Toprak, Türkiye’ye bir ayda giren kaynağı belirsiz 5 milyar liranın hesabını sordu; “Bu kara para mı?”

Yazılı bir açıklama yapan Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak Temmuz ayı ödemeler dengesi bilançosunda, 1992 yılından bu yana görülen en yüksek tutarda ve tek kalemde 4,8 milyar dolarlık “kaynağı belirsiz” döviz girişine dikkat çekerek  şunları söyledi:

“Merkez Bankası’nın Temmuz ayı ödemeler dengesi verilerine göre; Mart ayında 47,8 milyar dolara kadar inen cari açık, Nisan ayında 51,2, Mayıs’ta 53,3, Haziran’da 54, Temmuz ayında ise 55 milyar dolar 754 milyon dolara yükseldi.  Cari açığın daha da büyümemesinde, uzun vadeli ve kayıtlı, yasal para girişinin önemli bir katkısı oldu. 3,8 milyar dolarlık bu artışın 1,6 milyar dolarlık bölümü Yapı Kredi Sigorta’nın Allianz’a satışından sağlanan 1 milyar dolardan, 1,4 milyar dolarlık bölümü bankaların dışarıdan aldıkları borç ve sendikasyonlardan, 700 milyon dolarlık bölümü de devletin dış borçlanmasından sağlandı. Buraya kadar her şey normal ve şeffaf görünmektedir. Bu dövizler gelmeseydi cari açık 58 milyar 554 milyon dolar olacaktı. Ancak cari açığın Temmuz sonu itibariyle, 63 milyar 354 milyon dolara yükselmesini önleyen unsur, 1992 yılından bu yana, tek başına bir ayda ve tek kalemde gerçekleşen 4,8 milyar dolarlık kaynağı belirsiz döviz girişidir. AKP ne zaman dara düşse, böyle yüklü kaynağı belirsiz döviz girişleri olmaktadır. Bu paranın kaynağı nedir, neresidir, bu para kimindir ve ne amaçla Türkiye’ye gönderilmiştir? Merkez Bankası, BDDK, SPK, MASAK ne gün için vardır?”

Toprak, Maliye Bakanlığı’nın, Varlık Barışı düzenlemesiyle, 31 Temmuz’a kadar toplam 50 milyar 45 milyon lira tutarında ve yüzde 97,9’u (49 milyar TL) döviz olmak üzere varlık beyan edildiğini, 1 milyar TL de, vergi tahakkuk ettirildiğini 1 Ağustos’ta açıkladığını hatırlatarak şöyle konuştu:

“Varlık Barışı ile beyan edilen 49 milyar TL tutarındaki yurt dışında tutulan dövizin dolar karşılığı 27 milyar dolara ulaşıyor. Eğer 4,8 milyar dolarlık kaynağı belirsiz döviz girişi, bu beyanlardan kaynaklanıyorsa, yurt dışındaki 27 milyar doların ancak 7’de birine yakın kısmı gelmiş demektir. Büyük bölümü hâlâ dışarıda tutulmaktadır. Yani yurt dışında tutulan 27 milyar dolar, çok cüzi bir vergiyle yasal hale getirilmiş, aftan yararlanmış ama ülkeye getirilmemiştir. Para sahipleri ekonomiye ve hükümete güvenmemektedir. Merkez Bankası ise bu paranın (4,8 milyar dolar) yurtiçi yerleşiklerin dövize geçişlerinden kaynaklanmış olabileceğini savunmaktadır. O zaman da TL’den dolara geçiş yönünde, büyük bir akım başlamış demektir. Bu da, halkın TL’ye güven kaybını göstermektedir. Her koşulda, hükümet şeffaflık ve demokratik hesap verilebilirlik gereğince, bu 4,8 milyar doların kaynağını halka açıklamak zorundadır. Halk, yoksullukla, sefaletle, yoklukla, icra ve hacizlerle boğuşurken, bu milyar dolarlar nerden akmaktadır, sahibi ve menşei nedir? Açığa çıkartılmalıdır.”

    Pazartesi, 16 Eylül 2013 14:48

Bağlantılı Konular