"Ana Muhalefet Partisi yöneticileri, Milletvekilleri ve Belediye Başkanlarının fişlendiği iddiaları doğru mudur?"

Tanrıkulu’nun soru önergesi şöyle:

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Aşağıda yer alan sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.

Dr. Sezgin Tanrıkulu
İstanbul Milletvekili

Toplumun her kesiminde yoğun tepkiye neden olan telefon dinlemeleri konusundaki belirsizlik ve hukuk dışı uygulamalar devam etmektedir.  Anayasamızın haberleşme hürriyeti ile ilgili 22. maddesi herkesin haberleşme özgürlüğüne sahip olduğunu belirtir ve bu özgürlüğün temelinin gizlilik olduğunu vurgular. Benzer şekilde, Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) yer alan özel hayatın korunmasıyla ilgili düzenlemelerde izinsiz biçimde görüşmelerin kaydedilmesini, bu kayıtların yayınlanmasını açıkça suç kabul edilmektedir.

Tüm bunlara rağmen hükümetin; dinlemelerin kimin tarafından, hangi tarihte, hangi yolla ve ne amaçla yapıldığı konusunda net ve yeterli açıklamalar yapmaması, gerekli önlemleri almaması dikkat çekicidir. Telefon dinlemeleri yoluyla ülkemizde adeta bir korku imparatorluğu yaratılmakta, vatandaşlarımızın haberleşme özgürlüğü bir anlamda kısıtlanmaktadır. Ülkemizde artarak devam eden bu hak gaspı, seçim meydanlarında da konu olmuş ve propaganda aracı olarak kullanılmak istenmiştir. Geçtiğimiz günlerde dinlendiğiniz dair yakınmalarınızda davranışlarınızla çelişmektedir. Çünkü geçtiğimiz aylarda Ana Muhalefet Partisi Lideri’ne bu konu üzerinden tehditler savurmuş ve atılan her adımın takip edildiğini övünerek paylaşmıştınız.

Konuyla ilgili olarak;
1- 2009 – 2013 yılları arasında ülkemizde mahkeme kararıyla telefon dinlenmesi yapılmış mıdır? Yapılmış ise, sayısı nedir? Dinlenme talepleri hangi kurum tarafından yapılmıştır? Dinlenenler arasında siyasi, Askeri, yargı ve üst düzey bürokrat var mıdır? Varsa kimlerdir?
2- Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK), cumhuriyet savcısı dinlemeler sonunda suç delili bulunmadıysa, bunu 15 gün içinde ilgili kişiye “telefonlarınız dinlenmiştir, suç unsuru bulunamamıştır” yönünde bilgi verilmesini öngörmektedir. Dinleme sonucunda suç unsuru bulunmayan kaç kişiye telefonlarınız dinlenmiştir diye bilgi verilmiştir? Verilmediyse sorumlular hakkında neden işlem yapılmamıştır?
3- Yargıtay’ın, genel dinleme-izleme yapılmayacağı konusundaki kararı bilinmektedir. Söz konusu tarihler arasında genel dinleme yapılmış mıdır? Yapıldıysa sorumluları hakkında yapılan işlemler nelerdir?
4- Anayasa ile güvence altına alınan haberleşme özgürlüğünü korumaya ve telefon dinlemesi konusunda toplumda oluşan tedirginliği gidermeye yönelik olarak yeni bir düzenleme yapmayı düşüyor musunuz? Açıklar mısınız?
5- Dinlemeler yoluyla oluşturulan kaosla hukuk devleti olan Türkiye; Polis devletine mi dönüştürülmektedir?
6- Toplumun her kesiminde yoğun tepkiye neden olan telefon dinlemeleri konusundaki belirsizlik ve hukuk dışı uygulamaları ortadan kaldırmak için ne tür somut adımlar atması düşünülmektedir?
7- Telefonu dinlenen veya teknik takip altında olan Muhalefet Partisi yöneticileri, Milletvekilleri ve Belediye Başkanları bulunmakta mıdır? Bu kişiler kimlerdir? Takip edilme veya dinlenme gerekçeleri nelerdir?
8-Ana Muhalefet Partisi yöneticileri, Milletvekilleri ve Belediye Başkanlarının fişlendiği iddiaları doğru mudur? Bu doğruysa hangi kurum ve kişiler tarafında fişlenmişlerdir?
9- Siyasilerin dinlenme veya takip altında olması durumunda yasalarda belirtildiği gibi bilgilendirme yapılmakta mıdır?”

    Perşembe, 15 Ağustos 2013 12:14

Bağlantılı Konular