CHP’li Vekiller Bergama köylerinde gidilmedik kapı, sıkılmadık el bırakmadı

CHP İzmir Milletvekilleri İl Başkanlığı’nın düzenlediği köy çalışma programında Bergama köylerini ziyaret etti. İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler’in memleketi Bergama’da bir araya gelen CHP’li vekiller, başında bir milletvekilinin bulunduğu dokuz ayrı grupla köy çalışması gerçekleştirdi. Bergama İzmir’in 114 köy ile en fazla köy ve köy nüfusunun bulunduğu, Bakırçay Havzası’nın merkezi konumunda bir ilçesi.

Bergama Güzellik Ilıcası’nda buluşan CHP’lileri, CHP Bergama İlçe Başkanı Özkan Türkdoğan ve Belediye Başkanı Mehmet Gönenç karşıladı.

CHP İzmir İl Örgütü’nün Bergama köy çalışmasının ilk gününde CHP İzmir Milletvekilleri, Birgül Ayman Güler, Hülya Güven, Oğuz Oyan, Mehmet Ali Susam, Alaattin Yüksel, Musa Çam, Erdal Aksünger, Rahmi Aşkın Türeli ve Mustafa Moroğlu’nun liderlik ettiği; CHP il-ilçe yöneticileri, il genel meclisi ve belediye meclis üyeleri, kadın ve gençlik kolları yöneticilerinin yer aldığı gruplar, Bergama köylerinde gece geç saatlere kadar süren çalışma ziyaretleri gerçekleştirdi.

Güler, başında bulunduğu grup ile Göbeller, Hisarköy ve Ayvatlar köylerini ziyaret etti. Yeni Anayasa çalışmalarıyla yapılmak istenen değişiklikleri, ‘büTünşehir yasasını’ ve gündemdeki konuları hemşerileriyle paylaşan Güler, kahvehanelerde tek tek ellerini sıktığı yurttaşların sıkıntılarını, gündeme ilişkin görüş ve önerilerini dinledi.

“Dönem bitti önerge gündeme alınmadı!”
Güler’in, toplantılar esnasında en önemli gündem maddesi son yıllarda Kozak Yaylası’nda yaşanan cam fıstığı ibre kurumaları konusu oldu. Ülkemiz çamfıstığı üretiminin yarısının karşılandığı, Kozak Havzası çamfıstığı üretiminde, yaşanan sorunları daha önce Araştırma Önergesi ile TBMM gündemine taşıyan Güler, bu konunun Kozak Havzası’nın en önemli sorunu olduğunu belirtti. Güler, “Cam fıstığındaki kuruma ile ilgili beş altı yıldır devam eden bir sorun var. Biz bu konuya ilişkin Bergama’da konunun uzmanlarının katıldığı bir çalışma yaptık. Bölge halkının ve muhtarların bu konuya çok önemli katkıları oldu. Meclis’te bu konuyla ilgili Meclis Araştırma Komisyonu kuralım diye bir önerge verdim. Çünkü konunun aydınlatılması için meclis araştırmasına ihtiyaç olduğu çok açık. Biz yaptığımız toplantılarda bir sonuca varamadık. Böceklenmeden tutun, madenlerin zararlarına, çevre kirliliğine kadar pek çok konuyu ele aldık. Kuşkulanan her şeyin üzerinde duruldu ama bu kurumaların nedeni bir türlü ortaya çıkarılamadı. Üniversiteler de bu konu ile ilgili bizlerle birlikte çalıştı. Madem bir sonuç alamadık millet meclisi devreye girsin düşüncesiyle Meclis Araştırma Komisyonu teklifini verdim. Dönem kapandı bu konu meclis gündemine alınmadı. Sorunun gündeme alınmamasının sebebi meclis sandalyelerinin büyük çoğunluğuna sahip iktidar partisinden kaynaklandı” dedi.

Sözlerine çam fıstığındaki sorunların çözülmesi için sizlere çağrı yapıyorum diyerek devam eden Güler, “Buradan siz Kozak Yaylası köylülerine çağrı yapıyorum; olurda buraya iktidar partisinden bir milletvekili gelirse, bana destek verin “Kozak’taki cam fıstığındaki kuruma meselesi ile ilgili CHP’den bir İzmir Milletvekili meclis araştırma komisyonu kuralım demiş ve gündeme alınmamış hadi sizde omuz verin sorunumuzu gündeme aldıralım, konuyu meclise taşıyalım” deyin hiç olmasa onlar da bu sorun için harekete geçerler belki” dedi.

“4 Koltuktan 3’ü kırıldı!”
Önümüzdeki yerel seçimlerde uygulamaya geçilecek ‘bütünşehir yasası’ hakkında da değerlendirmelerde bulunan Güler, Bütünşehir yasasından köylerin tüzel kişiliklerinin kaldırılmasından dolayı en olumsuz etkilenen kesimin köylerde yaşayan yurttaşlarımız olacağını belirtti. Güler, Bergama köylerinde yaptığı açıklamalarla büyükşehir belediyeciliğinin yeni yasayla birlikte nasıl bitirildiğini sayılarla açıkladı. Güler, “Köy muhtarı, köy muhtarı azası, il genel meclisi, belde belediye başkanı, belde belediye meclis üyesi bu kanunla ortadan kalkacak. Türkiye’de 34 bin köy var bu kanun ise 16 bin köyü kapatıyor. Bir gecede ben yaptım oldu diyerek 16 bin köyü kapatmayı marifet sanıyorlar. Bütünşehir Yasası özetle sandalye kırımı demek. Ülke genelinde en az 80 bin köy muhtarı ve ihtiyar meclisi üyelik sandalyesinin kırılması demek” dedi.

“Bütünşehir yasasından en fazla İzmir etkilenecek”
Yasadan en fazla etkilenen illerden birinin İzmir olacağının altını çizen Güler, Bu yasa ile birlikte İzmir’de dört sandalyeden üçü kırılacağını belirtti. Güler, sözlerine söyle devam etti: “Bu yasa ile birlikte İzmir’de büyükten bütüne geçirilirken, şimdi seçim yapılan 4.088 sandalye sayısı 1000’e düşecek. İzmir’de 136 kişiyi il genel meclisine seçiyoruz. Önümüzdeki 30 Mart’ta bu sandalyelerin hepsi kırılacak. Çünkü il özel idaresi kaldırıldı. Şimdi 23 kasaba belediyesi var; bunlara 9 meclis üyesi 1 başkan seçiyorduk; 30 Mart’ta bunlar da olmayacak. Demek ki başkanla beraber 230 sandalye kırılmış olacak. 595 köyün tümü köy olmaktan çıkacak, en azından 3000 sandalye kırılacak. Demek ki, İzmir’de 30 Mart 2014 seçimini yaparken, yaklaşık 3.400 sandalye olmayacak.”

Sözlerini yasanın iptal olması için Anayasa Mahkemesi’ne taşıdıklarını söyleyerek sonlandıran Güler, “Anayasa Mahkemesi’nden yerel seçimlere 7 ay kalmasına rağmen hiçbir ses çıkmadı. Eğer Anayasa Mahkemesi yasayı iptal etmezse şimdiki köylerin varlığına son verilecek” dedi.

    Perşembe, 29 Ağustos 2013 16:46

Bağlantılı Konular