“Valinin yasak koymaktan başka işi yok mu? Ülke yasaklarla mı yönetilir?”

“ ‘Efendim önceden istihbari bilgi aldık’…Böyle bir şey olmaz. Siz demokrasiyi mi yoksa polis devletini mi savunacaksınız? Bu tür yasaklamalar polis devletinde olur”

“Dünyadaki bilim adamlarına, sanatçılara, politikacılara bakın. Herkes oradaki yargılamalardan ötürü rahatsız, bunu dile getiriyorlar. Bizim insanımız da dile getirmek istiyor ama ‘yasak’ deniyor. Böyle bir ülke olabilir mi? Yürümek, toplanmak, konuşmak, yazı yazmak yasak. Nereye gidecek böyle?”
“Gençler demokrasi özlemini bütün dünyaya duyurdular ama iktidar duymadı”
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Silivri’de yapılan yargılamanın 5 Ağustos’taki karar duruşmasına yasak getirilmesini kınadı ve “İstanbul Valisi neye güvenerek böyle bir yasak getiriyor. Valinin başka işi yok mu? Yasakların sözcüsü müdür o? Bıraksınlar bu yasaklamayı. İnsanlar gidecek, orada duruşmaları izleyecekler, çıkıp gelecekler” dedi.
Kılıçdaroğlu, Sivas ve Erzincan dernekleri federasyonlarınca, engelliler ve aileleri için Bakırköy Atatürk Spor ve Yaşam Köyü Spor Salonu’nda verilen iftar yemeğine katıldı.
Musiki konserinin ardından ezan okunmasıyla başlayan program sonrası kısa bir konuşma yapan Kılıçdaroğlu, iftar programlarında genelde konuşma yapmadığını, siyasete hiç girmediğini, günün, birlik olma günü olduğunu söyledi. Türkiye coğrafyasının, ülke insanının, doğanın, güneşin, suyun, ayın her şeyin güzel olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “milli maçlarda gol atılırken hep beraber sevinilip aynı duygular paylaşılıyor, birlikten beraberlikten daha güzel bir şey yok” dedi.
Kılıçdaroğlu, Yunus Emre’nin “İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendini bilmezsen, bu nice okumaktır” dizelerini hatırlatarak, herkesin kendisini bilip, kendisine, insanlara, insanların düşüncelerine, kimliğine saygı duyması gerektiğini ifade etti.
Bütün insanlara saygı duyma gibi bir yükümlülükleri olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, “Birlik olalım, beraber olalım, sadece bu ayda değil, bundan sonraki aylarda da bir arada olalım, birbirimize saygı duyalım” dedi.
“Valinin başka işi yok mu?”
Konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, “İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu’nun bir açıklaması var, Silivri’deki duruşmaya kimsenin alınmayacağına dair. ‘Seyirci alınmayacak, oraya kimse gelmesin’ diyor. Ne diyeceksiniz?” sorusu üzerine, yasaklarla bir ülkenin yönetilemeyeceğini, 21′inci yüzyılın Türkiye’sine demokrasi ve özgürlüğün yakışacağını söyledi.
Kılıçdaroğlu, Türkiye’de duruşmaları izlemenin serbest olduğunu, böyle bir yasal zorunluluk bulunduğunu, Ankara, İstanbul veya Türkiye’nin herhangi bir yerinde olan duruşmayı isteyen yurttaşın gidip izleyebileceğini belirterek, Silivri’de yapılan yargılamaların adil olmadığını, bu duruma toplumun, insanların tepki duyduğunu, vatandaşların bu tepkilerini bir şekilde dile getirmek istediğini, demokrasilerde bunun en doğal hak olduğunu aktardı.
“İstanbul Valisi neye güvenerek böyle bir yasak getiriyor. Valinin başka işi yok mu? Yasakların sözcüsü müdür o? Bıraksınlar bu yasaklamayı. İnsanlar gidecek, orada duruşmaları izleyecekler, çıkıp gelecekler” diyen Kılıçdaroğlu, orada adaletin olmadığını kendisinin ve bütün dünyanın bildiğini söyledi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bu konuda şunları söyledi;
“Dünyadaki bilim adamlarına, sanatçılara, politikacılara bakın. Herkes oradaki yargılamalardan ötürü rahatsız, bunu dile getiriyorlar. Bizim insanımız da dile getirmek istiyor ama ‘yasak’ deniyor. Böyle bir ülke olabilir mi? Yürümek, toplanmak, konuşmak, yazı yazmak yasak. Nereye gidecek böyle? Yasaklarla bir ülke mi yönetilir? ‘Efendim önceden istihbari bilgi aldık’… Çağdaş bir ülke istihbaratla yönetilmez. Böyle bir şey olmaz. Siz demokrasiyi mi yoksa polis devletini mi savunacaksınız? Bu tür yasaklamalar polis devletinde olur. Yazık günahtır bu ülkeye. Bakın ramazan ayındayız. Gezi Parkı’nda olaylar oldu. 5 kişi hayatını kaybetti. 10′dan fazla kişi gözünü kaybetti. Yoğun bakımda yatanlar var. 10 binlerce kişi ayaktaydı bu ülkede. Gözaltına almalar hala devam ediyor. Niye, hangi gerekçeyle bunları yapıyoruz? O gencecik çocuklar bu ülke, demokrasi, özgürlük için hayatlarını verdiler. Kendi kentlerine sahip çıktıkları için ödediler. Siz yasak getiriyor, baskı kuruyorsunuz. O gençleri acaba biz anladık mı? Bir politikacının kendisine sorması gereken alanlar var. İki soruyu her ortamda kendisine sormak zorundadır. Neden ve niçin? Bu gençler neden ve niçin bunu yaptılar? Sen kendine bu soruyu sormuyorsun ama gençlerin üzerine baskıyla gidiyorsun. Silivri’de o duruşmalar neden ve niçin yapılıyor?”
 “Gençler demokrasi özlemini bütün dünyaya duyurdular ama iktidar duymadı”
Kılıçdaroğlu, Silivri’de hukuk ve adalet olmadığını söyleyerek, ülkenin gençlerinin ülkedeki demokrasi özlemini bütün dünyaya duyurduğunu ama iktidara duyuramadığını, iktidarın duymazlıktan geldiğini ifade etti.
Bir gazetecinin, “Siz gidecek misiniz Silivri’ye?” sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, gitmeyeceğini, daha önce de böyle bir kararı olmadığını, arkadaşlarının oraya gideceğini, yasakla, baskıyla bir şey olamayacağını, yasağın şiddeti doğuracağını kaydetti.
Kılıçdaroğlu, iktidarın bundan ders alması gerektiğini, bunun yapılmaması halinde ülkeye ve insana yazık olacağını, Türkiye’nin imajının bütün dünyada yerle bir edildiğini ifade ederek, oysa Türkiye’nin ulusal kurtuluş mücadelesini veren, cumhuriyeti kuran, sosyal demokrasiyi getiren, demokrasi ve özgürlüğünü geliştirmek isteyen bir ülke olduğunu vurguladı.
“Şimdi polis devletine doğru hızla ilerliyoruz. Sayın Başbakan ramazan sofralarında bile baskıyı ve şiddeti anlatıyor. Benim aklım, inancım, mantığım almıyor bunu. Birlikten, beraberlikten, kardeşlikten, beraber olmanın ne kadar önemli olduğundan söz etmek, ‘tasada ve kıvançta beraber olmalıyız’ demek varken hala şiddetten, baskıdan, yasaklardan söz ediyoruz” diyen Kılıçdaroğlu, bu durumun Türkiye’ye yakışmadığını bildirdi.
Kılıçdaroğlu, iktidarın da Türkiye’ye yakışmadığını ve değişmesi gerektiğini savunarak, bir politikacının öncelikle insanını sevmesi gerektiğini kaydetti. İnsanların farklı düşünceye sahip olabileceğini dile getiren Kılıçdaroğlu, bu nedenle kimseye düşmanlık duyulmaması gerektiğini sözlerine ekledi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, Yakup Akkaya ve İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı’nın da katıldığı programda Kılıçdaroğlu’na, federasyon yetkililerince halı hediye edildi.

    Cumartesi, 03 Ağustos 2013 14:04

Bağlantılı Konular