Bülent Tezcan :”AKP iktidarı ile geçen 11 yıl, “Dijital Delil Terörü Yılları” olarak adlandırılacak”

“Kamuoyuna “Askeri Casusluk Davası” olarak sunulan dava , AKP destekli karalama kampanyasının mihenk taşlarından biridir. “

Genel Başkan Yardımcısı Bülent  Tezcan , CHP PM üyesi Hüseyin Saygılı, CHP Muğla milletvekili Nurettin Demir, CHP Manisa milletvekili Özgür Özel, CHP Çorum milletvekili Tufan Köse, CHP İzmir milletvekilleri Musa Çam ve Erdal Aksünger ile birlikte,  İzmir’de görülen  Askeri Casusluk Davası’nı izledi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan’ın duruşmaya verilen arada yaptığı açıklama şöyle:

“Değerli Basın Mensupları,

Türkiye’nin AKP hükümeti eliyle götürülmek istendiği yıkım ve ayrışma sürecinde, isimleri özenle seçilmiş davalar araç olarak kullanılmaya devam edilmektedir.

Ortaya atılan iddialar günlerce kamuoyuna servis edilirken, savunmalar görmezden gelinmekte, sanık sandalyesinde oturanların taleplerine karşı kulaklar tıkanmakta ve hukuk süreci adı altında bir linç kampanyası zalimane bir şekilde sürdürülmektedir.

Sansasyonel bir şekilde gündeme getirilen ve binlerce kişiyi kapsayan onlarca dava incelendiğinde birbirinin kopyası gibi görünen, aynı yöntemlerin ön plana çıkarıldığı, sistematik bir tekrar sayesinde yalanın yaygınlaştırıldığı, doğrunun ve masumiyet karinesinin ise infaz edildiği olaylar silsilesi görülmektedir.

Davaların özenle seçilmiş isimleri gibi işletilen süreçler ve yöntemler de aynıdır ve tesadüf değildir. Kitlelerin zihin dünyasına farklı zamanlarda ama aynı taktiklerle ulaşmaya çalışılan bu yöntem sayesinde bütün davalar birbirine karıştırılmakta, halkımızın hangi davada ne olduğunu anlaması ve takip etmesi engellenmektedir. Böylece bilgi yerine dedikoduların, gerçek yerine yalanların, savunmalar yerine asılsız iddiaların tartışılması ve zihinlerin ele geçirilmesi sağlanmaktadır.

Değerli Basın Mensupları,

Kamuoyuna “Askeri Casusluk Davası” olarak sunulan ve yüzlerce insanı içeren dava da, AKP destekli karalama kampanyasının mihenk taşlarından biridir. Davanın adı “Casusluk” olsa da, iddianamenin ve tutuklamaların “casuslukla” ilgisinin olmadığı açıktır. Pek çok sansasyonel davada olduğu gibi, kimler tarafından yazıldığı belli olmayan bir “ihbar e-postası” ile düğmeye basılmıştır.

AKP döneminin en çok kullanılan iftira yöntemi “sözde dijital delillerdir”. Savunmanın, parmak izi ve DNA testi talepleri her zaman olduğu gibi bu davada da reddedilmiştir. Tek merkezden hazırlandığı izlenimi veren sözde dijital deliller;

-akla,
-mantığa,
-hayatın doğal akışına
-ve bilime aykırı olsa da,
“mutlak doğru” gibi değerlendirilmiş ve tutuklamaların devamı, hukuka aykırı yolla elde edilen  “sözde dijital delillere” dayandırılmıştır.

Tutuklulukların üzerinden geçen yaklaşık 14 aylık süre sonunda dosya alenileşmiş olmasına rağmen, halen sanıkların suçlandığı sözde dijital delillerin imajları savunma makamına verilmemiştir. Sanıklara, yargılanmalarına ve hatta tutuklanmalarına sebep olan sahte dijital delilleri teknik olarak inceleme, sahtecilikleri ortaya çıkartıp komployu ortaya çıkartma imkânı tanınmamaktadır.

Özel yetkili mahkemelerin tutuklu yargılamayı istisnai bir tedbir değil kural kabul ettiği gerçeği, maalesef bu davada da kendini göstermektedir. Tutuklu sanıkların çoğu, bu davada savcının istediği suçtan mahkûm olsa bile, şu ana kadar tutuklu kaldıkları süre istenilen cezayı geçmiştir. Tedbir olması gereken tutukluluk, bu davada bırakın tedbiri, cezanın infazını dahi geçmiştir.

AKP iktidarı ile geçen 11 yıl, “Dijital Delil Terörü Yılları” olarak adlandırılacak ve halkın vicdanında mahkûm edilecek olsa da, yarattıkları dijital terör sayesinde pek çok masum insanın hayatı bu yolla zindana çevrilmiş, aileler dağıtılmış, sanıklar psikolojik ve bedensel olarak ölüme terk edilmiştir.

Değerli Basın Mensupları,

-Askeri Casusluk Davası, Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına, bürokratlara ve halkımıza yapılan bir saldırıdır.
-İftira konusu kavramlar gerçeği değil, “düzmece dijital delilleri” üretenlerin iğrenç hayal dünyalarını yansıtmaktadır.
-Bu utancı yaratanlar, kuşaktan kuşağa taşınacak lanetli bir kara lekeyi alınlarında taşımakla yükümlü olacaklardır.
-“Dijital Delil Terörünün” müsebbipleri, aradan ne kadar zaman geçerse geçsin unutulmayacak olan “şeref cellâtları” unvanını kazanmıştır.
Hukuk ve adaleti yok sayan, yurtseverlere bir tasfiye operasyonu aracı olarak kullanılan bu davaları sonuna kadar takip etmeye devam edeceğiz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

    Pazartesi, 29 Temmuz 2013 19:55

Bağlantılı Konular

Yandex.Metrica