam belki ağırlıklı olarak konumuz olabilir ama Beşiktaş – Galatasaray maçındaki olaylarla ilgili olarak partide ne konuşuluyor? Cumhuriyet Halk Partisi ana muhalefet bu meseleye nasıl bakıyor? Siyaset bu konuda ne yapabilir? Yani parlamento.
Adnan Keskin: Bu konuda elimizde somut veriler olmadığı için objektif ve sağlıklı bir değerlendirme yapma şansına sahip değiliz. Ama şu görülüyor ki ciddi bir güvenlik zafiyetinin olduğu ortaya çıkmıştır. Nitekim spordan sorumlu devlet bakanı da bu güvenlik zafiyetini vurgulamış, kapıların kırılması, dışarıdan insanların içeriye girerek sahaya atlaması. Bu konuda güvenlik zafiyetinin somut kanıtlarını oluşturmakta. Ama çok ilginçtir bugüne kadar Beşiktaş’ın Çarşı cenahında etkinlik gösteren taraftarları hiçbir zaman böylesine sahaya atlama gibi bir eylemin içerisinde olmamışlardır. Bu konuda farklı bir gruplaşmanın olduğu da basına yansıyan haberler arasında. Beşiktaş’ın bir takım tarafları 1453 ismi altında bir örgütlenmeyi ortaya koymuşlardır. Farklı örgütlenmenin getirmiş olduğu bir rekabetin farklı bir yaklaşımında izleri sezinleniyor.

Oğuz Haksever: Sayın Keskin çok sağolun. Gündemde gerçekten ağırlıklı bir konuydu. Yerel seçimlere geçersek Cumhuriyet Halk Partisi yerel seçimler kampanya arifesi öncesinde nasıl bir strateji belirledi, neler yapıyor?
Adnan Keskin: Biz bu seçimlerde öncelikle adaylarımızı merkezde görev yapan kadrolar olarak belirleme anlayışından vazgeçtik. Ülkemizde demokrasinin kurumsallaşması, demokrasinin kökleşmesi için yerel yönetimlerde adaylarımızın parti tabanında görev yapan arkadaşlarımız ve kamuoyunda yurttaşlarımız tarafından etkili bir şekilde belirlenmesine imkan verecek yöntemleri uygulama kararı aldık. Bu amaçla Türkiye’deki 81 il başkanımızı Ankara’ya çağırdık. Merkez Yönetim Kurulumuz tarafından görevlendirilen 5 kişilik yerel yönetim komisyonu olarak bu arkadaşlarımızı dinledik. İl başkanlarımız Ankara’ya gelmezden evvel kendi illeri çevresinde yapılacak olan yerel seçimlerde hangi yöntemlerin uygulanmasına ilişkin ilçe örgütlerimizin görüşlerini almalarını, o yerleşim alanındaki kanaat önderlerinin Cumhuriyet Halk Partisinin adaylarıyla ilgili değerlendirmeleri tespit ederek Ankara’ya gelmelerini istedik ve bu çalışmalarımızı 81 il başkanımızı çağırarak bitirdik. Bu çalışmalarımıza ilin milletvekilleri, Cumhuriyet Halk Partisinin Parti Meclisi denetmenleri ve illerde görevlendirdiğimiz milletvekili arkadaşlarımızda katıldı. Yoğun bir katılımla bu çalışmalarımızı tamamladık. Şimdi bu tespit ettiğimiz önerileri , düşünceleri biz komisyon olarak somuta indirerek Merkez Yönetim Kurulumuza götüreceğiz. Ağırlıklı bir şekilde Cumhuriyet Halk Partisinin yerel yönetimde temsilcileri olarak aday arkadaşlarımız ya partiye kayıtlı tüm üyelerin iştiraki ile eğilim yoklaması yöntemiyle ya da eğilim yoklamasının sağlıklı ve doğru bir sonuç vermeyeceğine inandığımız böylesine elimizde doküman bulunan yerleşim alanlarında kamuoyu yoklaması yöntemiyle belirlemeyi düşünüyoruz. Bazı yerleşim alanlarında da hem eğilim yoklamasını, hem kamuoyu yoklamasını devreye sokarak adaylarımızın toplumun beklentisine yanıt verecek nitelikte oluşmasına özen gösteriyoruz. Belediye meclis üyeleriyle ilgili çalışmalarımızın hemen hemen tümünü eğilim yoklaması ekseni üzerinde götüreceğiz. Cumhuriyet Halk Partisinden belediye meclis üyesi olmak isteyen arkadaşlarımızın parti tabanımızdaki görevli üyelerimizin katılacağı süreçlerde değerlendireceğiz.

Burada tabi ki Cumhuriyet Halk Partisinin aday arkadaşlarımızın partili olması önemli. Ama asıl önemlisi Türkiye’de özellikle yerel yönetimlerdeki kirlenmeyi de dikkate alarak seçilen arkadaşlarımızın bilgisi, becerisi, donanımı, ahlaki ve ideolojik çizgisiyle seçildikten sonra Cumhuriyet Halk Partisini insanımızın beklentileri doğrultuda temsil edecek insanların aday olması bizim vazgeçilmez koşullarımızdan birisidir.

Oğuz Haksever: Tam da kriterleri not almıştım buraya soracaktım. Ama bunu belki açmakta gerekir. Sonuçta son söz merkezin olacak gibi bir düşünce oluşursa buna ne dersiniz?
Adnan Keskin: Hayır Haksever. Şimdi bizim tüzüğümüze göre adaylarımızın belirlenmesi yetkisi 60 kişiden oluşan Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisine ait. Parti Meclisi bize merkez yoklama yetkisini verdi ama bu yetkiyi verirken bir koşul koydu. Adayları belirlerken Merkez Yönetim Kurulu oturup masa başında isim yazmak şeklinde bir çalışma yapmayacak. Tam tersine adaylarımızı eğilim veya kamuoyu yoklaması ağırlıklı bir yöntemle tespit ederek bu çalışmalardan sonra ortaya çıkan isimleri biz Parti Meclisimize götüreceğiz. Parti Meclisimiz Merkez Yönetim Kurulunun ve Yerel Yönetim Komisyonumuzun çalışıp ortaya çıkardığı isimlerin o yerleşim alanlarında partiyi temsil etmesini uygun görürse Parti Meclisimiz arkadaşlarımızı atayacaktır. Yani çok yoğun bir şekilde parti tabanı katılımı sağlayacaktır. Çok yoğun bir şekilde kamuoyu yoklamasıyla partiye mensup olmayan yurttaşlarımızda Cumhuriyet Halk Partisinin adaylarının belirlenmesinde etkili olacaktır. Bazı yerlerde o yerleşim alanında 8 tane yerleşim alanında da o yerleşim alanında yaşayan tüm yurttaşlarımızın Cumhuriyet Halk Partisinin adaylarının belirlenmesi için sandık kuruyoruz kamuya açık bir şekilde. O yerleşim alanından gelen bütün yurttaşlarımız gelip o sandıkta oy kullanarak Cumhuriyet Halk Partisini o yerleşim alanında kimin temsil etmesi konusundaki kararda etkili olacaktır.

Oğuz Haksever: Sayın Keskin, elbette çok net yanıtlar alamıyoruz ama çok gündemde olan bir konu. Mustafa Sarıgül ya da İstanbul Büyükşehir Belediyesi adayınız ve Ankara Büyükşehir Belediyesi adayınız. Burada daha önce yine mevkidaşlarınızdan Sayın Erdoğan Toprak’ı ağırlamıştık. O da partili yabancı değil ama öncelikle gelip Cumhuriyet Halk Partisinin yeniden üyesi olması gerekir dedi. Bu mesele ne zaman aydınlanacak? Bize ne kadar ipucu verebilirsiniz, neler paylaşırsınız?
Adnan Keskin: Sayın Haksever, önce Ankara’da çok sayıda arkadaşımız var Cumhuriyet Halk Partisinden aday olmak isteyen. Kamuoyunun bildiği, kamuda çok ciddi saygın hizmetler götürmüş bilim adamları var Cumhuriyet Halk Partisinden aday olmak isteyen. Sivil toplum kuruluşlarında görev alan arkadaşlarımız var partimizden aday olmak isteyen. Bu konuda biz bir çalışma götürüyoruz. Hangi arkadaşımızın partiyi Ankara’da çok iyi temsil edeceğine kanaatine, inancına varırsak o konuda arkadaşlarımızın aday olmasına yönelik çalışmaları sürdüreceğiz.

Bu arada yeni bir gelişme oldu biliyorsunuz. Yalova milletvekilimiz Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili Muharrem İnce arkadaşımızda Ankara’dan Cumhuriyet Halk Partisinde Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olmasına ilişkin partili milletvekilleri arasında bir eğilim ortaya çıktı. Sanırım Sayın İnce’de bu eğilim doğrultusunda Ankara’da Cumhuriyet Halk Partisinden aday olmayı düşünüyor.

İstanbul’da biliyorsunuz çoktan beri Mustafa Sarıgül’ün Cumhuriyet Halk Partisinden aday olup olmayacağı hem kamuoyunda, hem medyamızda tartışılıyordu. Bu konuda aşılması gereken bazı engeller vardı. Mustafa Sarıgül Cumhuriyet Halk Partisinden ayrıldıktan sonra kendisi bir siyasi çalışma içine girmişti. YDH diye bir hareketin öncülüğünü yapıyordu. Bu harekat tam partileşme sürecine geldiğinde Cumhuriyet Halk Partisinin yönetim kadrosunda Genel Başkanlık düzeyinde bir değişiklik yaşandı. Mevcut Genel Başkanımız Sayın Kılıçdaroğlu’nun Cumhuriyet Halk Partisine Genel Başkan seçilmesinden Mustafa Sarıgül sorumlu bir tavır sergiledi solun 2011 yılında yapılan seçimlerde parçalanmasını engellemek, solun bütünleşmiş bir yapı olarak seçimlerde yurttaşın karşısına çıkmasını gerçekleştirmek için partileşme hareketini durdurdu. Ama partileşme hareketini durdurduktan sonrada siyasi faaliyetlerini sürdürdü. Tabi siyaset tek kişiyle yapılan bir uğraş değil, çaba değil. Etrafında beraber çalıştığı arkadaşları vardı, onların siyasette beklentileri vardı. Yeni oluşacak bir siyasi yapıda gelmek istedikleri bürokratik makamlar sözkonusuydu. Mustafa Sarıgül açısından bu engelin aşılması gerekiyordu. Birden arkadaşlarını siyaseten terk eden bir konuma düşmemesi gerekiyordu. Bu bir siyasi ve ahlaki bir sorundu. Sanırım Mustafa Sarıgül bu görüşme süreçlerinin içerisinde beraber yola çıktığı arkadaşlarıyla bazı toplantılar yaptı, o arkadaşların rızasını alarak, onların da olurunu alarak Cumhuriyet Halk Partisinde siyaset yapma anlayışını hayata geçirme şansını, fırsatını elde etti.

Sarıgül cenahındaki bu sorunların aşılması belli bir zaman dilimine… Cumhuriyet Halk Partisi de bu konuda çok berraktı. Bizim Cumhuriyet Halk Partisi tüzüğüne göre partiyi bağlayıcı açıklama yetkisi Cumhuriyet Halk Partisinin Genel Başkanına aittir. Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu değişik süreçlerde sürekli bir şekilde Sayın Sarıgül’ün Cumhuriyet Halk Partisine geldiği takdirde kapılarımızın açık olduğunu, her zaman Mustafa Sarıgül’ün Cumhuriyet Halk Partisine gelerek siyaset yapma şansının, fırsatının bulunduğunu vurguladı ve bizim Genel Başkan tarafından bu yapılan açıklamalar Sarıgül cenahında da olumlu değerlendirildiği için şimdi iki tarafta zihinleri berraklaşmış, bu konuda bir ortak iradeyi ortaya koyabilecek bir noktaya geldi. Bazı bürokratik prosedürler var onların gerçekleştirilmesi, ortadan kaldırılması gerekiyor. Zaten ortak bir iradeyi ortaya koyabilecek bir anlayış, bir görüş ortaya çıktıktan sonra bence aşılması gereken o bürokratik engellerin aşılmasında bir zorluk yaşayacağımızı sanmıyorum. Cumhuriyet Halk Partisi tüzüğünün getirdiği bazı öngörüler var. O öngörüleri önümüzdeki günlerde yapacağımız görüşmelerle aşarız ve Cumhuriyet Halk Partisinin ortaya koyduğu yöntemden Mustafa Sarıgül’de yararlanarak Cumhuriyet Halk Partisinden aday olma şansını, fırsatını elde edecektir.

Oğuz Haksever: Çok çok teşekkür ediyoruz bu ayrıntılı yanıt için Sayın Keskin.
Adnan Keskin: Ben teşekkür ediyorum Sayın Haksever, iyi yayınlar diliyorum, saygılarımı sunuyorum.

Anahtar Kelimeler
    Pazartesi, 23 Eylül 2013 13:19

Bağlantılı Konular