"AKP hükümetinin El Nusra grubuna bağlı çetelerin Rojava’da sivillere uyguladığı vahşeti kınamaktan imtina etmesi dikkat çekicidir"

Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu yazılı bir açıklama yaparak Rojava’da yaşananlara ve AKP hükümetinin tavrına dikkat çekti. Tanrıkulu’nun açıklaması şöyle:

“Suriye’de her gün derinleşen insanlık dramına AKP hükümetinin iddialara göre el altından bazı silahlı gruplara verdiği destek sayesinde Rojava bölgesi de eklenmiş durumdadır.

Basına yansıyan bilgilere göre Rojava’da Kürtler kitlesel olarak köy ve kasabalarını terk ederek Irak’taki Bölgesel Kürt Yönetimi’nin kontrolündeki alanlara doğru göç ediyor.  Suriye’deki çatışmaların en az yaşandığı Rojava bölgesindeki göreli istikrar, buraya musallat olan silahlı grupların uyguladığı şiddet neticesinde ortadan kalkmıştır.

AKP hükümetinin El Kaide uzantılı El Nusra grubuna bağlı çetelerin Rojava’da sivillere uyguladığı vahşeti kınamaktan imtina etmesi dikkat çekicidir. Benzer bir biçimde hükümetin El Nusra’ya silah ve lojistik destek sağladığına dair iddiaların ciddi bir biçimde yalanlanmamış olması da manidardır.

Tarihsel olarak, gerek Saddam Hüseyin döneminde Irak’ta, gerekse Hafız Esad döneminde Suriye’de kitlesel kıyımlardan geçirilen Kürtler, AKP hükümetinin bölge politikası neticesinde yine dramatik göçe ve katliamlara maruz kalmaktadır.

Mısır’daki darbecilerin sivillere uyguladığı vahşetin bir benzerine maruz kalan Rojava halkının yanında olmak siyasetin ötesinde bir insanlık vazifesidir. Ne yazık ki AKP hükümeti, Türkiye sınırında yaşanan bu trajediye sessiz kalarak, çetecilerin vahşetini onaylamaktadır.

Başbakan Yardımcısı Sayın Bülent Arınç’ın 19 Ağustos günü yapılan Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında yaptığı Suriye değerlendirmesinde, Rojava’daki vahşete değinmek yerine şu sözleri sarf etmesi utanç vericidir: “Suriye’nin toprak bütünlüğünün, taşıdığı bütün zenginliklerin birlikteliğinin Türkiye açısından çok önemli olması bakımından gündemimizde.”

Suriye’ye özgürlük ve demokrasi getirmeyi vaat eden, Esad’ın zulmünden dem vuran AKP hükümetinin, Türkiye’nin sınır boyundaki Rojava halkının maruz kaldığı vahşete değinmemesi, amacının demokrasi ve özgürlük olmadığını apaçık ortaya koymaktadır.

Benzer bir biçimde Rojava’ya insanî yardımın gönderilmesinin engellenmesi, sınır kapılarının kapatılması da buradaki sivillerin silahlı çetelerin insafına terk etmek ve dolayısıyla yaşanan her türlü vahşete ortak olmaktır.

Yerel kaynakların aktardığına göre hâlihazırda 400’e yakın Rojavalı sivil Kürt, El Nusra ve Irak İslam Devleti grupları tarafından rehin tutulmaktadır. Keza pek çok köy ve kasabada kadınların tecavüze uğradığı, çocukların annelerinin gözleri önünde katledildiği iddia edilmektedir.

Eğer bu iddialar doğruysa, AKP hükümetinin derhal adım atması ve başta Rojava olmak üzere Suriye’deki tüm silahlı gruplarla varsa bir ilişkisi bunu açıklayarak özür dilemesi, her türlü silahlı grupla ilişkisini derhal kesmesi gerekmektedir. Aksi halde yaşanacak her türlü insanlık dramının birebir sorumlusu, buna göz yumanlar olacaktır. “

    Salı, 20 Ağustos 2013 13:46

Bağlantılı Konular