Umut Oran: "Dış ticaret alarm veriyor. Yıllık açık 100 milyar doları aşacak."

CHP Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili Umut Oran, dış ticaret ve AKP iktidarı döneminde izlenen sanayi, vergi politikalarını değerlendirerek, “AKP hükümeti, ihracat şampiyonu TÜPRAŞ’a baskı, Gezi protestocularını ve sosyal medyada hükümeti eleştirenleri kovalama, kamu rantlarını eşe dosta dağıtma, el koyduğu medya kuruluşlarını yandaşların mülkiyetine verme ile meşgulken Türkiye ekonomisi Allah’a emanet…Bu gidişle açığın yılın tümünde 100 milyar doları fazlasıyla aşacağı görülüyor…” dedi.Umut Oran’ın açıklaması şöyle:

AKP hükümeti, ihracat şampiyonu TÜPRAŞ’a baskı, Gezi protestocularını ve sosyal medyada hükümeti eleştirenleri kovalama, kamu rantlarını eşe dosta dağıtma, el koyduğu medya kuruluşlarını yandaşların mülkiyetine verme ile meşgulken Türkiye ekonomisi Allah’a emanet… Yılın ilk yarısında özellikle dış ticarette tablo iyice kötüleşti, Türkiye ciddi bir açıkla karşı karşıya kaldı. Ocak-haziran döneminde ihracat sadece yüzde 1.3’lük bir artışla 75.2 milyar dolarda kalırken, ithalat ise yüzde 7.2 büyüyerek 125.8 milyar dolara ulaştı. Böylece altı aylık dış ticaret açığı geçen yıla göre yüzde 17.4 büyüyerek 50.6 milyar dolar oldu. Bu gidişle açığın yılın tümünde 100 milyar doları fazlasıyla aşacağı görülüyor… Altı aylık dönemlere göre ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 63.3’ten yüzde 59.8’e düştü. Altı aylık ithalatın büyük bölümünü ara malları oluşturmaya devam etti. İthal girdiye altı ayda tam 93 milyar dolar ödendi. Toplam ithalatın yüzde 74’ünü oluşturan hammadde ithalatı, altı aydaki toplam ihracatın yüzde 123.5’ine ulaştı.Başka deyişle Türkiye yaptığı tüm ihracatla, hammadde ithalatının sadece yüzde 81’i karşılayabildi. Ali Babacan başta AKP temsilcileri, kendi yanlış politikalarını perdelemek için, cari açığın sorumlusu olarak Türkiye’nin büyük oranda dışa bağlı olduğu petrol, gaz gibi enerji ürünlerindeki zorunlu ithalatı gösteriyor. Oysa dış ticaret açığının hızla büyüdüğü ilk yarıda enerji ithalatı gerilerken, açığı büyüten asıl faktör diğer ithal ara malları oldu. AKP döneminde izlenen politikalar, sanayiyi ithal girdi bağımlısı yaptı, montajcılığı güçlendirdi. Sanayide montajcılık eğilimini gösteren ve toplam ithal girdi faturasının yarıya yakınını oluşturan “işlem görmüş hammaddeler” ithalatı hızla büyüdü. Bu fasılda ithalat ilk altı ayda geçen yıla göre yüzde 22 oranında 8.1 milyar dolar büyüyerek 44.9 milyar dolara ulaştı. Diğer ithal girdilerde ise küçük artışlar ya da düşüşler yaşandı. Bu gelişmelerle toplam ara malı ithalatı “net” 5.6 milyar dolarlık bir artışla 92.9 milyar dolara yükseldi. Böylece altı ayda 125.8 milyar dolara ulaşan toplam ithalatta geçen yıla göre yaşanan 8.4 milyar dolarlık artışın üçte ikisi ara mallarından kaynaklandı. Geçen yıla göre en hızlı artış ise yüzde 13.2 ile tüketim mallarında yaşandı. Altı ayda 14.6 milyar dolarlık tüketim malı ithal edildi. İhracatta ise en büyük en büyük paya sahip olan imalat sanayiinin dış satımı yılın ilk altı ayında yerinde saydı. Sektörün altı aylık ihracatı sadece yüzde 0.5’lik artışla 70.1 milyar dolar oldu. Bu da Türk sanayiindeki kan kaybını gösteriyor.

2012 yılında 5 milyar 42 milyon Dolar değerinde ihracat yaparak ihracat şampiyonu olan TÜPRAŞ gibi kuruluşlara bile siyasi nedenlerle baskı kuran, faşizan bir şekilde hukuku eğip bükerek iş dünyasını da ele geçirmeye çalışan, ekonominin motoru olan girişimcileri tehditle sindirmeye çalışan AKP, kamu rantlarını eşe dosta dağıtma, el koyduğu medya kuruluşlarını yandaşlara verme gibi rutin faşizm ve yağma faaliyetini sürdürürken, Türkiye ekonomisi adeta “Allah’a emanet”

Yılın ilk yarısında özellikle dış ticarette tablo iyice kötüleşti. Türkiye bu dönemde dış ticarette oldukça kötü bir performans sergiledi ve ciddi bir açıkla karşı karşıya kaldı. Ocak-haziran döneminde ihracat sadece yüzde 1.3’lük bir artışla 75.2 milyar dolarda kalırken, ithalat ise yüzde 7.2 büyüyerek 125.8 milyar dolara ulaştı.

Geçen yıla göre toplam ithalattaki 8.4 milyar dolarlık artışa karşılık, toplam ihracat artışı ise 1 milyar doları bile bulmadı.
Bu gelişmelerle altı aylık dış ticaret açığı geçen yıla göre yüzde 17.4 büyüyerek 50.6 milyar dolar oldu.
Altı aylık dönemlere göre ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 63.3’ten yüzde 59.8’e düştü.

Dış ticaretin bu yıl özellikle şubat ayından itibaren kötüleşen seyri, Haziran ayında daha da belirginleşti. Haziran’da ithalat yüzde 2.8’le artışını sürdürürken ihracat yüzde 6 ile ilk yarının en hızlı aylık düşüşünü kaydetti. Haziran ayları itibariyle ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 64.7’den yüzde 59.2’ye gerilediği görülüyor.

İhracatta AB bahanesi artık geçersiz
AKP, önceki iki yılda ihracattaki olumsuz tabloya, en büyük pazar olan AB’deki ekonomik kriz nedeniyle yaşanan daralmayı gerekçe gösteriyordu. Oysa artık AB ülkeleri krizi aşıp, büyümeye geçtiler. İhracattaki genel kötüye gidişe karşılık, bu ülkelere yapılan ihracattaki artış da bunu gösteriyor.

Yani genel ihracat tablosundaki kötüleşme AB dışı pazarlardan kaynaklanıyor ve artık AB bahanesi geçersiz hale geldi.

İhracattaki genel eğilimin aksine Avrupa Birliği’ne (AB) yapılan ihracat, ilk altı ayda 2012 yılının aynı dönemine göre yüzde 3.8 artışla 30.5 milyar dolar olurken, diğer ülkelere yapılan ihracat yüzde 0.5 azalarak 43.5 milyar dolar geriledi. Serbest bölgelerden yapılan ihracat da sadece yüzde 1 artışla 1.2 milyar dolar oldu.

Diğer ülkelere olan ihracatın yarıya yakınını oluşturan Yakın ve Orta Doğu ülkelerine yapılan ihracatta geçen yıla göre yüzde 9.3’lük düşüş yaşandığı dikkati çekiyor. Bu durum, AKP’nin izlediği yanlış dış politika ile Türkiye’nin komşusu konumundaki Suriye, Irak, Mısır gibi bu ülkelerle olan ticareti baltalamasından kaynaklanıyor.

İlk yarıda AB ülkelerinden yapılan ithalat yüzde 7.3 artışla 14.5 milyar, diğer ülkelerden yapılan ithalat ise yüzde 21.3 artışla 36.7 milyar dolar oldu.
Sanayide ihracat artışı durdu

Toplam ihracatta en büyük en büyük paya sahip olan imalat sanayiinin ihracatı yılın ilk altı ayında adeta yerinde saydı. Üretim ve ciro gibi göstergelerin de kan kaybına işaret ettiği imalat sanayii sektörünün altı aylık ihracatı geçen yıla göre sadece yüzde 0.5’lik artışla 70.1 milyar dolar oldu.

Aynı dönemde tarım ve ormancılık ihracatı yüzde 7 artışla 2.8 milyar, madencilik ve taş ocakçılığı ihracatı yüzde 33.1 artışla 1.9 milyar dolar olarak gerçekleşti.

İthalatta ise en hızlı artışın imalat sanayi ürünlerinde olduğu belirlendi. İmalat sanayii ithalatı altı ayda yüzde 13 artışla 98.3 milyar dolara ulaştı. Madencilik ve taş ocakçılığı ithalatı yüzde 9.2 azalarak 19 milyar doların altına gerilerken, tarım ve ormancılık ithalatı yüzde 5.7 artışla 4.2 milyar dolar oldu.

İthal girdiye altı ayda 93 milyar dolar
AKP’nin iktidar döneminde izlediği “düşük kur-yüksek faiz” temelli ekonomik politikalar, sanayiyi ithal girdi bağımlısı yaptı, montajcılığı güçlendirdi.
Ali Babacan başta olmak üzere AKP temsilcileri, kendi yanlış politikalarını perdelemek için, cari açığın ana kaynağı olarak Türkiye’nin büyük oranda dışa bağlı olduğu petrol, gaz gibi enerji ürünlerindeki zorunlu ithalatı gösteriyor yıllardır.
Oysa dış ticaret açığının hızla büyüdüğü bu yılın ilk yarısında enerji ithalatı gerilerken, açığı büyüten asıl faktör diğer ithal ara malları olması, bu argümanı da çürütüyor.

Özellikle, sanayide ithal girdiği bağımlılığı ve montajcılık eğilimini gösteren ve toplam ithal girdi faturasının yarıya yakınını oluşturan “işlem görmüş hammaddeler” ithalatı yılın ilk yarısında hızlı bir artış gösterdi.  İlk yarıda ithalat faturasındaki artış ve dış ticaret açığındaki büyüme esas olarak bu kalemden kaynaklandı.

Ocak-haziran döneminde sanayi için işlem görmüş hammaddelerin ithalatı yüzde 22 artışla 44.9 milyar dolara ulaştı. Bu kalemde geçen yıla göre 8.1 milyar dolar daha fazla ithalat gerçekleştirildi. Buna karşılık, ara malı (hammadde) niteliğindeki diğer fasıllarda ithalat geçen yıla göre geriledi ya da düşük artışlar gösterdi.

Özellikle en önemli girdilerden enerji ürünlerinde ithalatın düşüş gösterdiği belirlendi. “Gizli veri” kapsamındaki ham petrol, bitümenli taşkömürü ve doğal gaz ithalatı 17.6 milyar dolarla geçen yılın aynı dönemindekine göre 1.8 milyar dolar daha düşük kaldı.

Geçen yıla göre sanayi için işlem görmemiş maddelerde de 1 milyar dolarlık bir düşüş yaşandı. İthalat ayrıca işlem görmüş diğer yakıt ve yağlarda 366 milyon, işlem görmemiş yakıt ve yağlarda 164 milyon esası yiyecek ve içecek olan işlenmemiş hammaddelerde 41 milyon, bunların işlenmiş olanlarında 22 milyon dolar daha düşük gerçekleşti.

Buna karşılık yatırım mallarının aksam ve parçalarında 722 milyon, taşımacılık araçlarının aksam ve parçalarının dış alımı da 159 milyon dolarlık bir artış gösterdi. Bu gelişmelerle toplam ara malı ithalatının atı aylık tutarı, geçen yıla göre yüzde 6.4 oranında 5.6 milyar dolarlık artışla 92.9 milyar dolara ulaştı.

Aynı dönemde yatırım malı ithalatı 1.1 milyar dolarlık bir artışla 17.9 milyar, büyük bölümü binek otomobil olmak üzere tüketim malı ithalatı da 1.7 milyar dolarlık bir artışla 14.6 milyar dolar oldu. Bu gelişmelerle toplam ithalat geçen yıla göre yüzde 8.4 milyar dolar büyüyerek 125.8 milyar dolara çıktı. Bu artışın 5.6 milyar dolarının ara malı ithalatından geldiği dikkati çekti.

Altı ayda 50.6 milyar dolarla, geçen yıla göre 7.5 milyar dolar daha fazla dış ticaret açığı verilirken, bunun büyük bölümü ara malı grubundaki ithalattan; bu gruptaki artış ise esas olarak “sanayi için işlem görmüş” ara mallarından kaynaklandı.
Toplam ihracat ithal girdinin ancak yüzde 81’ini ödeyebiliyor. Türkiye’nin yaptığı toplam ihracat, aynı dönemdeki ara malı ithalatını karşılamaya bile yetmiyor.

Altı aylık toplam ithalatın yaklaşık dörtte üçünü oluşturan hammadde ithalatı, aynı dönemdeki toplam ihracatın yüzde 123.5’i düzeyinde gerçekleşti. Bu oran geçen yılın aynı döneminde de yüzde 117.5 olmuştu.

Başka deyişle toplam ihracatın ara malı ithalatını karşılama oranı altı aylık dönemlere göre yüzde 85’ten yüzde 81’e indi. Hammadde ithalatı ile ihracat arasındaki orantısız tablo bu yıl daha da bozuldu.

Tüketim malı ithalatı hızlandı
Ocak-Haziran döneminde gerçekleştirilen ithalatın ise 92.9 milyar dolarla en büyük bölümünü ara malları oluştururken, geçen yıla göre en hızlı artış ise yüzde 13.2 ile tüketim mallarında yaşandı. Altı ayda 14.6 milyar dolarlık tüketim malı ithal edildi. Bunun da 4.2 milyar dolarını binek otomobiller, 2.5 milyarını dayanıklı, 3.1 milyarını yarı dayanıklı, 2.6 milyar dolarını dayanıksız tüketim malları, kalan bölümü oluşturdu.

Ocak-haziran döneminde tüketim malı ihracatının ara malı ithalatına oranının yüzde 31.6 ile düşük kalması ise sanayinin kullandığı ithal girdilerin ihraçlık ürünlerden çok iç tüketime yönelik üretimde kullandığını gösteriyor.

Anahtar Kelimeler
    Pazar, 04 Ağustos 2013 17:38

Bağlantılı Konular