Tanrıkulu:”Uludereli Ailelerin beklentilerini karşılamayacaksanız, hangi ‘insani’ nedenle o acılı annelerle aynı sofraya oturabildiniz?”

“Bu katliamı zamanın karanlığında görünmez kılmaya çalışmanız nafiledir. O yüzden de her geçen gün bu katliamdaki sorumluluğunuzun yükünün artacağını kabul edin ve bir an önce gereğini yapın. “

Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nun yazılı açıklaması şöyle:

“Başbakan Tayyip Erdoğan’ın 26 Temmuz tarihinde bir grup Uludere//Roboskili aileyle yaptığı görüşme, kamuoyunda Başbakan’ın özür dileyeceği yönünde bir beklenti yaratmıştır. Ne var ki söz konusu görüşmeden kısa süre sonra Başbakanlık tarafından yapılan açıklamada, aynı nakaratın tekrar ettirildiğini ortaya koymuştur.
Uludere/Roboski Katliamı’nın Başbakan’ın talimatı olmadan yapıldığının ileri sürüldüğü açıklamada “yargıyı etkilemeyin” denilerek aba altından sopa gösterilmiştir.
Uludere/Roboski Katliamı bir insanlık suçudur ve yargı veya başka gerekçeler gösterilerek tartışılmasının engellenmeye çalışılması kabul edilemez!
Uludere/Roboski Katliamı bir insanlık suçudur ve sorumlular ortaya çıkarılmadığı sürece olağan şüpheli AKP hükümeti ve onun başında bulunan Recep Tayyip Erdoğan’dır!
Uludere/Roboski Katliamı bir insanlık suçudur ve bu katliama sessiz kalmak, sorumluları gizlemek, ortaya çıkmalarını engellemek, yargı sürecini yavaşlatacak girişimlerde bulunarak unutturmaya çalışmak, katliama ortak olmaktır!
Başbakanlık tarafından yapılan açıklamada, katliam emrinin Başbakan tarafından verilmediği ve operasyonu yürüten güvenlik güçlerinin “en üst düzeyde hassasiyetle” hareket ettikleri ifade edilmiştir.
“En üst düzeyde hassasiyet”ten herhalde insanî bir hassasiyet kastedilmiyor. Olsa olsa o gece, sınır boyunda tek bir canlı bırakmama hassasiyetinden söz edilebilir! Zira en ufak bir insanî hassasiyet gösterilse, tarihe kara bir leke olarak geçen böylesi bir katliama imza atılamazdı.
Aynı açıklamada Başbakan’ın Roboskili ailelere, “kamuoyunda bilinen görüşleri” tekrar ettiği ifade ediliyor ve öyle deniyor: “Uludere olayıyla ilgili kamuoyunca bilinen görüşlerini tekrar etmiştir. Bu görüşlerde herhangi bir farklılık veya tenakuz söz konusu değildir.”
Yani Başbakan Erdoğan “yatıp kalkıp Uludere diyorlar” tepkisinden de “görevini yapan” askerî birimlere olan teşekküründen de en ufak bir geri adım atmış değildir.
Madem bilinen görüşleri tekrar edecekti, Roboskili ailelerin acılarını tekrar deşmek üzere mi kendileriyle görüşüldü?
Ailelerin beklentilerini karşılamayacaksanız, katliama ilişkin sözlerinizin arkasında durmaya devam edecekseniz, hangi ‘insani’ nedenle o acılı annelerle aynı sofraya oturabildiniz?
Hangi “yüksek siyaset”, hangi emel, hangi “proje” dolayısıyla Roboskili aileleri yanınıza çağırdınız?
Yapmanız gereken, sorumluların listesine anlamlı bir özrü de ekleyerek, Roboskili aileleri yanınıza çağırmak yerine bizzat onların ayağına giderek acılarını dindirmeye çalışmaktır! Sizin en temel vazifeniz budur!
Fakat belli ki amacınız bu katliamın hesabını vermek veya sorumluları açıklamak değil, acılı aileleri “beklemeye”, dolayısıyla unutmaya ikna etmektir.
Belli ki bu katliamın hesabını verecek cesaretten yoksunsunuz!
Fakat Sayın Başbakana ehemmiyetle hatırlatmak gerekiyor ki, Roboski Katliamı’nın üzerinden aylar veya yıllar değil, asırlar bile geçse, acısı unutulmayacak!
Gencecik insanların bedenlerinin katır sırtında taşındığı görüntüler hiçbir zaman hafızalardan silinmeyecek!
Roboskili annelerin ağıtları, katliamcılar ortaya çıkarılıp yargılanmadan dinmeyecek!
Bu katliamı zamanın karanlığında görünmez kılmaya çalışmanız nafiledir. O yüzden de her geçen gün bu katliamdaki sorumluluğunuzun yükünün artacağını kabul edin ve bir an önce gereğini yapın.
Katliamın emrini vermediğinizi kanıtlayın. Emri verenleri ifşa edin ve yargılanmalarını sağlayın.
Uludere/Roboski’ye gidin ve ailelerden özür dileyin. Ayrıca bu süreçte Roboskili aileleri ve kamuoyunu incitici beyanatlarda bulunan tüm hükümet yetkililerini de yanınıza alarak basının karşısına çıkın ve halktan da ayrıca özür dileyin. “

    Çarşamba, 31 Temmuz 2013 18:40

Bağlantılı Konular