Kılıçdaroğlu Adana'da Savaşa Hayır Mitingi'nde konuştu

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, hükümetin Suriye politikasını eleştirerek, “Bir sabah kalktık kardeşim Esad, oldu düşmanım Esad” dedi.

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Adana’da ‘Savaşa Hayır’ mitinginde konuştu. Kılıçdaroğlu, “Hiç bir komutan, hiç bir lider, hiç bir din adamı 5 Eylül 2013’de Recep Tayyip Erdoğan’ın kullandığı cümleyi kullanmadı. ‘Her türlü koalisyon içinde yer alırız, yeter ki Suriye’yi vurun’ dedi. Bu tetikçilik demektir. Cumhuriyet ve dünya tarihinde böyle bir sözü hiç bir lider kullanmamıştır” dedi.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, 1945 yılından bu yana yaşanan savaşlarda 25 milyon insanın hayatını kaybettiğini, bunun 22 milyonunun sivil olduğunu hatırlatarak, ’Barış Mitingi’ düzenlediklerini söyledi. Kılıçdaroğlu Adana’daki mitingde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Suriye Devlet Başkanı Esad’a ’kardeş’ dediği bir miting konuşmasını banttan dinletip, “Ne oldu da kardeş Esad düşman Esad oldu?” diye sordu.

Adana Havalimanı’nda partililer tarafından karşılanan Kemal Kılıçdaroğlu, seçim otobüsü ile açılışını yapacağı merkez Çukurova İlçe Belediye binasına halkı selamlayarak gitti. Zaman zaman otobüsten inen Kılıçdaroğlu yol kenarındaki vatandaşlarla sohbet etti. Kılıçdaroğlu, yeni belediye binası önünde partisi tarafından düzenlenen ’Barış Mitingi’nde bir konuşma yaptı. Kemal Kılıçdaroğlu, savaşının acı ve gözyaşı olduğunu söyledi. Bütün dünyada 1945’den bu yana yaşanan savaşlarda toplam 25 milyon insanın hayatını kaybettiğini bunun 3 milyonunun asker olduğunu hatırlattı. Bu savaşlarda ölenlerin 22 milyonunun ise sivil olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, savaşın acı ve gözyaşı olduğunu belirterek, “İşte bu yüzde Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ’Zorunlu olmadıkça savaş cinayettir’ demiştir. Çünkü savaşı en iyi bilen o dur. Savaş istemiyoruz ama iktidar savaş istiyor” dedi.

Suriye ile ilişkilerin iyi olduğu dönemde Başbakan Erdoğan’ın Gaziantep’te yaptığı konuşmada bu iyi ilişkilerin sonuçlarını anlatırken ’Kardeşim Esad’ ifadesini kullandığı sözlerini VTR’den herkese dinleten Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:

“Esad kardeşi ile anlaşmaları imzaladığında kendisine itiraz eden oldu mu? Hiç itiraz etmedik. Bir sabah kalktık Esad kardeş oldu düşman Esad. Ne oldu, başına taş mı düştü? Kimin kayığına bindin de Suriye’yi bir numaralı düşman ilan ettin?”

Öte yandan Adana polisi, Kılıçdaroğlu’nun geçiş güzergahında gün boyu denetimler yaptı. Tüm şüpheli araçlar tek tek aranıp sürücülerinin kimlikleri kontrol edildi. Sürücüsü doktor olduğu ileri sürülen bir lüks otomobilde yapılan aramada ise, kuru sıkı tabanca ele geçirildi. Namlusu değiştirilerek bilye atar hale dönüştürülen tabancaya el konulurken sahibine yasal işlem yapıldı.

“Erdoğan'ın eli de dili de kanlıdır”
Türkmenbaşı Bulvarı’nda toplanan yaklaşık 20 bin kişiye hitap eden Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın Suriye politikasını eleştirirken, “Başbakan Erdoğan, her tarafı geziyor, her tarafta konuşuyor. Hiç bir komutan, hiç bir lider, hiç bir din adamı 5 Eylül 2013’de Recep Tayyip Erdoğan’ın kullandığı cümleyi kullanmadı. ‘Her türlü koalisyon içinde yer alırız, yeter ki Suriye’yi vurun’ dedi. Bu tetikçilik demektir. Cumhuriyet ve dünya tarihinde böyle bir sözü hiç bir lider kullanmamıştır. Ne ahlaki ne dini yanı vardır. Bu ilkesini satanlar, taşeronluğa soyunanların cümlesidir. Bu cümleyi kullandığı için Başbakanlık koltuğunda oturan bir Başbakan olarak görmüyor ve kabul etmiyoruz” dedi.

Suriye’den Türkiye’ye yaklaşık 500 bin Suriyeli sığınmacının geldiğini, yakında bu sayının 1 milyona ulaşacağını anlatan Kılıçdaroğlu, mülteciler için 2 milyar lira harcandığını vurguladı. Türkiye’de üç türlü Suriyeli olduğunu da anlatan Kılıçdaroğlu, şöyle dedi:

“Kamplarda yaşayan Suriyeliler, durumu iyi olup, şehirlerde ev tutup iş kuran Suriyeliler. Bir de yoksul olup dilencilik yapan Suriyeliler var. Bu durumun tek sorumlusu Recep Tayyip Erdoğan’dır. Recep Tayyip Erdoğan’ın eli kanlıdır, eli kirlidir. Dili de kirlidir. Sınır, bir devletin namusudur. Suriye sınırı yolgeçen hanı. Kimin girip çıktığı belli değildir.”

“Sen kim oluyorsun da parlamentonun iradesini kullanıyorsun”
Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan’ın 9 Mayıs 2013’te söylediği ‘Eğer karadan vururlarsa biz de destek veririz’ sözlerini hatırlatarak şunları söyledi:
“Sen kim oluyorsun da parlamentonun iradesini kullanıyorsun. Ordunun sınır ötesine geçmenin tek koşulu parlamento kararıdır. Bu ben söylerim, onlar yapar anlamına geliyor. Sen savaş istiyorsan bu milletin çocuklarını gönderme, kendi çocuklarını gönder. Milletin sırtından savaş çığırtkanlıkları yapıyorsun. Sor bakalım millete Müslüman kanının dökülmesine evet diyor mu? Sen neden Keşiş Pier rolüne soyundun. Ben her türlü koalisyonun içinde yer alırım demek. Ben Suriye’deki Ayşeleri, Fatmaları, Alileri öldürürüm demektir. Buna kim razı olacak. Dış politika iç politikaya benzemez. Dış politika milli politika olmak zorundadır. Herkesin destek vermesi gerekir. Kin ve öfkeye gerek yoktur. Mezhep endeksli dış politika olmaz. Dış politika ülkelerin çıkarı üzerine yürütülür. Duygularla dış politika olmaz. Darbeler doğru değildir. Darbelerden en çok mağdur olan biziz. Mısır’da hiçbir kesime taraf olmadık, şunu söyledik Mısır ve Türkiye halkı kardeştir. Kardeşiz, kardeş yaşayacağız. Akıl ve mantık egemen olmaz duygular egemen olursa yanlışa düşersiniz. Dünya tarihi bilinmeden dış politika yürütülemez. Kıbrıs Barış Harekatı’nda Kaddafi, Türkiye’ye destek oldu. Erbakan’ı da arkadan hançerlediler. Dış politikada laf edeceksen 9 defa düşüneceksin. Ben Gazze’ye gideceğim dedi. Sen önce Amerika’ya gel dediler. Büyük laf etmeyeceksin. Dünyayı iyi okuyup, dış politikayı öyle oluşturacaksın. Yanlış politikalar Türkiye’yi bu coğrafyadan soyutladı. Suriye ve Mısır halkıyla kaynaşmak bu saatten sonra zordur. Çanakkale ile Suriye’yi aynı kefeye koyuyor. Buna ne diyeceksiniz. Recep Tayyip Erdoğan’ın kapısını çalıp merhaba diyeceği bir komşusu kalmadı. Irak, Suriye, Mısır, İran kalmadı. Halkların kardeşliğine inanmış bir siyasal partiyiz. Müslümanlar kardeş olsun bu coğrafyada diyoruz. Keşiş Pier rolünü üstlenen Recep Tayyip Erdoğan coğrafyayı kan gölüne çevirdi. Recep Tayyip Erdoğan, Ortadoğu’nun şamar oğlanı oldu. Her gelen tokatlıyor.”
Türkiye’de mülteci durumundaki Suriyelilerin bu hale düşmelerinin tek sorumlusunun Başbakan Erdoğan olduğunu ileri süren Kılıçdaroğlu, “Bu Başkanın eli, dili kirlidir diyebilirsiniz. Bir devletin sınırları o devletin namusudur. Suriye’de 900 km’lik sınır yolgeçen hanı. Böyle sınır mı olur? Kendisi dünyada yalnız olduğunu anladı. 3 ülke oturdu ortak basın toplantısı yapıldı. Bizim dışişlerini neden çağırmadılar? Suriye konusunda Paris’te toplantı yapıldı. Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinin uluslararası sorunlarda çözümden, barıştan yana tavır takınması lazım. Geldiğimiz nokta iyi bir nokta değildir. CHP’nin çözümü neydi. Dedik ki ‘Ankara’da bir uluslararası konferans toplayın, Suriye’den de iki tarafı çağırın. Önce barışı sağlayın, ardından çözümü sağlayın.’ Sonra ne oldu? Ruslar aynı soruna el attı. Cenevre’de toplandı. Şimdi sorunu çözen başkaları, seyirci olan biziz. Bir şey daha söyledik. Kimyasal silahlardan Suriye’yi arındırın dedik. Şimdi yapılıyor. Adana’da sarin gazı yakalandı” şeklinde konuştu.

Dış politika eleştirisi
Kılıçdaroğlu, hükümetin dış politikasına da sert eleştirilerde bulunarak şunları söyledi:

“Dış politika milli politika olmak zorundadır. Herkesin destek vermesi gerekir. İç politikadaki gibi kin ve kin ve dış politikada olmaz. Dış politika akıl ve mantıkla yönetilir. Mezhep endeksli dış politika olmaz. Churchill İngiltere’nin düşmanları kim diye soruyorlar, O, ’İngiltere’nin dostu ve düşmanı olmaz, İngiltere’nin çıkarları vardır’ diye cevap veriyor. Duygularla dış politika olmaz. Bakın Mısır’da darbe oldu doğrudur, Sisi geldi. Askerler geldi meydanların sesini kesti. Darbelerden biz çok çektik. Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları Mısır halkının yanındadır. Biz kardeşiz, kardeş yaşayacağız. Bunlar bağırıp çağırdılar, estiler gürlediler, herkese salladılar. Büyükelçiyi geri çektiler. Sen hangi gerekçeyle büyükelçiyi çekersin. Sonra yanlış yaptıklarını anladılar. Dünya tarihi okunmadan dış politika yürütülemez. Suriye’yi Mısır gibi sandılar. Kıbrıs müdahalesi yapılırken Kaddafi her türlü desteği verdi. Uçak yakıtı verdi. Kaddafi’yi arkadan hançerlediler. Kültüründe ihanet olanların işidir bu. Bunlar acımasız, Erbakan’ı da arkadan hançerlemişlerdi. 9 defa düşüneceksin. Ne dedi. Gazze’ye gideceğini söyledi. Kulağını çektiler. Sen önce Amerika’ya gel dediler. Büyük laf edersen yedirirler. Büyük laf etmeyeceksin. İç politikada milleti kandırabilirsin ama dünyayı kandıramazsın. Uluslararası hukuku bilmeden dış politikayı oluşturamazsın. Dünyanın tepkisini çekip konuşuyorsun. Yanlış dış politika ülkelerin tarihinde ve halkların belleklerinde çok ciddi kırılmalara yol açar. Bu saatten sonra Mısır, Suriye, Irak halkıyla kaynaşmak zordur.”

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın merhaba diyeceği bir komşusunun kalmadığını belirten Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

“Irak, Mısır, Suriye, İran kalmadı. İran’a gitti, bir gün İran’da beklettiler. Bizim tarihimizde bir ilktir. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı 1 gün bekletildi. Bu bir ayıp değil mi? Biz Suriye’ye, Mısır’a, Irak’a gidiyoruz. Biz dünyanın her yerine gideriz. Çünkü biz yiğit namuslu Türk halkını temsil ediyoruz. Biz halkların kardeşliğine inanmış CHP’yiz. Halklar kardeş olmalı, Ortadoğu’da bu coğrafyada Müslümanlar kardeş olsun diyoruz. Haclı seferlerini Keşiş Piyer başlatmıştı, bizim Keşiş de Recep Tayyip Erdoğan’dır. Mısır’da demokrasi olsun, özgür seçimler yapılsın isteriz, iki halkın kaynaşması gerekir diyoruz. Ama onlar darbeci dediler. AKP her darbeye karşı mı Afrika’da Fiji’de, Honduras’ta 2012’de Mali’de Moritanya da darbe odu, bunlarda tık yok. Nijerya’da darbe oldu, tık yok. Sudan’da Ömer El Beşir darbeyle geldi. 300 bin insanı öldürdü. 300 bin insanın katilini, 2 milyon 700 bin insanı yerinden eden, Uluslararası Mahkemede mahkum edileni Ankara’da konuk ettiler.”

CHP ilacı yapın
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın sabah kahvaltıda CHP, öğlen yemeğinde CHP, akşam yemeğinde CHP, rüyasında CHP gördüğünü belirten Kılıçdaroğlu, “İlaç firmalarına rica ediyorum. Allah aşkına bir CHP ilacı yapın da şu adama verin belki aklı başına gelir. Bize niye kızıyor. Müslüman kanı dökülmesin aracılık etme diyoruz, bize kızıyor. Yolsuzluk yama diyoruz bize kızıyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin saygınlığını koru diyoruz bize kızıyor. Gençlik özgürlük ve demokrasi istiyor, gençlerin sesine kulak ver diyoruz bize kızıyor. Gençler sana diz çöktürdü sen gençlerin önünde mağlup oldun diyoruz bize kızıyor. Oysa biz ülkemizin çıkarlarını savunuyoruz demokrasi özgürlüğü savunuyoruz. Kadın erkek eşitliğini, gençlerin erken siyasete girmesini, gençlerin sesine kulak verilmesini, herkesin aşı işi olsun istiyoruz. Çiftçinin alın terinin karşılığı olmasını istiyoruz” diye konuştu.

    Cuma, 20 Eylül 2013 14:50

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica