Kılıçdaroğlu Başbakan’ın sözlerini kınadı

Kılıçdaroğlu, “Ben her türlü koalisyona hazırım demek, gönüllü taşeronluğu aşan bir şeydir. Bu cümlenin milli, dini, ahlaki hiçbir tarafı yoktur” dedi.

“Her türlü koalisyonun içinde yer alırım demek, benim kendime özgü, ülkeme özgü bir duruşum yok, benim bir ilkem yok, ben ilkesizim demektir.Ben tetikçiliğe hazırım demektir”

“900 yıl, 9 asır geçti Birinci Haçlı Seferlerinden üzerinden. Bu toprakların namusundan, canından, malından sorumlu olan hiçbir lider, hiçbir komutan, hiçbir devlet adamı 5 Eylül 2013 tarihinde bu ülkeyi yöneten Başbakan’ın kullandığı bu cümleyi asla kullanmamıştır.”

“Bu topraklardan Kılıçarslan’da, Selahattin Eyyubi’de geçti, Atatürk’te geçti. Hiçbir lider ben her türlü koalisyonun içinde yer alırım, yeter ki siz Suriye’de 5 yaşındaki Ahmetleri, Zeynepleri, Muhammetleri, Osmanları öldürün, bende sizinle beraber, elime silah alacağım ve onları öldürmeye gideceğim” demedi.

“Böyle bir cümleyi bu ülkeyi yöneten Başbakan kullanamaz. Özür borcu vardır ama özür de yetmez. Öyle bir makamda oturamaz.”

“Savaşa hayır demek, barışa evet demektir. Savaşı savunmak cinayeti savunmak demektir”

CHP Lideri Kılıçdaroğlu PM’nin basına açık bölümünde güncel olayları değerlendirirken  savaş ve barış konusuna özellikle dikkat çekti, Başbakan Erdoğan’ın her tür koalisyon içinde yer alırız sözlerini kınadı ve şöyle dedi;

Değerli arkadaşlarım,

Savaşa hayır demek barışa evet demektir. Savaşı savunmak cinayeti savunmak demektir. Hepimizin, bütün yurttaşlarımızın üzerinde titizlikle durmaları gereken konu budur. Onun için biz sonuna kadar savaşa hayır diyoruz. Kendi ülkemizde, kendi bölgemizde, kendi coğrafyamızda, dünyada savaşın olmadığı, barışın egemen olduğu bir güzellik istiyoruz. Bizim ana hedeflerimizden birisi budur.

Değerli arkadaşlarım, bunları anlatıyorum ama birazda tarihten küçük bir not vermek isterim sizlere. Birinci Haçlı Seferlerinden üzerinden tam 900 yıl geçti, hatta 900 yılı aştı. 9 asır geçti değerli arkadaşlar Birinci Haçlı Seferlerinden üzerinden. Bu toprakların namusundan, canından, malından sorumlu olan hiçbir lider, hiçbir komutan, hiçbir devlet adamı 5 Eylül 2013 tarihinde bu ülkeyi yöneten Başbakanın kullandığı cümleyi asla kullanmamıştır. 900 yıllık tarihe bakın Birinci Haçlı Seferinden buyana hiçbir lider, devlet adamı o cümleyi kullanmamıştır.

Diyeceksiniz ki nedir bu cümle. Komşumuz Müslüman bir ülkeye saldırmak için ben her türlü koalisyona hazırım cümlesidir. Ne demek değerli arkadaşlarım. Müslüman bir ülkeye saldırmak için her türlü koalisyonla ben işbirliği yapmaya hazırım diyor. Böyle bir şey olabilir mi? Bu ne demektir biliyor musunuz? Bu gönüllü taşeronluğu aşan bir şeydir. Bu cümlenin milli, dini, ahlaki hiçbir tarafı yoktur. Türkiye Cumhuriyetini yönetmeye kalkan bir Başbakan böyle bir cümle kullanamaz. Her türlü koalisyonun içinde yer alırım demek ne demektir biliyor musunuz değerli arkadaşlar? Benim kendime özgü, ülkeme özgü bir duruşum yoktur. Benim bir ilkem yoktur demektir. Her türlü koalisyonun içinde yer alırım demek değerli arkadaşlar, ben ilkesizim demektir. Her türlü koalisyonun içinde yer alırım demek ben tetikçiliğe hazırım demektir. Böyle bir anlayış olabilir mi? Kin ve nefret üzerine dış politika oluşturulur mu?

Değerli arkadaşlarım, bu topraklardan Kılıçarslan’da geçti, Selahattin Eyyubi’de geçti, Mustafa Kemal Atatürk’te geçti. Hiçbir lider ben her türlü koalisyonun içinde yer alırım yeter ki siz Suriye’de 5 yaşındaki Ahmetleri, Zeynepleri, Muhammetleri, Osmanları öldürün, bende onlarla beraber, sizinle beraber bende elime silah alacağım ve onları öldürmeye gideceğim.

Değerli arkadaşlarım, böyle bir anlayış olabilir mi? Hangi ahlak buna izin veriyor, hangi din buna izin veriyor, hangi siyaset anlayışı buna izin veriyor? Kabul etmek mümkün değildir değerli arkadaşlarım. Vicdan sahibi herkese de soruyorum. Her vicdan sahibi yurttaşım rengi ne olursa olsun, inancı ne olursa olsun, siyasi görüşü ne olursa olsun bu söylemi kendi vicdanında tartmak zorundadır. Bu ülke insanına, ailesine ve çocuklarına saygısı varsa. Böyle bir cümleyi bu ülkeyi yöneten bir Başbakan kullanamaz. Özür borcu vardır ama özür de yetmez. Öyle bir makamda oturamaz. Kimse kusura bakmasın. “

    Pazar, 08 Eylül 2013 19:24

Bağlantılı Konular