Aktif Sanayici İş Adamları Derneği Yöneticilerinden ziyaret

Erdoğan Toprak; “Sizin başarılı olmanızı istiyoruz. Ne güzel eskiden okullarımızda yerli malı haftası vardı. Keşke   geri gelse.  Türkiye  yerli  malı haftasını geri getirse.  Yerli  malını özendirsek.Türk sanayicisinin o başarısını bayram olarak kutlasak” dedi.

Genel Başkan Yardımcısı Toprak’ın Aktif Sanayici İşadamları Derneği’nin ziyaretinde yaptığı değerlendirme şöyle:

Ufuk BAYRAKTAR- Biz Aktif Sanayici ve İşadamları Derneği olarak sizi ziyaret ediyoruz dedi ve ayrıntılı olarak bilgi verdi.

Erdoğan TOPRAK; Arkadaşlar öncelikle hoşgeldiniz. Çok mutlu olduk sizlerle görüşmekten. Zaten randevunuz talebi geldiğinde de bir an evvelde görüşmek istedim.

Biz CHP olarak Türkiye’de iş dünyasıyla diyaloğumuzu güçlendirmek istiyoruz. Bende o birimin başındayım. Başkanlığını yapıyorum. İş Dünyasıyla Dayanışa Diyalog Birimi diye bir birim kurduk. Türkiye’nin her yerinde toplantılar yapıyoruz. Buradaki asıl amacımız hem kendimizi anlatmak hem de iş dünyasının önündeki engelleri nasıl kaldırabiliriz ve iş dünyasının uluslararası alanda nasıl başarılı olur onun yollarını arıyoruz.

Çünkü biz şunun farkındayız. Yani bir ülkenin başarılı olabilmesi için kendi politikalarını uygulayabilmesi için güçlü bir ekonomiye sahip olması lazım. O güçlü ekonomiye sahip olmanın yolu da sizler gibi genç, dinamik yatırımcıların önünü açmaktan geçer. Çünkü sizin uluslararası alandaki zorluklarınızı biliyorum. Yani diğer ülkeler finansmana çok rahat ulaşır Türkiye’deki müteşebbis çok daha zor ulaşır ve pahalı finansman kullanır. Yeterince üniversiteyle iş dünyasının KOBİ’lerin bağı kurulmamış. Türkiye pahalı enerji kullanan bir ülke. Türkiye bürokrasisi çok yoğun bir şekilde işadamının önünü açmak yerine tıkayan bir kafa yapısına sahip. Bunun farkındayız ve birçok ülkede o destek olunan şey Türkiye’de köstek olarak Türk işadamının önüne çıkıyor, Türk iş insanın önüne çıkıyor.

Bir de Türkiye’de yeni yeşeren bir sanayi var. Yani KOBİ’ler Türkiye Ar-Ge’si çok gelişmiş, Ar-Ge’si yüksek teknolojiye dayalı bir ülke değil. Türkiye çok ucuz işgücü ülkesi de değil. Çünkü ucuz işgücü Çin, Hindistan, Endonezya gibi ülkelerde ileri teknoloji ise gelişmesi tamamlamış Avrupa ülkeleri, Amerika ve Japonya gibi ülkelerin, Güney Kore gibi ülkelerin elinde.

Biz bunun farkındayız onun için bizim hızla sizlerle diyalog kurup sizleri nasıl başarılı kılarız ona bakmak lazım. Türk işadamının şu andaki Türkiye bütçesine verdiği katkıyı çok iyi biliyoruz ve farkındayız. Ama bunu devletin verdiği o büyük desteklerle değil arkadaşlar. Sizlerin aldığı risklerden dolayı ihracatımız artıyor. Bugün Güney Afrika’ya sizler gitmeseniz o büyük iş dünyasındaki süreçlerin tamamlamış firmalar gitmiyor.

Peki, o ülkelerdeki riskli ülkelerde riski kim alıyor? Devlet mi alıyor? Hayır, siz alıyorsunuz. Onun için siz çok ulvi bir görev yapıyorsunuz ve bu ulvi görevde bizim size yardımcı olmamız lazım. CHP olarak biz sizlerin arkasındayız. Kime oy verirsiniz, ne yaparsınız onu bilmeyiz. Ama biz şunun farkındayız. Sizler ihracat yaptıkça, bu ihracat Türkiye’deki bir insanın çalışması demek. Türkiye’de bir insanın çalışması demek o aileye aş olarak giren emek demek. O kaynayan tencere demek. O tencere kaynadığı zaman o aile mutludur. Aile mutluysa ülke mutludur. Biz bunun farkındayız.

Sermayenin rengi beni hiç ilgilendirmiyor. Ben sizlerin başarılı olabilmesi için nasıl katkı verir ben ona bakarım. Bugün Türkiye dış politikada kendi ayakları üstünde duramıyorsa onun bir tek sebebi vardır. Türkiye sıcak paraya teslim olduğu için. Türkiye ekonomik olarak kendi ayakları üstünde duran sıcak paranın az olduğu, borcun az olduğu bir ülke olsa belki komşularla bu kadar savaş noktasına gelmezdik. Şu anda sıcak para. 155 milyar sıcak para var. Hatta bir veriye göre 176 milyar.

Onun için sizleri çok önemsiyorum. Parti olarak çok önemsiyoruz. Sizin başarılı olmanızı istiyoruz. Ne güzel eskiden okullarımızda yerli malı haftası vardı. Keşke geri gelse. Türkiye yerli malı haftasını geri getirse. Yerli malını özendirsek. Türk sanayicisinin o başarısını bayram olarak kutlasak. Bu ülkede iğne bile yapılamayan bir ülkeydi. Şu anda bakın yüksek teknolojiden bahsediyoruz. Yerli malı haftasının gelmesini arzu ederim ve kutlanmasını arzu ederim. Çünkü Türkiye artık bu noktaya geldi.

Ben dışarıyla kapıları kapatalım demiyorum. Ama ben bir şey söylüyorum; Türkiye kendi milli sermayesini desteklemeli. Kendi milli sermayesine sahip çıkmalı ve korumalı. Korumalıyız ki, uluslararası alanda büyük devlet olabilelim.

İki; biz sizler gibi KOBİ’leri büyütmeliyiz. Eğer biz 25 bin dolar gelir seviyesine çıkmak istiyorsak sizleri KOBİ olmaktan çıkartıp büyük Ar-Ge’leri gelişmiş sanayiye çevirmemiz lazım. Bu da tek sizin gayretinizle olmaz. Bizim, bu ülkeyi yönetenlerin desteğiyle olur. Bu ülkeyi yönetenlerin desteği olmazsa KOBİ’ler böyle kaldığı müddetçe 25 bin dolar gelir seviyesi hayal. Çünkü 25 bin dolar gelir seviyesi demek, kişi başı maliyet 2500 dolar demek. 2500 dolarla siz adam çalıştırdığınızda bu sanayiyle rekabet edemezsiniz. Etmeniz mümkün değil. Ancak yüksek teknoloji üreterek yapabilirsiniz. O süreci de biz size yardımcı olarak atlatacağız.

CHP olarak her zaman Türkiye’deki KOBİ’lerimize, sanayicimize, iş insanımıza kapılarımız açık. Bu konuda elimizde ne katkı varsa vermeye hazırız ve kanun olarak parlamentoda çıkacak yasaları bize önceden gelin söyleyin, biz size destek olalım. Gerekirse girişimde bulunalım. Çünkü sizlerin gittiği ülkelerde birçok alt yapı eksiklikleri var Türkiye’nin. İkili anlaşmalar var. Ulaşımla ilgili sorunlar var. Elçiliklerle ilgili sorunlarınız var. Navlun sorunlarınız var. Bunların farkındayız. Bu konuda size yardımcı olmak istiyoruz.

Kendi konusunda ehil olan herkesin kendi ayakları üstünde duracak bir yapıya gelmesini istiyoruz. Kendi sanayicisini yaratmak. Yani benim yakınımdır, buna da bir iş açayım o olmuyor. Bu işte içinde varsa o konuda onun önünü açmamız lazım. Yani ben yeni bir sanayi adamı yaratayım. O yaratmakla olmuyor.

Size ne katkımız olursa her zaman gelin buraya. CHP olarak bizde sizi ziyaret etmek isteriz. Bizi davet edin. Ben gittiğim her yerde uğruyorum. Derneklerin tümüne uğruyorum. Mesela Malatya’da da Adana’da her yerde gittiğim her yerde uğrayıp bunu anlatıyorum. Bakış açımız dünyamız bu.

Geldiğiniz için çok teşekkür ediyorum.”

    Salı, 28 May 2013 14:27

Bağlantılı Konular