Hamzaçebi: "Yapılması gereken Gezi’ye kulak vermek iken hükümet bu kulak vermeyi onları dinleme ve izleme olarak alıyor"

“Sporda ardı ardına yaşanan bir çok başarısızlıktan sonra olimpiyat konusunda da hükümet bir başarısızlığın haberini aldı ki, muhtemel bir başarısızlığa  kılıf arıyor.”

“Şaraçoğlu Mahallesi’nin riskli alan olarak ilan edilmesine ilişkin Bakanlar Kurulu kararının kanuna aykırı olduğunu belirten ve “Çözüm, bu mahalleyi riskli alan ilan ederek bir takım rant projelerine kurban etmek değildir” diyen Hamzaçebi, Meclis’te basın toplantısı yaptı.

İktidarın şiddet kullanarak toplumu şekillendirme çalışmalarının devam ettiğini belirten Hamzaçebi, Hükümetin iki yerde orantısız güç kullandığını, bunlardan birinin TOMA diğerinin ise TOKİ olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi;

“Herkes Kentsel Dönüşüm Yasası kapsamında yapıların depreme karşı daha güçlü olması beklentisi içinde. Ancak İstanbul’da iki ilçedeki bir kaç mahalle dışında hükümetin bu konuda ciddi bir çalışması yok.

Hükümet bu yasaya dayanarak Ankara’da Saraçoğlu Mahallesi’nin yerleşim alanını riskli alan ilan etti. Bu mahalle bizim mimari ve tarihimizde önemli yere sahiptir. Elbette toplumun ihtiyaçları zaman içinde değişebilir. Binalara başka fonksiyon vermek mümkün olabilir. Ancak çözüm, bu mahalleyi riskli alan ilan ederek bir takım rant projelerine kurban etmek değildir. Şaraçoğlu Mahallesi’nin riskli alan olarak ilan edilmesine ilişkin Bakanlar Kurulu kararı kanuna aykırıdır. Riskli alanda bulunan bütün yapıların yıkılması gerekir. Oysa bu mahallede bugüne kadar bir deprem riski nedeniyle yaşanmış herhangi bir olumsuzluk yok. Ben o mahallede 10 yıl oturdum. Bir kısım depremleri de yaşadım. O binaların hiçbirinde en küçük hasar oluşmadı. Bunlar, depreme karşı kendini kanıtlamış binalar.

Riskli alan ilan edilen bölge sadece Saraçoğlu Mahallesi’dir. Bu nasıl deprem riskidir ki sadece bu mahalleyi etkiliyor, çevresindeki diğer Bakanlık binalarını, Yargıtay binasını, DPT, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın binasını etkilemiyor? Niyet farklı. Hükümet, bu binaları yıkmak yerine gökdelenler, alışveriş merkezleri yapmak üzere yola çıktı. Tepkiler oluşunca, “Bu binaları yıkmayacağız, restore edeceğiz” dediler. Eğer binaları yıkmayacaksanız çıkardığınız Bakanlar Kurulu kararı dayanıksız kalır.”

Ankara Ticaret Odası heyetinin, konuyla ilgili olarak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü ziyaret ettiğini anımsatan Hamzaçebi, Gül’ün, “Sayın Cumhurbaşkanı’nın oradaki bir cümlesine son derece üzüldüm. ‘Oradaki bir çöplükten, güzel bir eser yaratın’ diyor. Sayın Cumhurbaşkanı, ben ‘çöplük’ dediğiniz yerde 10 yıl oturdum. Doğayla bütünleşmiş, yeşile önem veren kuş cıvıltılarının duyulduğu evlerdir onlar” dedi.

Türkiye Mimar ve Mühendis Odaları Birliğini’nin, söz konusu mahalle ile ilgili güzel projelerinin olduğunu belirten Hamzaçebi, bu çalışmaların değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

”Başarısızlığa kılıf arıyorlar”
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Akif Hamzaçebi, AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Anayasa Uzlaşma Komisyonu Üyesi Mehmet Ali Şahin’in, CHP Eskişehir Milletvekili Süheyl Batum’un komisyon çalışmaları ile ilgili eleştirisine yönelik bir soru üzerine, “Sayın Batum, CHP’yi komisyonda temsil eden heyetin bir üyesidir. Sayın Şahin de AKP heyetinin üyesidir. O masada siyasi partiler vardır, kişiler değil. AKP’nin bize yönelik bir eleştirisi varsa CHP’ye yönelik bir eleştiri olarak ortaya koyabilir. Sayın Şahin’in değerlendirmelerine katılmıyorum. Sayın Batum orada görüşünü özgür bir şekilde ifade edebilir. Nihai görüş siyasi partilerin karar organlarındadır” diye konuştu.

Hamzaçebi, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakerececi Egemen Bağış’ın, 2020 Olimpiyatları için İstanbul’un seçilmemesi halinde bunun sorumlusunun Gezi Parkı eylemcilerinin olacağı yönünde bir açıklama yaptığının anımsatılması üzerine şunları söyledi:

“Öyle anlaşılıyor ki sporda ardı ardına yaşanan bir çok başarısızlıktan sonra olimpiyat konusunda da hükümet bir başarısızlığın haberini aldı ki böyle bir değerlendirme yapıyorlar. Muhtemel bir başarısızlığa hükümet bir kılıf arıyor. Eğer Gezi Parkı’nın olimpiyatlarla ilgili rolünü değerlendirmek istiyorsa hükümet, burada söylenebilecek şey olumlu bir değerlendirme olur. Gezi Parkı ile Türkiye, demokrasinin ne kadar güçlü olduğunu bütün dünyaya kanıtlamıştır. ”

”Olağanüstü çaba…”
Türkiye’de Amerikalı istihbaratçı sayısının arttığı yönündeki iddaların hatırlatılması üzerine Hamzaçebi, şöyle konuştu:

“Türkiye’de hükümet, toplumun her kademesini, sivil toplum örgütlerini, siyasi partileri izlemek için olağanüstü çaba gösteriyor. Örnek veriyorum; Saracoğlu Mahallesi ile ilgili Türkiye Mimar Mühendis Odaları Birliği’nin Ankara Şubesi, ‘Saraçoğlu ikinci bir Gezi’dir’ şeklinde bir değerlendirme yaparken bu değerlendirmenin yapılacağı bir toplantıyı düzenlerken onların ofisinde bir dinleme cihazı bulunur. Yapılması gereken Gezi’ye kulak vermek iken yani kulak verip oradaki söylenenlere, eleştirilere, tepkilere, taleplere göre hükümet politikalarını şekillendirmek gerekirken, hükümet bu kulak vermeyi onları dinleme ve izleme olarak alıyor.

Aynı uygulamayı sayın Kadir Topbaş’ın bir açıklamasından İstanbul’da öğreniyoruz. Bu çok vahip bir açıklama. Sayın Topbaş diyorki, ‘Biz gezi olaylarıyla ilgili Şubat’ta yapılan bir toplantının bilgilerine sahibiz’ diyor. ‘Bunun önceden planlandığı çok açık. Bize de bu bilgiler bir yerlerden geliyor’ diyor. Sayın Topbaş, bu bilgi gelen yerleri açıklarsa memnun oluruz.

Yine bizim Maltepe ilçe örgütünde böyle bir böcek bulunduğu şüphesi ile arkadaşlarımızın bulmuş olduğu cihazı Emniyet’e teslim ettiler. ABD’nin istihbaratçı sayısını artırıyor olmasını Amerika’nın kendi politikalarının uzantısı olarak değerlendirmek gerekir.”

Anahtar Kelimeler
    Pazartesi, 19 Ağustos 2013 14:53

Bağlantılı Konular