Kart: “Uzlaşmaya dayalı anayasa yapımında samimi, dürüst olmadığınız bir kez ortaya çıkmıştır”

Konya Milletvekili Atilla Kart, daraltılmış bölge, seçim baraj konularının komisyonun çalışma alanında olduğunu belirterek, “Ama bir taraftan komisyonun çalışma alanına müdahale ediyor, bir taraftan kapalı kapılar ardından ‘yeni seçim mevzuatı düzenlemeleriyle nasıl haksız oy temin edebilirim’ arayışına giriyorsanız, uzlaşmaya dayalı anayasa yapımında da samimi, dürüst olmadığınız bir kez ortaya çıkmış demektir” dedi.

Kart, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, CHP’nin tutuklu milletvekilleri Mehmet Haberal ve Mustafa Balbay’ın, Silivri yargılamaları sürecindeki “uzun ve haksız tutuklamaların” yarattığı hak ihlallerinin tespiti amacıyla Anayasa Mahkemesi’ne kasım ve Aralık 2012′de bireysel başvuruda bulunduğunu anımsattı.

Haberal’ın başvurusunun Kasım 2012, Balbay’ın dosyasının ise ocak 2013′te kabul edildiğine işaret eden Kart, “Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 71. maddesine göre; Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvurunun kabul edilebilirliliğine karar vermesi halinde, başvurunun örneğini bilgi için Adalet Bakanlığı’na göndermesi, bakanlığın da gerekli gördüğü hallerde görüşünü yazılı olarak 30 gün içinde mahkemeye bildirmesi gerekir. İçtüzüğün tedbir kararı başlıklı 73. maddesine göre ise tedbir kararına başvurulması ve başvurucunun yaşamına veya manevi bütünlüğüne yönelik ciddi bir tehlike bulunduğunun anlaşılması halinde, başvurunun incelenmesinin derhal yapılarak, tedbir hususunun karara bağlanmak üzere ilgili bölüme gönderilmesi yönünde açık ve amir hükümler mevcuttur” diye konuştu.

Kart, bu usuli işlemlerin, tedbir talebi yönünden, en ihtiyatlı değerlendirmeyle Haberal için aralık-ocak ayında; Balbay için ise şubat-mart tarihlerinde sonuçlanması gerektiğini belirtti. Kart, tedbir kararı başlıklı maddeye göre; “cevap-cevaba cevap” sürelerinin işletilmesine gerek görülmeden; mahkemenin tedbir talebi yönünden kararını olumlu veya olumsuz ivedi olarak vermesi gerektiğini vurgulayarak, Anayasa Mahkemesi’nin, içtüzüğün amir hükümlerinin gereğini yapmadığını söyledi.

”Bireysel başvuru, ölü doğmuştur”
Haberal’ın hayati ölçüde, Balbay’ın ise ciddi ölçülerde sağlık sorunlarının bulunduğunu ifade eden Kart, Anayasa Mahkemesi’nin tedbir talebine yönelik bu uygulamasının, keyfi olduğunu belirtti. Kart, mahkemenin, uzun ve haksız tutuklamanın devamına yol açarak, telafisi mümkün olmayacak yeni mağduriyetler doğurduğunu söyledi.

Kart, “Anayasa Mahkemesi, görevini doğru ve tarafsız yapmadığı kanısını uyandırmıştır. Bu tablo karşısında görev ve yetkinin kötüye kullanıldığından da söz etmek mümkündür. Anayasa Mahkemesi, 5 ağustostaki, Silivri yargılamalarının kararını mı bekliyor? ’5 ağustos tarihi dolsa da ben bu dosyalardan elimi çeksem’ mi diyor?” sorusunu yöneltti.

Anayasa Mahkemesi’nin, yerel mahkemenin keyfi ve sorumsuz uygulamalarına adeta iştirak ettiğini belirten Kart, “Başvuruyu karara bağlayacak Mahkemenin, başvuruyu özenle, seri ve adil bir incelemeyle sonuçlandırması gerekirken; Anayasa Mahkemesi en başta tedbir talebine ilişkin incelemeyi savsaklamış ve sürüncemede bırakmıştır. Adaletin tecellisi için nihai merci olma sorumluluğunu ve prestijini üstlenmiş olan Mahkeme, bu yöndeki beklenti ve talepleri boşa çıkarmıştır. Bireysel başvuru düzenlemesi maalesef ölü doğmuştur” diye konuştu.

”Final aşamasındayız”
Kart, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlık sistemi önerilerinin olmazsa olmazları olmadığına yönelik açıklamalarının anımsatılması üzerine, Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nda, danışman ve uzmanların çalıştığını, bu çalışmaları ele almak üzere 29 Temmuz’da komisyonun toplanacağını anımsattı.

Kart, 48 maddenin dışında 23 artı 27 maddede, yeşile yakın gelişme bulunduğunu ifade ederek, komisyonun yapacağı çalışmayla, uzlaşılan madde sayının bir anda 90′ı bulabileceğini belirtti.

Konya Milletvekili Kart, sözlerini şöyle sürdürdü: “Komisyon çalışmalarının aşağı yukarı final aşamasındayız. Bunu bir an önce sonuçlandırmak istiyoruz. O zaman başkan taslağını AKP, orada niye daha fazla tutuyor, sürdürüyor? Sayın Başbakan’ın iki gün önce dile getirdiği bu söylemleri, 3-4 aydan bu yana AKP sözcülerinden duyuyoruz. Bunu artık sözde ifade etmek yerine, uygulamaya geçirmeleri gerekiyor. Umarım ki pazartesinden itibaren başlayacak Yazım Komisyonu çalışmalarında bu konuda AKP, bu engelleyici, çelişkili tavrını sona erdirir, biz de komisyon olarak önümüzü görmeye başlarız, çalışmalarımızı daha seri şekilde yerine getiririz. Milli iradeye saygı adına öncelikle ve bağımsız olarak, tutuklu vekiller olayının ve akabinde baraj dahil, darbe hukukunun temizlenmesi gerekir.

Demokratikleşme paketini uzun süredir duyuyoruz ama hayata geçmediğini görüyoruz. Daraltılmış bölge, baraj olayı, bunlar doğrudan bizim komisyon olarak çalışma alanımızda konular. Bu konuların uzlaşmayla ortaya çıkarılması gekekir. Ama iktidar olarak, bir taraftan Uzlaşma Komisyonu’nun çalışma alanına müdahale ediyorsunuz, çalışma alanını bir başka boyutuyla bloke ediyorsunuz, bir taraftan kapalı kapılar ardından ‘yeni seçim mevzuatı düzenlemeleriyle nasıl haksız oy temin edebilirim, muhalefetin güçlü olduğu yerde gücünü nasıl zayıflatırım’ arayışına giriyorsanız, uzlaşmaya dayalı anayasa yapımında da samimi, dürüst olmadığınız bir kez ortaya çıkmış demektir. Daralmış bölge, seçim barajı gibi konuları mutlaka uzlaşmayla görüşmek, sonuçlandırmak gerekir.”

    Çarşamba, 24 Temmuz 2013 14:39

Bağlantılı Konular