Ekonomideki son gelişmeler değerlendirildi

Merkez bankası’nın yeni enflasyon tahminin de tutması zorkurdaki artış akaryakıt fiyatlarına yansımaya başladı.

Enflasyon için kötü haber! Hükümet 3+3’lük zam teklifiyle memura refahtan pay vermek istemediğini gösterdihükümet akaryaktı fiyatlarının ulaşım sektöründe daha fazla zamma sebep olacağından çekiniyorakaryakıt istasyonlarını vergi dairesi gibi kullandılar, şimdi tavan fiyat deyip durumu idare etmeye çalışıyorlarmerkez bankası hedeflerini de tahminlerini de tutturamıyortcmb’ye güven sorunu ağırlaşabilirreel kesimin döviz borçları da ülkenin kısa vadeli borçları da artıyor. Durum kaygı verici.

CHP’nin ekonomi raporunda, Merkez Bankası’nın yıllık 6.2’ye yükselttiği enflasyon tahminini tutturması için yılın kalanında enflasyonun yüzde 1,8 olması gerektiği, buna karşın son 9 yılın Ağustos-Aralık aylarının enflasyon ortalamasının yüzde 4,7’yi bulduğu belirtilerek, “Dolayısıyla Merkez Bankası’nın yeni enflasyon tahminin tutması için geriye kalan beş ay için enflasyonun yüzde 1,8’de tutulması gerekiyor. Bu çok zor” değerlendirmesinde bulunuldu.

Raporda, akaryakıttaki vergi yüküne dikkat çekilerek, 10.5 yıldır akaryakıt istasyonlarını vergi dairesi gibi kullanan AKP’nin “akaryakıtta tavan fiyat” uygulamasını gündeme getirip “geçici tedbirlerle durumu idare etmeye çalıştığı” ifade edildi.

CHP’nin raporunda, yıllık enflasyon yüzde 9’lara dayanmışken hükümetin memurlara önümüzdeki yıl için sunduğu yüzde 3+3 veya 100 TL brüt maaş zam teklifinin enflasyonun ve büyüme hedefinin altında kaldığı, hükümetin refah artışından memura pay vermek istemediği kaydedildi.

CHP Ekonomi Politikaları Genel Başkan Yardımcılığı’nın Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak’ın koordinasyonunda hazırladığı 67. Ekonomik Görünüm Raporunda Temmuz ayı enflasyon verileri ve Mayıs ayı reel kesim açık pozisyonu değerlendirildi. Raporda, Temmuz’da tüketici enflasyonunun piyasa beklentileri ile paralel geldiği belirtildi. Temmuz’daki yıllık yüzde 8,9’luk tüketici enflasyonunun son 10 ayın en yüksek enflasyonu olduğunun kaydedildiği raporda, Temmuz’da en yüksek enflasyon artışının yüzde 2,28 ile ulaştırma grubunda gözlendiği, diğer yandan geçtiğimiz yılların Temmuz aylarında enflasyonu yaklaşık 0,1 puan aşağı çeken gıda ve alkolsüz içeceklerin bu Temmuz’da enflasyona 0,05 puan katkı yaptığı ifade edildi.

Hem petrol fiyatı artıyor hem kurdaki artış yansıyor
CHP’nin ekonomi raporunda ulaştırma grubundaki fiyat artışının “kurdan enflasyona geçişin başladığını” gösterdiği belirtilerek, “Ham petrol fiyatlarında son bir yılda zaten yüzde 5,9 artış varken; kurdan kaynaklanacak ilave maliyet enflasyonun seyri açısından iyi haber değil” değerlendirmesinde bulunuldu. Temmuz ayında benzin ve mazot ile Tüp Gaz ve LPG Dolum Ücretindeki artışlara dikkat çekilen raporda, “Kurdan fiyatlara geçişin başladığını gösteren diğer bir sinyal ise çekirdek enflasyon göstergelerinden geldi. Çekirdek enflasyondaki artış, beklentileri de olumsuz etkileyecek bir gelişme” denildi.

Merkez hedefleri tutturamadığı gibi tahminlerini de tutturamadı
Merkez Bankası’nın son yayımladığı enflasyon raporuna da değinilen ekonomi raporunda,  “Merkez Bankası enflasyonun yüzde 9’lara ulaşacağına piyasaları hazırlamış olsa da” enflasyon görünümünün giderek bozulduğu ifade edildi. Raporda, “Daha önce 2013 için yüzde 7’lerin hemen üzerinde enflasyon beklentisi oluşturan piyasalar şimdi bu beklentiyi yüzde 7,5’lere çekmiş durumda. Merkez Bankası zaten yüzde 5,3 olan yılsonu enflasyon tahminini son yayımladığı enflasyon raporu ile yüzde 6,2’ye yükseltti. Yüzde 5 yılsonu enflasyon hedefini tutturamayan TCMB’nin şimdi tahminlerini de tutturamadığı görülüyor” ifadelerine yer verildi.

Merkez'in yeni tahmininin de tutması zor
Yılı yüzde 6,2 enflasyonla kapatmak için kalan beş ayda enflasyonun yüzde 1,8 olmasının gerektiğine dikkat çekilen raporda, geçtiğimiz yıllarda Ağustos-Aralık döneminde en düşük enflasyon artışının yüzde 3,2 olduğu, son dokuz yılda Ağustos-Aralık aylarının enflasyon ortalamasının yüzde 4,7’yi bulduğu hatırlatılarak, “Dolayısıyla Merkez Bankası’nın yeni enflasyon tahminin tutması için geriye kalan beş ay için yüzde 1,8’lik enflasyon gerekiyor ve bu çok zor” değerlendirmesinde bulunuldu.

Merkez'e güven sorunu ağırlaşabilir
Raporda, açık enflasyon hedeflemesi yaptığını söyleyen Merkez Bankası’nın son sekiz yılda enflasyon hedefini 6 kez tutturamamasının ciddi bir güvenilirlik sorunu yarattığı vurgulanarak, bunun üzerine tahminlerin de sürekli revize edilmesinin güven sorununu daha da ağırlaştırabileceği uyarısında bulunuldu.

Akaryakıt istasyonları vergi dairesine döndü, tavan fiyat ancak geçici önlem olur
Büyümedeki düşüş ve iç talepteki zayıflamayla birlikte enflasyonun yüksek seviyelerde kalmasının hükümetin ekonomik dengeleri kontrol edemediğinin en açık göstergesi olduğunun belirtildiği raporda, akaryakıt fiyatlarına tavan fiyat uygulanmasının ancak geçici bir önlem olacağı da belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

“Hükümet önümüzdeki günlerde ulaşım sektöründen daha fazla zam geleceğinden çekinse gerek, şimdi EPDK eliyle akaryakıt fiyatlarına tavan koymaya çalışıyor. 10,5 yıldır Türkiye’de vergi reformunu yapamayan, akaryakıt istasyonlarını vergi dairesi gibi kullanan hükümet geçici tedbirlerle durumu idare etmek istiyor.”

AKP, memura refahtan pay vermek istemiyor
Raporda, enflasyonun yüzde 9’a dayandığı ortamda hükümetin memura önümüzdeki yıl için 3+3 veya 100 TL brüt maaş zam teklifiyle oturması da eleştirilerek, “Gelecek yıl için hem hedeflenen enflasyon, hem de hedeflenen büyüme yüzde 5 iken Hükümetin getirdiği zam teklifi bunun oldukça altında” denildi. Hükümetin nominal(enflasyondan arındırılmamış) geliri gelecek yıl yüzde 10,3 civarında artırmayı hedeflediğinin ifade edildiği raporda, “Hükümet memurun maaşına yapacağı zammı bunun 4 puan altında tutmaya çalışıyor. Hükümet refah artışından memura pay vermek istemiyor” değerlendirmesinde bulunuldu.

Reel kesimin net döviz borçlarındaki artış kaygı verici
Finansal kesimin dışındaki şirketlerin döviz varlıklarındaki azalışa karşın, döviz borçlarında önemli artış yaşandığının belirtildiği raporda, “Reel sektör şirketlerinin net döviz yükümlülüğü Mayıs’ta 9 milyar dolar artarak 161,8 milyar dolara ulaştı. Bu, dolar kurundaki her 10 kuruşluk artışın reel sektörün kur farkı zararını 16,2 milyar TL artıracağı anlamına geliyor” denildi. Raporda reel kesimin net döviz borçlarının GSYH’ya oranının 2002’deki yüzde 3 seviyesinden şimdi yüzde 19’a geldiği de belirtilerek şunlar kaydedildi:

“Bu bile başlı başına kaygı verici bir gelişme iken net döviz yükümlülüğünün bileşimindeki hızlı bozulma kaygılarımızı daha da artırıyor. Nitekim kısa vadeli net döviz yükümlülüğünün sadece beş ayda 8 milyar dolar artarak 21,7 milyar dolara çıktığı görülüyor. Bir diğer ifade ile 2012 sonunda her 100 dolarlık net döviz borcunun 9,6 doları kısa vadeli iken, şimdi bunun 13,4 dolara çıktığı görülüyor. Risk iştahının kaybolduğu ve küresel likiditenin artık artmayacağı bir dönemde reel kesimin net döviz yükümlülüğünün gerek nicelik, gerekse nitelik olarak bozulmasına dikkat etmek gerek.”

Anahtar Kelimeler
    Çarşamba, 07 Ağustos 2013 13:18

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica