İnce'den Arınç'a salvolar

CHP Grup Başkanvekili ve Yalova Milletvekili Muharrem İnce, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın yaptığı son açıklamaları eleştirerek, "Bülent Arınç denilince benim aklıma 'Şeyini şey ettiğiminin şeyi' geliyor. Bülent Arınç siyasette final yapacak herhalde parti tüzüğüne göre. Ama kötü bir final yapacak, onu bekliyorum"dedi.

CHP'li Muharrem İnce, seçim bölgesi Yalova'daki irtibat bürosunda basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Özellikle Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ı eleştiren İnce, "Bülent Arınç, 'Atatürk' denilince benim ne anladığımı merak ediyorsa, Cumhuriyet'i, bağımsızlığımızın mimarını, bu topraklarda adam gibi yaşamayı, dik durmayı anlıyorum. Aklıma da hep bunlar geliyor. Bülent Arınç denilince de benim aklıma 'Şeyini şey ettiğiminin şeyi' geliyor. Bülent Arınç siyasette final yapacak herhalde parti tüzüğüne göre. Ama kötü bir final yapacak, onu bekliyorum" dedi

"Bülent Arınç bugün böyle konuşur, yarın başka konuşur" diyen İnce, şöyle devam etti:

"Onun huyudur o. 2011 yılında twitter mesajında bakın ne yazıyor; 'Eşimle birlikte o muhteşem parçayı, Vardar Ovası'nı büyük bir keyifle dinliyorum'. 2013'te 'İçinde rakı geçiyor, ben gittikten sonra çalın o parçayı' diyor. Meşhur huyları bunun. 2006'da yaptığı bir açıklamada 'Mecliste bir tane Arınç soyadlı çalışan yoktur' demişti. Ben de sonra yeğenini sorunca, hiçbir şey söyleyememişti. Kendi yeğenini mecliste işe almıştı. Meclis başkanı olarak bunu kendisi yapmasına rağmen, 'Arınç soyadlı kişi yok' demişti."

"Meşhur biri arıyorsa kardeşine baksın"
Başbakan Yardımcısı Arınç'a, AKP Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Güldal Akşit'in eşinin kaleme aldığı raporu okumasını tavsiye eden İnce, şöyle konuştu:

"Arınç benim için 'Yalova'da meşhur biri' demiş. Bülent Arınç'ın çevresinde daha meşhur insanlar var aslında. Mesela neye baksın? Genel sekreteri yaptığı kişiye baksın, o benden daha meşhurdur. Eski arkadaşları, eski bakanları Güldal Akşit'in eşinin kaleme aldığı bir rapor var. O raporu okusun, daha meşhur insanlar çevresinde olduğunu anlayacaktır. Kardeşinin arkadaşlarına baksın. Kıbrıs'ta tatil yaptığı. Fotoğraf falan lazımsa göndereyim kendisine. Kardeşinin Kıbrıs'ta yaptığı tatilde o fotoğraf karesinde kimler var. Onlar çok meşhur. Yine çok yakın arkadaşı, sevgili dostu, milletvekili yaptı birisini. O milletvekil ile ilgili 2012 yılı Ocak ayının 25'inde Danıştay 8'inci Dairesi'nin kararına baksın. İstiyorsa yardımcı olurum kendisine. Tüm bunları anlatabilirim ona. Milletvekili arkadaşının meşhurluğuna baksın, genel sekreteri yaptığı kişinin meşhurluğuna baksın, kardeşinin tatil arkadaşlarının meşhurluğuna baksın, istiyorsa bunların belgelerinin hepsini kendisine gönderebilirim."

"Bülent Arınç Bursa'ya yakışmıyor"
Bursalılar'a da seslenen İnce, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın 'Vardar Ovası' şarkısı ile ilgili sözlediklerini hatırlatarak, "Türkiye'nin en büyük göçmen kenti Bursa'dır. Bülent Arınç, Bursa'ya yakışmıyor. Vardar Ovası'yla dalga geçen, Vardar Ovası'nı küçümseyen birisi, Türkiye'nin en büyük göçmen kenti Bursa'dan milletvekili olmamalı" diye konuştu.

"Madem dinliyorsunuz, bari montaj yapmayın"
İnce, dinlenen ve fişlenenler arasında kendisinin de olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı:

"Dinlendiğimizi, peşimizde hükümetin olduğunu, kredi kartlarımıza, telefonlarımıza, bütün özel bilgilerimizin izlendiğini, fişlendiğini zaten biliyoruz. Fişlenenler arasında benim de adım geçiyor. Bu sürpriz değil. Bakın ben defalarca soru önergesi verdim. Bunların hiçbirine cevap alamadım. En sonuncusunu da 28 Nisan 2013'de verdim. Başbakan şöyle demişti; 'CHP'de de durum aynı. Orada farklı gelişmeler olacağını yakında göreceksiniz.' Ben de, 'CHP'de farklı gelişmeler olacağını nereden biliyorsunuz siz? Bu gelişmeler sizin bilginiz dahilinde mi? Nasıl oluyor, siz bunları nasıl öğreniyorsunuz? Telefonlarımızı mı dinlettiniz?' diye sormuştum. Henüz böyle bir yanıt yok. Buna açıklama da getiremiyorlar. Biz 'Acaba utanırlar mı? Utanırlar da bizi dinlemekten vazgeçerler mi?' dedik.

Ama onlarda utanacak surat olmadığı için bundan vazgeçmediler. Şimdi yapacağımız tek bir şey var. Yahu dinlediğinizi biliyoruz da montaj yapmayın bari. Ekleme çıkarma yapmayın, adam gibi dinleyin bari. Ne yapalım, başka yapacağımız bir şey yok. Bu ülkede can güvenliğimiz, haberleşme güvenliğimiz iktidara emanet, hükümete emanet. Yapacak bir şeyimiz yok. Demokrasilerde böyledir. Onların vicdanlarına emanet. Eğer devletin yetkili kurumları bizleri izliyorsa, fişliyorsa yazıklar olsun. Ama işini de doğru düzgün yapamıyorlar. Emine Ülker Tarhan, 'Bizi izledikleri gibi eğer dış ülkeleri de böyle izliyorlarsa vah Türkiye'nin haline' dedi. Doğru söyledi. Madem dinliyorsunuz, izliyorsunuz bari montaj yapmayın. Orada bari namuslu olun."

Haber: DHA

    Çarşamba, 14 Ağustos 2013 12:30

Bağlantılı Konular