Sezgin Tanrıkulu: “Uludere olayında siyasi sorumluluğunuzu yerine getirmeyi düşünüyor musunuz?”

Tanrıkulu’nun soru önergesi şöyle:

Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.

34 sivil yurttaşımızın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan Uludere/Roboski Katliamı’nın faillerinin ısrarla korunması ve bu katliamın emir ve talimatını verenlerin ortaya çıkarılmaması kamuoyunun ve ölenlerin yakınlarının vicdanını kanatmaya devam etmektedir. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “yatıp kalkıp Uludere diyorsunuz” sözüyle, Uludere/Roboski katliamının faillerinin bulunmasını talep edenlere gösterdiği tepki, gerek hükümetin gerekse yargının bu olayın üstünü örtme çabasıyla unutturulmaya çalışılmaktadır. TBMM Uludere Alt Komisyonu’nun hazırlamış olduğu ve failleri gizleme, katliamı gerekçelendirme çabasından ibaret olan rapor da bu çabaların bir parçası olarak öne çıkmıştır.

Öte yandan Sayın Başbakan’ın katliamda hayatını kaybeden yurttaşların aileleriyle yaptığı iftar yemeği sırasında ifade ettiği sözler de dikkat çekicidir. Basına yansıdığı kadarıyla Başbakanla görüşen aileler, görüşmeye ilişkin şunları nakletmiştir: “Başbakan’la görüşmeye hayatını kaybedenlerin yakınları olarak 6 kişi katıldık. Görüşme havaalanında iftardan sonra oldu. Yaptığımız görüşmede faillerin açığa çıkarılmasını, dosyanın Genelkurmay’dan alınıp tekrar savcılığa iletilmesini ve gizliliğinde kalkmasını istedik. Görüşmede bize yapılan haksızlığı dile getirdik. Başbakan da iki saatlik görüşmede bize, ‘mahkemeler beni aşıyor’ dedi.Bizim sabretmemizi istedi. Dosyanın Genelkurmay’a gitmesinin, dosyanın kapandığı anlamına gelmediğini, Genelkurmayın da inceleme yaptığını, dosyanın tekrar sivil yargıya gideceğini, son olarak da dosyanın kendilerine geleceğini kaydetti. Bazı mahkemelerin de 10 yıl sürdüğünü, Uludere olayında verilen emirden haberinin olmadığını, emri kendisinin vermediğini söyledi. Başbakan’la konuştuğumuz bazı konuları ise biz söylemeyeceğiz. Eğer Başbakan kendisi açıklama yaparsa yapar.”

Bu bağlamda;

1- “Mahkemeler beni aşıyor” ifadelerini kullanmışsınız. Peki, mahkemeye Uludere/Roboski katliamına ilişkin elinizdeki tüm bilgileri aktardınız mı? Aktarmadınız ise aktarmayı düşünüyor musunuz?
2- Vur emrini siz vermediyseniz, kim verdi?
3- Bu olaydan ötürü, siyasi sorumluluk Başbakan olarak size  ve hükümetiniz üyesi bakanlara ait değil mi?
4- Siyasi sorumluğunuz gereğini yerine getirmeyi düşünüyor musunuz?
5- Vur emrinden haberiniz olmadığını iddia etmektesiniz. Başbakan olarak, can güvenliğinden sorumlu olduğunuz yurttaşların katledilmesi emrini verenleri ortaya çıkarmak yerine neden gizlemektesiniz? Faillerin ortaya çıkarılmasından hukuken ve siyaseten çekindiğiniz bir husus var mıdır?
6- Ailelerin sabretmesi gerektiğini, bazı davaların 10 yıl sürdüğünü ifade ettiniz mi? Böyle bir ifadeyi hangi bilgiler çerçevesinde ifade ettiniz? Uludere davasının 10 yılı alabileceğine dair değerlendirmeniz somut bilgilere mi dayanmaktadır? Bu davanın yıllara yayılması konusunda alınmış bir devlet kararı mı bulunmaktadır?
7- Uludere/Roboski’de kanayan yarayı kapatmak için yapılması gerekenler bellidir: Failler bulunup yargılanır ve ailelerin acısının dindirilmesi için gereken ne varsa yapılır. Sizin bu konuda bir çalışmanız var mı?
8- Uludere/Roboski Katliamındaki sorumluluğunuz bir yana, katliama ilişkin tutumunuz bile yakınlarını kaybedenler için büyük bir travma sebebi olmuştur. Bu bakımdan gerek kamuoyu gerekse Roboskili aileler sizden özür dilemenizi beklemektedir. Bu özrü dilemekten neden kaçınmaktasınız? Ne zaman özür dileyeceksiniz? Özrün zamanı olur mu?”

    Salı, 30 Temmuz 2013 19:36

Bağlantılı Konular